Sulh hukuk mahkemesi; kira ilişkileri, ortaklığın giderilmesi, zilyetliğin korunması, kat mülkiyeti, vesayet ve kanunla kendisine bırakılan çekişmesiz yargı işleri gibi belirli özel hukuk konularına bakan tek hâkimli ilk derece mahkemesidir. Görev alanı, uyuşmazlığın parasal değerinden çok davanın hukuki niteliğine göre belirlenir. Bu nedenle yüksek değerli bir ortaklığın giderilmesi davası sulh hukuk mahkemesinde görülürken daha düşük değerli bir tazminat davası asliye hukuk mahkemesinin görevine girebilir.
Doğru mahkemenin belirlenmesi için yalnız talebin adına bakmak yeterli değildir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki, talebin kira sözleşmesine mi, mülkiyet hakkına mı yoksa yalnız zilyetliğin korunmasına mı dayandığı, özel kanun hükümleri ve dava şartı arabuluculuk birlikte incelenmelidir.
Görev alanı dava değerine göre belirlenmez
Sulh hukuk mahkemesinin görevleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer özel kanunlarda gösterilmiştir. Kira uyuşmazlığının, taşınmazın veya ortaklığın değeri tek başına görevli mahkemeyi değiştirmez.
Sulh Hukuk Mahkemesi Nedir?
Sulh hukuk mahkemesi, adli yargı içinde özel hukuk uyuşmazlıklarına bakan genel mahkemelerden biridir. Teşkilat bakımından asliye hukuk mahkemesiyle birlikte genel hukuk mahkemeleri arasında bulunmakla birlikte görevleri kanunla sınırlı ve özel olarak belirlenmiştir.
“Sulh” kelimesi, mahkemenin yalnız tarafları uzlaştırdığı veya karar vermeden önce anlaşma aradığı anlamına gelmez. Sulh hukuk mahkemesi delilleri toplar, gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırır ve uyuşmazlık hakkında bağlayıcı karar verir. Tarafların yargılama sırasında sulh olması veya arabuluculukta anlaşması ise ayrı kurallara tabidir.
Sulh hukuk mahkemesinin yapısı
Sulh hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir. Mahkemelerin kurulacağı yerler; coğrafi durum ve iş yoğunluğu dikkate alınarak, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü üzerine Adalet Bakanlığınca belirlenir. İş yoğunluğunun fazla olduğu adliyelerde birden fazla sulh hukuk mahkemesi bulunabilir.
Bir yerde birden çok sulh hukuk mahkemesi varsa dilekçe kural olarak ilgili adliye tevzi birimine sunulur; dosyanın hangi numaralı mahkemeye verileceği tevzi sistemiyle belirlenir.
Sulh hukuk ile sulh ceza hâkimliği aynı mıdır?
Hayır. İsim benzerliğine rağmen görevleri tamamen farklıdır. Sulh hukuk mahkemesi özel hukuk uyuşmazlıklarına bakar. Sulh ceza hâkimliği ise ceza soruşturmasındaki tutuklama, adli kontrol, arama ve elkoyma gibi hâkim kararlarını ve kanunla verilen bazı itirazları inceler.
| Kriter | Sulh hukuk mahkemesi | Sulh ceza hâkimliği |
|---|---|---|
| Yargı alanı | Özel hukuk | Ceza soruşturması ve kanunla verilen itirazlar |
| Temel örnekler | Kira, ortaklığın giderilmesi, vesayet, kat mülkiyeti | Tutuklama, adli kontrol, arama, elkoyma |
| Uygulanan temel usul | Hukuk Muhakemeleri Kanunu | Ceza Muhakemesi Kanunu ve özel kanunlar |
Sulh Hukuk Mahkemesi Görevleri Nelerdir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesine göre sulh hukuk mahkemesi, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın şu temel uyuşmazlıklarda görevlidir:
- İcra ve İflas Kanunu’ndaki ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacaklar dâhil bütün uyuşmazlıklar ve bunlara karşı açılan davalar,
- Taşınır veya taşınmaz mal ve hakların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi davaları,
- Taşınır ve taşınmazlarda yalnız zilyetliğin korunmasına yönelik davalar,
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya diğer kanunların sulh hukuk mahkemesine bıraktığı dava ve işler.
Kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça çekişmesiz yargı işleri de HMK m.383 uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülür. Bununla birlikte her miras, taşınmaz veya aile hukuku uyuşmazlığının sulh hukuk mahkemesine ait olduğu düşünülmemelidir.
Kira ilişkisinden doğan davalar
Kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar, talebin miktarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür. Konut, çatılı işyeri ve diğer kira ilişkileri bakımından görev kural olarak aynıdır.
- Kira bedelinin tespiti,
- Kira bedelinin uyarlanması,
- İhtiyaç, yeniden inşa, yeni malik veya tahliye taahhüdüne dayanan tahliye davaları,
- Kira ve yan gider alacakları,
- Depozitonun iadesi,
- Kiralananın sözleşmeye aykırı veya özen yükümlülüğüne aykırı kullanılması,
- Kira sözleşmesinin feshi ve sona ermesine ilişkin uyuşmazlıklar
bu kapsamda değerlendirilebilir. Kira tespitinin şartları için kira tespit davası, sona erdirme nedenleri için ise tahliye davası rehberlerimizi inceleyebilirsiniz.
Taşınmazın haksız işgal edildiği, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığı ve talebin mülkiyet hakkına dayandığı durumlarda uyuşmazlık el atmanın önlenmesi veya ecrimisil niteliğinde olabilir. Böyle bir davada asliye hukuk mahkemesi gündeme gelebilir. Talebin dilekçede “tahliye” olarak adlandırılması, gerçek hukuki niteliğini değiştirmez.
İcra ve İflas Kanunu uyarınca ilamsız icra takibi üzerinden yürütülen tahliye yolu da sulh hukuk mahkemesinde açılan tahliye davasıyla aynı değildir. Bu süreçte icra dairesi ve koşullarına göre icra mahkemesi görev alır.
Ortaklığın giderilmesi ve paylaştırma davaları
Paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır ve taşınmazların aynen paylaşılması ya da satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi talepleri sulh hukuk mahkemesinde görülür. Taşınmazın yüksek değerde olması görevli mahkemeyi değiştirmez.
Mahkeme önce aynen paylaşmanın hukuken ve fiilen mümkün olup olmadığını inceler. Bölünme mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilebilir. Taraf teşkili, mirasçılık kayıtları, tapu bilgileri, imar koşulları ve bütün paydaşlara tebligat yapılması süreci doğrudan etkiler. Ayrıntılı bilgi için ortaklığın giderilmesi davası içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Zilyetliğin korunmasına yönelik davalar
Sulh hukuk mahkemesi, taşınır veya taşınmaz üzerinde yalnız zilyetliğin korunmasına dayanan davalarda görevlidir. Burada mülkiyet hakkının kime ait olduğu değil, fiilî hâkimiyetin hukuka aykırı biçimde bozulup bozulmadığı veya gasp edilip edilmediği incelenir.
Davacı talebini tapu mülkiyetine, sözleşmesel hakka veya üstün ayni hakka dayandırıyorsa görevli mahkeme farklı olabilir. Zilyetliğin korunması davası ile tapu iptali, el atmanın önlenmesi ve istihkak talepleri aynı hukuki koruma değildir.
Kat mülkiyeti uyuşmazlıkları
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar kural olarak sulh hukuk mahkemesinde çözümlenir. Örnek olarak;
- Kat malikleri kurulu kararının iptali,
- Yönetici atanması veya yöneticinin faaliyetleri,
- Ortak gider ve avans payları,
- Ortak yerlerin kullanımı,
- Yönetim planının uygulanması,
- Hâkimin müdahalesinin istenmesi,
- Bağımsız bölümün Kat Mülkiyeti Kanunu’na aykırı kullanılması
gösterilebilir. Uyuşmazlığın gerçekten Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan mı yoksa genel mülkiyet, sözleşme veya haksız fiil hükümlerinden mi doğduğu ayrıca belirlenmelidir. Kat mülkiyetinin kurulması ve hukuki yapısı hakkında kat mülkiyeti rehberimizden bilgi alabilirsiniz.
Vesayet ve kayyımlık işleri
Türk Medeni Kanunu’na göre sulh hukuk mahkemesi vesayet makamıdır. Kısıtlama, vasi atanması, vasi değişikliği, vasinin hesap ve raporlarının incelenmesi, kanunda gösterilen işlemler için izin verilmesi ve belirli durumlarda temsil veya yönetim kayyımı atanması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Vesayet makamı ile denetim makamı aynı değildir. Sulh hukuk mahkemesi vesayet makamı, asliye hukuk mahkemesi ise denetim makamıdır. Bu nedenle vesayet dosyasındaki her başvuru aynı mahkemeye veya aynı kanun yoluna tabi olmayabilir.
Miras ve çekişmesiz yargı işleri
Sulh hukuk mahkemesi miras hukukuna ilişkin bazı dava ve işleri de yürütür. Bunlar arasında;
- Mirasçılık belgesi verilmesi, değiştirilmesi veya iptali,
- Mirasın reddi beyanının tescili,
- Vasiyetnamenin açılması ve ilgililere okunması,
- Terekenin korunmasına yönelik önlemler,
- Terekenin resmî defterinin tutulması veya resmî tasfiyesi,
- Kanunla sulh hâkimine verilen diğer tereke işlemleri
bulunabilir. Mirasçılık belgesi uygun koşullarda noterden de alınabilir. Buna karşılık muris muvazaası, tenkis, miras sebebiyle istihkak veya tapu iptali ve tescil gibi çekişmeli davalar çoğunlukla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mirasın reddinin süre ve sonuçları için mirasın reddi rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Sulh Hukuk Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
| Dava veya iş | Sulh hukuk görevi | Dikkat edilmesi gereken ayrım |
|---|---|---|
| Kira tespiti, uyarlama, alacak ve tahliye | Kural olarak görevli | İİK uyarınca ilamsız icra yoluyla tahliye ayrı usuldür |
| Ortaklığın giderilmesi | Görevli | Taşınmazın bulunduğu yer ve bütün paydaşların davaya katılması önemlidir |
| Yalnız zilyetliğin korunması | Görevli | Mülkiyet veya üstün hakka dayanan talepler ayrılmalıdır |
| Kat Mülkiyeti Kanunu uyuşmazlıkları | Kural olarak görevli | Talebin gerçekten Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanması gerekir |
| Vasi ve kayyım işlemleri | Vesayet makamı olarak görevli | Denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir |
| Mirasçılık belgesi ve mirasın reddi beyanı | Görevli | Her miras davası sulh hukuk mahkemesinde görülmez |
| Tapu iptali ve tescil, tenkis, muris muvazaası | Kural olarak görevli değil | Genellikle asliye hukuk mahkemesinde görülür |
| Tüketici, iş veya aile hukukuna ait özel dava | Kural olarak görevli değil | Özel görevli mahkeme hükümleri öncelikle uygulanır |
Davanın adı değil hukuki dayanağı belirleyicidir
Kira ilişkisi, tapu kaydı, kullanım biçimi, talep sonucu ve özel kanun hükümleri birlikte incelenmeden görevli mahkeme belirlenmemelidir. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararı ve önemli süre kaybı doğurabilir.
Sulh Hukuk Mahkemesi Dava Sınırı Nedir?
Sulh hukuk mahkemeleri için görev belirleyen genel bir parasal dava sınırı yoktur. Kira alacağının, ortaklığın giderilmesi istenen taşınmazın veya paylaştırılacak malın değeri ne olursa olsun, uyuşmazlık kanunda sulh hukuk mahkemesine bırakılmışsa bu mahkeme görevlidir.
Dava değeri yine de harç, vekâlet ücreti, ispat ve kanun yolu bakımından önem taşıyabilir. “Dava değeri yüksek olduğu için asliye hukuk mahkemesine gidilir” şeklindeki eski parasal görev ayrımı güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu sisteminde geçerli değildir.
Sulh Hukuk Mahkemesi İstinaf Sınırı Nedir? (2026)
Sulh hukuk mahkemesinin nihai kararına karşı başvurulacak olağan kanun yolu istinaftır. Genel hukuk yargılamasında 2026 yılında açılan miktar veya değeri para ile ölçülebilen davalar için istinaf kesinlik sınırı 50.000 TL’dir. Bu tutar dâhil sınırı geçmeyen malvarlığı davalarındaki kararlar kural olarak kesindir.
Parasal sınır her sulh hukuk kararına mekanik biçimde uygulanamaz. Davanın para ile ölçülebilir olup olmadığı, kanunda özel kesinlik hükmü bulunup bulunmadığı, kanun yoluna taşınan kabul veya ret miktarı ve davanın açıldığı tarih birlikte incelenmelidir. 7550 sayılı Kanun sonrasında temel ölçüt, kural olarak karar tarihi değil davanın açıldığı tarihteki sınırdır.
İstinaf süresi, özel bir hüküm bulunmadıkça gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Başvuru dilekçesi, bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren sulh hukuk mahkemesine sunulur.
Sulh Hukuk Mahkemesi Temyiz Sınırı Nedir? (2026)
Temyiz, bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay tarafından incelenmesidir. 2026 yılında açılan hukuk davalarında genel temyiz kesinlik sınırı 682.000 TL’dir. Ancak sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalar bakımından yalnız bu tutara bakmak yeterli değildir.
HMK m.362’de sulh hukuk mahkemesinin görevine giren birçok dava için özel temyiz yasağı bulunmaktadır. Kira ilişkisinden doğan ve kanundaki değer koşullarını karşılayan belirli uyuşmazlıklar ile 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemenin kapsadığı bazı bölge adliye mahkemesi kararları ayrıca değerlendirilmelidir.
Davanın açıldığı tarih, karar türü, dava değeri ve özel temyiz yasağı birlikte kontrol edilmelidir. Güncel tutarlar ve 31 Temmuz 2026 değişikliği için 2026 istinaf ve temyiz sınırları rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Sulh Hukuk Mahkemesi Davası Ne Kadar Sürer?
Sulh hukuk mahkemesinde görülen bütün dava ve işler için geçerli sabit bir sonuçlanma süresi yoktur. Basit yargılama usulünün uygulanması, dosyanın mutlaka birkaç ayda biteceği anlamına gelmez.
| Dosya türü | Süreyi etkileyen başlıca işlemler |
|---|---|
| Kira tespit ve tahliye | Tebligat, sözleşme ve ihtarların incelenmesi, keşif, emsal kira araştırması ve bilirkişi raporu |
| Ortaklığın giderilmesi | Paydaş sayısı, mirasçılık kayıtları, imar incelemesi, keşif, kıymet takdiri ve satış işlemleri |
| Vesayet | Sağlık kurulu raporu, kolluk ve malvarlığı araştırmaları, adayların dinlenmesi |
| Kat mülkiyeti | Yönetim planı ve karar defteri, hesap incelemesi, keşif ve teknik bilirkişi raporu |
| Mirasçılık belgesi ve bazı çekişmesiz işler | Nüfus kayıtlarının yeterliliği, yabancılık unsuru ve ilgililere tebligat gerekip gerekmediği |
Eksik adresler, ölmüş tarafların mirasçılarının belirlenmesi, yurt dışı tebligat, bilirkişi raporuna itiraz, kurum kayıtlarının geç gelmesi ve kanun yolu başvuruları süreyi uzatabilir. Dosyanın niteliği görülmeden kesin bitiş tarihi verilmesi güvenilir değildir.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Dava Nasıl Açılır?
Dava açılmadan önce talebin çekişmeli dava mı yoksa çekişmesiz yargı işi mi olduğu, sulh hukuk mahkemesinin görevli olup olmadığı ve zorunlu arabuluculuk bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
- Hukuki ilişkinin kira, ortaklık, zilyetlik, kat mülkiyeti, vesayet veya başka bir temele dayanıp dayanmadığını belirleyin.
- Talep için dava şartı arabuluculuk gerekip gerekmediğini kontrol edin.
- Görevli mahkemenin yanında hangi yer sulh hukuk mahkemesinin yetkili olduğunu belirleyin.
- HMK m.119’daki unsurları içeren dava dilekçesini hazırlayın.
- Taraf bilgilerini, açık talep sonucunu, vakıaları ve hukuki dayanakları gösterin.
- Sözleşme, tapu kaydı, ihtar, yönetim planı, karar defteri ve diğer delilleri dilekçeye ekleyin.
- Başvuru harcı, peşin harç ve gider avansını dosyanın türüne göre yatırın.
- Dilekçeyi adliye tevzi bürosuna veya gerekli teknik şartlar varsa UYAP üzerinden sunun.
- Dosya numarası, tebligatlar ve mahkemenin verdiği kesin süreleri düzenli takip edin.
Dilekçedeki her eksiklik doğrudan davanın esastan reddine yol açmaz. Ancak HMK’nın zorunlu saydığı bazı unsurlar verilen kesin sürede tamamlanmazsa dava açılmamış sayılabilir. Talep sonucunun yanlış veya belirsiz kurulması ise yargılamanın kapsamını ve sonradan yapılabilecek değişiklikleri etkileyebilir.
Basit yargılama usulü nasıl işler?
Sulh hukuk mahkemesinde kural olarak basit yargılama usulü uygulanır. Davacı dava dilekçesini, davalı ise cevap dilekçesini sunar; cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi aşamaları bulunmaz. Cevap süresi kural olarak dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır.
Tarafların iddia, savunma ve delillerini ilk dilekçelerinde düzenli biçimde göstermeleri bu nedenle önemlidir. Dilekçeler sonrasında ön inceleme, uyuşmazlık konusuna göre tahkikat, keşif, bilirkişi ve tanık işlemleri yürütülebilir.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Arabuluculuk Zorunlu mu?
Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren her dava için arabuluculuk zorunlu değildir. Ancak 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesinde sayılan aşağıdaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır:
- İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliye istisnası dışında kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
- Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar,
- Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
- Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.
Arabulucuya başvurmak zorunlu olsa da anlaşmak zorunlu değildir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak alınarak dava açılabilir. Dava şartı bulunduğu hâlde arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, eksikliğin niteliğine göre usulden reddedilebilir.
Mirasçılık belgesi, mirasın reddi beyanı, vasi atanması ve tarafların serbestçe tasarruf edemediği çekişmesiz yargı işleri yalnız sulh hukuk mahkemesinde görülmeleri nedeniyle otomatik olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olmaz. Kat mülkiyeti veya komşuluk uyuşmazlığında talebin arabuluculuğa elverişliliği de somut istem üzerinden incelenmelidir.
Ödeme kabul etmeyen kiraya veren nedeniyle tevdi yeri belirlenmesi gibi çekişmesiz işlemler, kira alacağı veya tahliye davasından farklıdır. Ayrıntılar için tevdi mahalli belirlenmesi içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Görev, Yetki ve Görevsizlik Kararı
Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise davanın hangi yerdeki mahkemede görüleceğini ifade eder. Örneğin kira uyuşmazlığında sulh hukuk mahkemesinin görevli olması görev, İstanbul Anadolu veya başka bir yer sulh hukuk mahkemesinin davaya bakması ise yetki konusudur.
Görev kuralları kamu düzenindendir. Taraflar anlaşarak asliye hukuk mahkemesinin görevindeki bir davayı sulh hukuk mahkemesine veremez. Mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler.
Yetkili mahkeme her dava türünde aynı değildir:
- Genel yetkili mahkeme kural olarak davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir.
- Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkili olabilir.
- Taşınmazın aynına veya zilyetliğine ilişkin bazı davalarda taşınmazın bulunduğu yer kesin yetkilidir.
- Taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davası taşınmazın bulunduğu yerde açılır.
- Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıklarda ana taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi görevlidir.
- Vesayet işlerinde kısıtlının yerleşim yeri, miras işlerinde ise talebin türüne göre mirasbırakanın son yerleşim yeri önem taşıyabilir.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı kesinleştikten sonra dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi için HMK m.20’deki iki haftalık sürede başvuru yapılmalıdır. Süresinde gönderme talep edilmezse dava açılmamış sayılır. Dosyanın kendiliğinden ve süresiz olarak başka mahkemeye aktarılacağı düşünülmemelidir.
Görev, yetki ve arabuluculuk birlikte kontrol edilmelidir
Yanlış mahkeme veya yer seçimi, arabuluculuk son tutanağındaki tarafların eksik gösterilmesi ve kesin sürelerin kaçırılması dosyanın esasına girilmeden sonuçlanmasına yol açabilir.
Sulh Hukuk Mahkemesinde Avukat Zorunlu mu?
Sulh hukuk mahkemesinde dava açmak, başvuru yapmak veya kendisine karşı açılan davayı takip etmek için avukatla temsil zorunlu değildir. Taraflar davalarını kendileri takip edebilir.
Bununla birlikte görevin ve yetkinin belirlenmesi, zorunlu arabuluculuk kapsamı, hak düşürücü süreler, tahliye nedenleri, bütün paydaşların davaya katılması, bilirkişi raporuna itiraz ve kanun yolu sınırları teknik değerlendirme gerektirebilir. Basit yargılama usulünde iddia ve delillerin ilk dilekçelerde yoğunlaşması da başlangıçtaki hazırlığın önemini artırır.
Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemesi Arasındaki Fark
GSC verilerinde sayfanın en fazla görünürlük aldığı sorgular, asliye hukuk ile sulh hukuk arasındaki fark üzerindedir. Temel ayrım, uyuşmazlığın kolay veya zor ya da düşük veya yüksek değerli olması değil, kanunun hangi mahkemeyi görevli kıldığıdır.
| Kriter | Sulh hukuk mahkemesi | Asliye hukuk mahkemesi |
|---|---|---|
| Görev yapısı | Kanunda sınırlı ve özel olarak sayılan işler | Başka bir mahkeme görevlendirilmemişse genel görev |
| Dava değeri | Görevi belirlemez | Görevi tek başına belirlemez |
| Temel örnekler | Kira, ortaklığın giderilmesi, zilyetliğin korunması, kat mülkiyeti ve vesayet | Tapu iptali, el atmanın önlenmesi, miras nedeniyle tenkis ve genel tazminat davaları |
| Genel yargılama usulü | Basit yargılama usulü | Kural olarak yazılı yargılama usulü |
| Vesayetteki rolü | Vesayet makamı | Denetim makamı |
Asliye hukuk mahkemesinin görev alanı ve özel mahkemelerle ilişkisi için asliye hukuk mahkemesi görevleri başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Sulh Hukuk Mahkemesine Başvurmadan Önce Kontrol Listesi
- Uyuşmazlığın gerçek hukuki sebebini ve talep sonucunu belirleyin.
- Talebin sulh hukuk, asliye hukuk veya özel görevli bir mahkemeye ait olup olmadığını kontrol edin.
- Kira ilişkisi bulunduğunu gösteren sözleşme ve ödeme kayıtlarını temin edin.
- Taşınmaz uyuşmazlığında güncel tapu kaydı ve takyidatları alın.
- Ortaklığın giderilmesinde bütün paydaşları ve ölmüş paydaşların mirasçılarını belirleyin.
- Kat mülkiyeti uyuşmazlığında yönetim planı, karar defteri ve işletme projesini inceleyin.
- Dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Arabuluculuk başvurusunda uyuşmazlığın bütün taraflarını doğru gösterin.
- Görevli mahkemenin yanında yetkili yer mahkemesini belirleyin.
- Dava, cevap ve delil sunma sürelerini kaydedin.
- Keşif veya bilirkişi gerektiren teknik konuları önceden sınıflandırın.
- Dava değerini harç ve kanun yolu bakımından doğru hesaplayın.
- Kararın tebliğinden sonra istinaf süresi ve kesinlik durumunu ayrıca inceleyin.
Sulh hukuk davası ve çekişmesiz yargı işlemleri için hukuki değerlendirme
Sözleşme, tapu ve miras kayıtları, yönetim belgeleri, arabuluculuk tutanakları ve mevcut deliller birlikte incelenerek görevli mahkeme, yetki, talep yöntemi ve dava süreci planlanabilir.
Hukuki Dayanaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2, m.4, m.12, m.20, m.119, m.316–322, m.341–345, m.362 ve m.382–384.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A ve m.18/B.
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: miras, zilyetlik ve vesayet hükümleri.
- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: ilamsız icra yoluyla tahliye ve icra mahkemesinin görevleri.
- 7550 sayılı Kanun: kanun yolu parasal sınırlarında dava veya başvuru tarihinin esas alınmasına ilişkin hükümler.
- 7589 sayılı Kanun: 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren kanun yolu değişiklikleri.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Görevli ve yetkili mahkeme, arabuluculuk zorunluluğu, dava değeri ve kanun yolu; talebin hukuki niteliği, davanın açıldığı tarih ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat incelenerek belirlenmelidir.