Kadastro mahkemesi, her tapu uyuşmazlığına bakan genel bir taşınmaz mahkemesi değildir. Görev alanı; kadastro tutanağının düzenlenmesi, askı ilanı, tespitin kesinleşip kesinleşmediği ve ileri sürülen hakkın hangi tarihte doğduğu birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu ayrım yanlış yapıldığında dava görev yönünden uzayabilir veya hak düşürücü süre nedeniyle esas incelemesine geçilemeyebilir.
En kritik ayrım: Kadastro tutanağı askıdayken tespite karşı açılan dava kural olarak kadastro mahkemesinde görülür. Tutanak kesinleştikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanan tapu iptali ve tescil talebi ise genel görevli mahkemede ileri sürülür; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre ayrıca gözetilir.
Kadastro Mahkemesi Nedir?
Kadastro mahkemesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca kurulan ve asliye mahkemesi derecesinde görev yapan özel görevli bir hukuk mahkemesidir. Temel işlevi, kadastro çalışması sırasında bir taşınmazın mülkiyeti, sınırı, yüzölçümü ve tapu sicilinde gösterilecek ayni ya da diğer haklar hakkında çıkan uyuşmazlıkları çözerek doğru sicilin oluşmasını sağlamaktır.
Müstakil kadastro mahkemesi bulunmayan yerde bu kapsamdaki dava ve işlere, kadastro mahkemesi sıfatıyla görevli asliye hukuk mahkemesi bakar. Hangi mahkemenin görevli olduğu yalnız davanın “tapu” veya “sınır” uyuşmazlığı olarak adlandırılmasına göre değil, taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğine ve tutanağın kesinleşme durumuna göre belirlenir.
Kadastro Mahkemesi Görevleri Nelerdir?
Kadastro Kanunu’nun 25. maddesine göre mahkeme; taşınmaz mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek ya da beyanlar hanesinde gösterilecek diğer haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastro ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarla verilen işlere bakar.
Temel Görev Alanları
- Kadastro komisyonunca mahkemeye gönderilen tutanakları incelemek,
- Otuz günlük askı ilanı içinde açılan kadastro tespitine itiraz davalarını karara bağlamak,
- Kadastrodan önce açılmışken Kanun’un 27. maddesi uyarınca aktarılan dava ve dosyaları incelemek,
- Dava açıldıktan sonra tespitten önceki hakka dayanarak asli müdahil olan kişilerin iddialarını değerlendirmek,
- Kadastro veya kadastroyla ilgili miras uyuşmazlığını çözmek ve istek üzerine bu kapsamla bağlantılı mirasçılık belgesi vermek.
Mahkemenin zaman bakımından görevi, her taşınmaz için kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlar. Tutanak düzenlenmeden önceki veya tutanak kesinleştikten sonraki uyuşmazlıkların hangi mahkemede görüleceği ayrıca değerlendirilir.
Kadastro Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
Bir davanın kadastro mahkemesinde görülmesi için yalnız taşınmaz mülkiyetiyle ilgili olması yeterli değildir. Uyuşmazlığın aktif kadastro tespitiyle bağlantılı olması ve Kanun’un zaman bakımından çizdiği sınırlar içinde kalması gerekir.
1. Mülkiyet (Tapu İptali ve Tescil) Davaları
Taşınmazın kadastro tespiti sırasında yanlış kişi adına belirlenmesi iddiası, askı ilanı süresi içinde kadastro mahkemesine taşınabilir. Buna karşılık tutanak kesinleşmişse aynı talep çoğunlukla asliye hukuk mahkemesinde tapu iptali ve tescil davasına konu olur. Bu nedenle “bütün tapu iptali davalarına kadastro mahkemesi bakar” yaklaşımı doğru değildir. Kesinleşme sonrasındaki genel çerçeve için tapu iptal ve tescil davası rehberini inceleyebilirsiniz.
2. Sınır Düzeltme Davaları
Kadastro çalışması sırasında komşu parsellerin ortak sınırının, ölçünün veya yüzölçümünün yanlış belirlendiği iddiası görev kapsamına girebilir. Ancak kesinleşmiş paftadaki ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesap hatalarının idari yoldan düzeltilmesi 3402 sayılı Kanun’un 41. maddesindeki ayrı usule tabi olabilir. Teknik hata düzeltmesi ile mülkiyet uyuşmazlığı birbirine karıştırılmamalıdır.
3. Orman Kadastrosuna İtiraz Davaları
Orman kadastrosu ve 2/B uygulamaları özel mevzuata tabidir. Kadastro mahkemesi, 3402 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yürütülen orman sınırlandırması veya özel kanunla kendisine verilen uyuşmazlıklara bakabilir. Buna rağmen her orman, tahdit veya idari işlem uyuşmazlığının otomatik olarak kadastro mahkemesinde görüleceği söylenemez; işlemin dayanağı ve ilan tarihi kontrol edilmelidir.
4. Zilyetliğe Dayalı Tespit İtirazları
Tapusuz taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bir kişi adına tespit edilmesi ya da edilmemesi, kadastro sırasında uyuşmazlık konusu olabilir. Zilyetliğin süresi ve niteliği; vergi kayıtları, eski tarihli hava fotoğrafları, bilirkişi ve tanık anlatımları ile taşınmazın kamu malı veya orman niteliğinde olup olmadığı birlikte incelenir.
| Uyuşmazlık | Temel dayanak | Görev değerlendirmesi |
|---|---|---|
| Askıdaki kadastro tespitine itiraz | 3402 m. 11–12 ve 26 | Kadastro mahkemesi |
| Komisyondan gönderilen tutanak | 3402 m. 10 ve 26 | Kadastro mahkemesi |
| Kesinleşme sonrası tapu iptali ve tescil | 3402 m. 12 ve genel hükümler | Kural olarak asliye hukuk mahkemesi |
| Kadastrodan sonra doğan hak | 3402 m. 25–26 | Genel görevli mahkeme |
| Ortaklığın giderilmesi veya yenilik doğurucu talep | 3402 m. 25 | Kadastro mahkemesinin görevi dışında |
Kadastro Mahkemesi Dava Sınırı Nedir?
Bu başlıktaki “sınır”, parasal bir alt veya üst sınırdan çok görev ve süre sınırını ifade eder. Kadastro mahkemesinin görevinde taşınmaz değeri belirleyici değildir; önemli olan uyuşmazlığın kadastro tutanağıyla bağlantısı ve hangi aşamada doğduğudur.
- Başlangıç: Mahkemenin taşınmaz yönünden zaman bakımından yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlar.
- Askı ilanı: Kadastro sonuçları otuz gün ilan edilir. Tespite karşı dava bu askı ilanı süresi içinde açılmalıdır.
- Kesinleşme: Otuz günlük sürede dava açılmayan tutanağa ait sınırlandırma ve tespit kesinleşir.
- Kesinleşme sonrası: Uyuşmazlık genel mahkemeye taşınabilir; ancak kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanan taleplerde tutanağın kesinleşmesinden başlayan on yıllık hak düşürücü süre dikkate alınır.
On yıllık süre her tapu davasını sona erdirmez. Kanun’daki sınırlama, kadastro tutanağında gösterilen hak, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan talepler içindir. Kadastrodan sonra doğan satış, vekâletin kötüye kullanılması veya başka bir hukuki sebep aynı kapsamda değerlendirilemez. Kamu malları ve özel kanunlardan doğan istisnalar da somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Dava açılmadan önce askı ilan tutanağı, kadastro tutanağı ve kesinleşme tarihi resmî kayıtlardan alınmalıdır. Tapu bilgilerine erişim ve işlem kanalları hakkında Web Tapu sorgulama ve işlem rehberinden yararlanabilirsiniz.
Kadastro Mahkemesi İstinaf ve Temyiz Sınırı (2026 Güncel)
Kadastro mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu, 3402 sayılı Kanun’un özel hükümleriyle birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre değerlendirilir. İstinaf ve temyiz başvuru süresi kural olarak gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Kararın kesin olup olmadığı ve parasal sınırın uygulanıp uygulanmayacağı hükmün niteliğine göre kontrol edilmelidir.
2026 yılında HMK kapsamındaki parasal kesinlik sınırları:
| Kanun yolu | 2026 sınırı | Sonuç |
|---|---|---|
| İstinaf | 50.000 TL | Miktar veya değeri bu tutarı geçmeyen malvarlığı davalarındaki kararlar kural olarak kesindir. |
| Temyiz | 682.000 TL | Miktar veya değeri bu tutarı geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kural olarak temyiz edilemez. |
Bu tutarlar, HMK Ek Madde 1 ve 2025 yılı için ilan edilen yüzde 25,49 yeniden değerleme oranına göre oluşmuştur. Güncel kural uyarınca kanun yolu parasal sınırında davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır; bu nedenle farklı yılda açılan dosyaya doğrudan 2026 rakamı uygulanmamalıdır. Ayrıca yalnız tahmini bir aralık vermek veya ayni hakla ilgili her kararı tutardan bağımsız biçimde kanun yoluna açık saymak doğru değildir. Konunun yıllara göre karşılaştırması için istinaf ve temyiz sınırları sayfasını inceleyebilirsiniz.
Kadastro Mahkemesi İstinaf Sınırı
Kararın miktar veya değeri 2026’da açılmış bir dava bakımından 50.000 TL’yi geçiyorsa, diğer şartlar da mevcutsa bölge adliye mahkemesine başvuru mümkündür. Bir taşınmaz davasında dava değeri, talebin kapsamı ve hükmedilen bölüm doğru belirlenmelidir.
Kadastro Mahkemesi Temyiz Sınırı
Bölge adliye mahkemesi kararının temyize açık olup olmadığı HMK’nın 362. maddesi ve dava tarihinde geçerli parasal sınırla belirlenir. 2026’da açılan davalarda genel temyiz kesinlik sınırı 682.000 TL’dir. Parasal olmayan hükümler, birden fazla talep ve özel kanun hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kadastro Mahkemesi Dava Ne Kadar Sürer?
Kadastro davaları için her dosyada geçerli kesin veya ortalama bir süre vermek güvenilir değildir. Taraf ve mirasçı sayısı, tebligat, keşif, eski tapu kayıtlarının getirtilmesi, yerel ve teknik bilirkişi incelemesi, orman ya da mera araştırması ve kanun yolu başvuruları yargılama süresini doğrudan etkiler.
Süreyi Etkileyen Faktörler:
- Tüm hak sahiplerinin ve mirasçıların davaya dâhil edilmesi,
- Eski tapu, vergi, nüfus ve arşiv kayıtlarının temini,
- Taşınmaz başında keşif yapılması ve yerel bilirkişilerin dinlenmesi,
- Fen, ziraat veya orman bilirkişisi raporuna duyulan ihtiyaç,
- Komşu parsellerin kayıt ve tutanaklarının birlikte incelenmesi,
- İstinaf ve temyiz incelemesi.
Dosyanın güncel aşaması UYAP Vatandaş Portal veya avukat aracılığıyla takip edilebilir. Duruşma sayısı ya da tamamlanma tarihi, yalnız genel internet ortalamalarına dayanılarak kesinleştirilemez.
Kadastro Mahkemesi Avukatı ve Süreç Yönetimi
Kadastro davasını avukatla takip etmek zorunlu değildir. Bununla birlikte görev, askı ve hak düşürücü süreler ile teknik harita ve zilyetlik delillerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın hazırlığı önem taşır.
Avukatın Bu Süreçteki Rolü:
- Kadastro tutanağı, pafta, dayanak tapu ve komşu parsel kayıtlarını karşılaştırmak,
- Görevli ve yetkili mahkemeyi ve talep sonucunu belirlemek,
- Askı ilanı ile on yıllık hak düşürücü sürenin dosyaya etkisini incelemek,
- Keşifte sınır ve kullanım iddiasını teknik verilerle açıklamak,
- Bilirkişi raporundaki koordinat, yüzölçümü ve hukuki değerlendirme hatalarına itiraz etmek,
- İstinaf veya temyiz yolunun açıklığını ve başvuru süresini kontrol etmek.
Askı ilanı devam ediyorsa süre kaybı yaşamayın. Kadastro tutanağı, askı ilan başlangıç ve bitiş tarihleri ile elinizdeki tapu veya miras belgelerini birlikte değerlendirerek hukuki yol haritası oluşturabilirsiniz.
Kadastro Mahkemesi Yargılama Usulü ve Özellikleri
Kadastro davalarında 3402 sayılı Kanun’daki özel kurallar öncelikle, düzenlenmeyen konularda ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır. Kanun’un 28. maddesi uyarınca basit yargılama usulü geçerlidir. Buna rağmen tapu kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi nedeniyle dosya teknik ve kapsamlı olabilir.
Resen Araştırma İlkesi
Kadastro hâkimi, doğru tapu sicilinin oluşturulması amacıyla Kanun’un verdiği ölçüde kendiliğinden araştırma yapabilir. Özellikle malik hanesinin açık kalması veya kayıt malikinin belirlenmesi gereken hâllerde tarafların gösterdiği delillerle tamamen bağlı değildir. Ancak bu özellik, tarafların iddiasını somutlaştırma ve ellerindeki delilleri zamanında sunma yükünü ortadan kaldırmaz.
Basit Yargılama Usulü
Dava ve cevap dilekçeleri, ön inceleme, tahkikat, keşif ve hüküm basit yargılama usulü çerçevesinde yürütülür. Kadastro Kanunu’ndaki özel tebligat, ilan, taraf teşkili ve delil hükümleri saklıdır. Duruşmaya katılmamanın sonucu veya delil sunma süresi somut ara karar ve tebligata göre takip edilmelidir.
Veraset İlamı Verme Yetkisi
Kadastro mahkemesi, kadastro veya kadastroyla ilgili miras uyuşmazlığını çözebilir ve istek üzerine veraset belgesi verebilir. Bu yetki, mahkemenin bütün bağımsız miras işlerinde genel görevli olduğu anlamına gelmez; bağlantı kadastro dosyası üzerinden kurulmalıdır. Genel mirasçılık belgesi süreci için miras paylaşımı rehberini inceleyebilirsiniz.
Dava Açmadan Önce Toplanması Yararlı Belgeler
- Kadastro tutanağı ve ekleri, askı ilan belgesi, pafta ve çap,
- Eski ve yeni tapu kayıtları ile tedavül belgeleri,
- Veraset ilamı ve nüfus kayıtları,
- Vergi kaydı, zilyetlik ve kullanım belgeleri,
- Komşu parsel tutanakları ve varsa önceki mahkeme kararları,
- Hava fotoğrafı, harita ve teknik ölçüm belgeleri.
Delilin türü uyuşmazlığın dayanağına göre değişir. Örneğin miras, satış, zilyetlik, sınır veya orman iddiası aynı belge setiyle ispatlanmaz.
Sonuç
Kadastro mahkemesinin görevi taşınmazın değerinden çok, kadastro tutanağının varlığına ve kesinleşme aşamasına bağlıdır. Askıdaki tespite karşı otuz günlük süre, kesinleşme sonrasında ise kadastrodan önceki nedenlere dayanan talepler için on yıllık hak düşürücü süre özel önem taşır. Görev ayrımı yapılırken sonraki hukuki sebepler, teknik hata düzeltmeleri ve özel kanun hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık; kadastro tespitine itiraz, kesinleşme sonrası tapu iptali ve tescil, sınır ve zilyetlik uyuşmazlıklarında dosyanın teknik ve hukuki incelemesine yönelik destek sunar.
Hukuki dayanaklar: 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve 2025 yılı yeniden değerleme oranını ilan eden 585 sıra numaralı VUK Genel Tebliği.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Görevli mahkeme, dava türü ve süre hesabı, taşınmazın kadastro dosyası ile ileri sürülen hukuki sebebe göre belirlenmelidir.