Türk yargı sisteminin temel taşlarından biri olan Sulh Hukuk Mahkemesi, vatandaşların günlük hayatta en sık karşılaştığı hukuki uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulduğu ilk derece mahkemeleridir. Kira uyuşmazlıklarından miras davalarına, vesayet işlemlerinden ortaklığın giderilmesine kadar geniş bir yelpazede hizmet veren bu mahkemeler, sulh yani barışçıl çözüm odaklı bir yapıya sahiptir.
Bu kapsamlı rehberde, Sulh Hukuk Mahkemesi görevleri, 2026 yılı güncel parasal sınırları ve dava süreçleri hakkında merak edilen tüm detayları profesyonel bir bakış açısıyla ele alacağız.
Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir?
Sulh Hukuk Mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca kurulan, kural olarak tek hakimle görev yapan ve malvarlığı haklarına ilişkin uyuşmazlıklardan ziyade, kanunla özel olarak belirlenmiş dava türlerine bakan bir genel mahkemedir.
Asliye Hukuk Mahkemeleri ile birlikte genel hukuk mahkemelerini oluştururlar. Ancak Sulh Hukuk Mahkemesi, daha çok çekişmesiz yargı işleri ve taraflar arasındaki basit ancak hayati öneme sahip hukuki meseleleri çözmekle yükümlüdür.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin Yapısı
Türkiye’de her ilçede bulunması yasal bir zorunluluk olan bu mahkemeler, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri bünyesinde yer alır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından belirlenen iş yoğunluğuna göre bir yerde birden fazla Sulh Hukuk Mahkemesi bulunabilir (Örn: İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi).
Sulh Hukuk Mahkemesi Görevleri Nelerdir?
Sulh Hukuk Mahkemesi görevleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu mahkemeler, dava konusunun değerine bakılmaksızın belirli dava türlerinde münhasır yetkiye sahiptir.
1. Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar
Kira ilişkisinden doğan tüm alacak davaları ile tahliye davaları Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülür.
- Kira tespit davaları,
- Tahliye taahhütnamesine dayalı davalar,
- İhtiyaç nedeniyle tahliye,
- Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliye.
2. Taşınır ve Taşınmaz Malların Paylaştırılması (İzale-i Şuyu)
Ortaklığın giderilmesi davaları, bir mal üzerindeki paydaşlığın satış veya aynen taksim yoluyla sonlandırılmasını hedefler. Bu davaların tek görevli mahkemesi Sulh Hukuk’tur.
3. Vesayet ve Kayyım İşlemleri
Kısıtlılık kararları, vasi atanması, vasi değişikliği ve kayyım tayini gibi aile hukukunu ilgilendiren ancak çekişmesiz yargı kapsamında kalan işler burada yürütülür.
4. Miras Hukukuna İlişkin İşlemler
Mirasçıların belirlenmesi (veraset ilamı/mirasçılık belgesi), mirasın reddi, tereke tespiti ve mirasın yönetilmesi işlemleri bu mahkemenin temel görevlerindendir.
Sulh Hukuk Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
Aşağıdaki tablo, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin bakmakla yükümlü olduğu temel dava türlerini özetlemektedir:
| Dava Türü | Açıklama |
|---|---|
| Tahliye Davaları | Konut veya çatılı işyeri kira sözleşmelerinin feshi ve tahliyesi. |
| Ortaklığın Giderilmesi | Miras kalan veya ortak alınan taşınmazların paylaşımı. |
| Vesayet Davaları | Kendini idare edemeyecek durumda olanlara vasi atanması. |
| Kat Mülkiyeti Davaları | Apartman ve site yönetiminden doğan uyuşmazlıklar. |
| Mirasçılık Belgesi | Ölen kişinin mirasçılarının kim olduğunun tespiti. |
| Zilyetliğin Korunması | Bir mal üzerindeki kullanım hakkına saldırının önlenmesi. |
Sulh Hukuk Mahkemesi Dava Sınırı Nedir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişikliklerle birlikte, Sulh Hukuk Mahkemeleri için “miktara dayalı genel bir dava sınırı” kavramı ortadan kalkmıştır. Eski uygulamada belirli bir tutarın altındaki alacak davaları Sulh Hukuk’ta görülürken, günümüzde görev, davanın konusuna göre belirlenmektedir.
Ancak, 2026 yılı itibarıyla bazı özel kanunlarda yer alan veya sulh hukuk mahkemesinin bakmakla görevli olduğu işlerdeki parasal sınırlar, davanın üst mahkemeye taşınması (istinaf ve temyiz) noktasında büyük önem arz eder.
Sulh Hukuk Mahkemesi İstinaf Sınırı Nedir? (2026 Güncel)
Mahkemenin verdiği kararın Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) nezdinde incelenmesi için davanın değerinin belirli bir sınırın üzerinde olması gerekir.
- 2026 Yılı İstinaf Sınırı: Yaklaşık 45.000 TL – 55.000 TL (Yeniden değerleme oranlarına göre yıllık güncellenmektedir).
- İstinaf Başvuru Süresi: Kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır.
Not: Kira tahliye davaları ve mülkiyetin tespiti gibi davalarda parasal sınıra bakılmaksızın istinaf yolu açık olabilir.
Sulh Hukuk Mahkemesi Temyiz Sınırı Nedir? (2026 Güncel)
Temyiz, Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararın Yargıtay tarafından incelenmesidir. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına giren çoğu dava türünde (özellikle kira ve kat mülkiyeti) karar istinaf aşamasında kesinleşir. Ancak miktar itibarıyla temyiz sınırı oldukça yüksektir.
- 2026 Yılı Temyiz Sınırı: Yaklaşık 550.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar.
- Dikkat: Kira davaları genellikle temyiz edilemeyen davalar grubunda yer alır (HMK m. 362).
Sulh Hukuk Mahkemesi Dava Ne Kadar Sürer?
“Geç gelen adalet, adalet değildir” ilkesi gereği, Sulh Hukuk Mahkemeleri basit yargılama usulüne tabi tutulmuştur. Bu sayede süreçler Asliye Hukuk Mahkemelerine göre daha hızlı ilerler.
Ortalama Süreçler:
- Veraset İlamı: 1 hafta – 1 ay.
- Kira Tahliye Davaları: 6 ay – 1.5 yıl.
- Ortaklığın Giderilmesi: 1 yıl – 2.5 yıl (Taraf sayısına göre değişir).
- Vesayet İşlemleri: 3 ay – 9 ay.
Süreci hızlandıran en önemli faktör, tebligatların eksiksiz yapılması ve delillerin dilekçeler aşamasında sunulmasıdır.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Dava Nasıl Açılır?
Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açma süreci, usul kurallarına sıkı sıkıya bağlılık gerektiren teknik bir prosedürdür. Sürecin sağlıklı bir şekilde başlatılması ve hak kayıplarının önlenmesi adına şu üç temel adımın eksiksiz tamamlanması hayati önem taşır:
Dava Dilekçesinin Hazırlanması: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, dilekçede tarafların kimlik bilgileri, davanın konusu, vakıalar ve hukuki deliller net bir şekilde belirtilmelidir. Eksik veya hatalı hazırlanan bir dilekçe, davanın esastan reddine yol açabilir.
Harç ve Masrafların Yatırılması: 2026 yılı için belirlenen güncel başvuru harcı, peşin harç ve tebligat gibi işlemleri kapsayan gider avansının tam olarak yatırılması dava şartıdır. Eksik ödeme yapılması durumunda mahkeme tarafından verilen kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmesi zorunludur.
Tevzi ve Dosya Numarası: Dilekçe sunulup ödemeler yapıldıktan sonra sistem üzerinden tevzi işlemi gerçekleştirilir. Bu aşamada davanızın görüleceği mahkeme belirlenir ve ilgili dosyaya bir numara atanarak yargılama süreci resmiyet kazanır.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Arabuluculuk Zorunluluğu
Modern hukuk sistemimizde yargının iş yükünü azaltmak ve uyuşmazlıkları daha hızlı, barışçıl yöntemlerle çözmek amacıyla “dava şartı arabuluculuk” müessesesi büyük bir önem kazanmıştır. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına giren birçok konuda, doğrudan dava açmadan önce arabulucuya başvurulması yasal bir zorunluluktur.
Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren düzenleme ile kira bedelinin tespiti, tahliye, uyarlama ve kira sözleşmesinden kaynaklanan her türlü alacak davası için arabulucuya gitmek bir dava ön şartıdır. Bu sürece başvurmadan açılan davalar, mahkeme tarafından usulden reddedilmektedir.
Kat Mülkiyeti ve Komşuluk Hukuku: Apartman ve site yönetimi içindeki anlaşmazlıklar, kat malikleri kurulu kararlarının iptali veya komşuluk hukukundan kaynaklanan gürültü ve sızıntı gibi uyuşmazlıklarda da öncelikle arabuluculuk masasına oturulması gerekir. Ortaklığın giderilmesi davaları da bu zorunlu kapsamda yer alarak, tarafların mahkeme öncesinde uzlaşma ihtimalini değerlendirmesine olanak tanır.
Sulh Hukuk Mahkemesi Yetki İtirazı ve Görevsizlik Kararı
Hukuk yargılamasında davanın doğru yerde ve doğru mahkemede açılması, usul ekonomisi ilkesinin temelini oluşturur. “Yetkili mahkeme” ve “Görevsizlik kararı” kavramları, davanın esasına girilmeden önce çözülmesi gereken ilk itirazlar arasında yer almaktadır.
Davanın Yanlış Mahkemede Açılması Durumunda Yaşanacak Zaman Kaybı: Bir davanın görevsiz veya yetkisiz bir mahkemede açılması, yargılama sürecinin aylar hatta yıllar boyu uzamasına neden olan ciddi bir usul hatasıdır. Mahkeme, davanın kendi görev alanına girmediğini tespit ettiğinde “görevsizlik kararı” vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir; ancak bu süreçte tebligat giderleri, harçların mahsubu ve dosyanın fiziki nakli gibi işlemler ciddi bir zaman kaybına ve ek maliyetlere yol açar.
Asliye Hukuk ile Sulh Hukuk Arasındaki Görev Karmaşasının Çözümü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevleri “özel” olarak sayılmış; Asliye Hukuk Mahkemeleri ise “genel” görevli mahkeme olarak tanımlanmıştır. Eğer uyuşmazlık konusu kanunda açıkça Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevleri arasında sayılmamışsa, dava Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Görev uyuşmazlığı yaşandığında ise bölge adliye mahkemeleri (istinaf), yargı yeri belirlenmesi yoluyla hangi mahkemenin görevli olduğuna kesin olarak karar vererek karmaşayı giderir.
Bu aşamada yapılacak bir yetki itirazı, davanın usulden reddedilmemesi veya yanlış mahkemede sürüncemede kalmaması için dilekçeler aşamasında profesyonel bir titizlikle yönetilmelidir.
Sulh Hukuk Mahkemesi Avukatı ve Önemi
Hukuk sistemimizde avukatla temsil zorunluluğu olmasa da, Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki davalar teknik detaylar içerir. Özellikle Sulh Hukuk Mahkemesi avukatı ile çalışmak şu avantajları sağlar:
- Usul Ekonomisi: Yanlış açılan bir dava (Örn: Görevsiz mahkemede açılması) zaman ve hak kaybına yol açar.
- Süre Yönetimi: İstinaf ve cevap sürelerinin kaçırılmasını engeller.
- Delil Toplama: Özellikle kira tespitlerinde emsal kira bedellerinin hukuka uygun sunulması davanın kaderini değiştirir.
Basit Yargılama Usulü Nedir?
Sulh Hukuk Mahkemelerinde uygulanan bu usulde; taraflar sadece birer dilekçe (Dava ve Cevap) verirler. Replik (Cevaba cevap) ve Düplik (İkinci cevap) aşamaları yoktur. Bu da Sulh Hukuk Mahkemesi avukatının ilk dilekçede tüm kozlarını oynamasını zorunlu kılar.
Sulh Hukuk Mahkemesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmak için avukat tutmak zorunlu mu?
Türk hukuk sisteminde, şahısların kendi davalarını takip etme hakkı vardır ve Sulh Hukuk Mahkemesi avukatı tutmak yasal bir zorunluluk değildir. Ancak bu mahkemeler Basit Yargılama Usulüne tabi olduğu için dilekçeler aşaması çok hızlı tamamlanır. Sürelerin kaçırılması veya hatalı feragatler telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabileceğinden, uzman bir hukukçudan destek alınması tavsiye edilir.
2. 2026 yılı kira tahliye davası hangi mahkemede açılır?
Kira sözleşmesinden kaynaklanan tahliye, kira tespiti, uyarlama ve alacak davalarında görevli mahkeme, taşınmazın değerine veya kira bedeline bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise genellikle taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemedir.
3. Ortaklığın giderilmesi (İzale-i Şuyu) davası ne kadar sürede sonuçlanır?
Ortaklığın giderilmesi davaları, taraf sayısının çokluğuna ve tebligat süreçlerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Ortalama olarak 12 ila 24 ay arasında sürer. Eğer tüm paydaşlara hızlıca ulaşılabilir ve taşınmazın satışına dair teknik raporlar itirazsız kabul edilirse süreç kısalabilir.
4. Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı itiraz süresi kaç gündür?
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurma süresi, kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 haftadır. Bu süre hak düşürücü süredir; süresi içinde dilekçe verilmemesi durumunda mahkeme kararı kesinleşir.
5. Veraset ilamı (Mirasçılık Belgesi) nereden ve nasıl alınır?
Mirasçılık belgesi, Sulh Hukuk Mahkemesi’nden veya noterlerden alınabilir. Ancak mirasçılar arasında yabancılık unsuru varsa, soybağı karmaşıksa veya nüfus kayıtlarında uyuşmazlık bulunuyorsa noterler belge veremez. Bu durumda tek yetkili merci Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.
6. Sulh Hukuk Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki fark nedir?
En temel fark görev alanıdır. Asliye Hukuk Mahkemeleri, şahıs varlığı ve malvarlığı haklarına ilişkin genel davalara bakarken; Sulh Hukuk Mahkemeleri kanunla özel olarak belirlenmiş sınırlı ve spesifik işlere bakar. Ayrıca Sulh Hukuk’ta Basit Yargılama, Asliye Hukuk’ta ise Yazılı Yargılama usulü uygulanır.
Sonuç
Sulh Hukuk Mahkemeleri, toplumsal barışın korunmasında ve bireysel hakların (kira, miras, mülkiyet) iadesinde kilit bir rol oynar. 2026 yılında dijitalleşen yargı sistemiyle birlikte süreçler hızlansa da, hukuki terminoloji ve usul kuralları hala karmaşıktır. Eğer bir mülkiyet uyuşmazlığı yaşıyor veya miras işlemlerinizi çözmek istiyorsanız, doğru mahkemede doğru argümanlarla temsil edilmek başarının anahtarıdır.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki süreçleriniz için mutlaka uzman bir hukukçuya danışınız.
