Bir mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulup başvurulamayacağı yalnız kararın verildiği yıla bakılarak belirlenemez. Uyuşmazlığın türü, dava konusu miktar, kararın niteliği ve özellikle davanın açıldığı tarih birlikte incelenmelidir. Hukuk davalarında 2026 yılına ait genel istinaf sınırı 50.000 TL, temyiz sınırı ise 682.000 TL olmakla birlikte bu tutarlar, kural olarak 2026 yılında açılan davalar bakımından uygulanır.
Üstelik 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden esas hakkında karar verdiği bazı dosyalarda temyiz imkânını genişletmiştir. Bu nedenle yalnız kararın altındaki “kesindir” veya “temyiz yolu açıktır” ibaresine bakılmadan güncel kanun hükümleri değerlendirilmelidir.
2026 yılında açılan hukuk davalarında temel sınırlar
50.000 TL veya daha az: İlk derece kararı kural olarak kesindir.
50.000 TL’yi aşan: İlk derece kararına karşı kural olarak istinaf yolu açıktır.
682.000 TL veya daha az: Bölge adliye mahkemesi kararı kural olarak temyiz edilemez.
682.000 TL’yi aşan: HMK’daki diğer koşullar da bulunuyorsa temyiz yolu açıktır.
Önemli: 31 Temmuz 2026 tarihli düzenlemenin, istinaf başvurusunun kabul edilerek yeniden hüküm kurulduğu dosyalar bakımından getirdiği istisna aşağıda ayrıca açıklanmıştır.
Davalarda Güncel Parasal Limitler
İstinaf, ilk derece mahkemesinin kararının bölge adliye veya bölge idare mahkemesi tarafından incelenmesini; temyiz ise bölge mahkemesinin kararının Yargıtay veya Danıştay tarafından hukuki denetime tabi tutulmasını ifade eder. istinaf kanun yolunun kapsamı ile Yargıtay ve temyiz süreci birbirinden farklıdır.
Parasal sınırlar, 2025 yılı için ilan edilen yüzde 25,49 oranındaki yeniden değerleme oranı esas alınarak 2026 yılı için artırılmıştır. Ancak tutarın sınırı aşması, kararın mutlaka kanun yoluna açık olduğu anlamına gelmez. Sulh hukuk kararları, geçici hukuki korumalar, iş davalarındaki özel kesinlik hükümleri ve ceza yargılamasındaki istisnalar ayrıca kontrol edilmelidir.
| Yargı alanı | 2026 istinaf sınırı | 2026 temyiz sınırı | Temyiz mercii |
|---|---|---|---|
| Hukuk mahkemeleri | 50.000 TL | 682.000 TL | Yargıtay |
| İcra hukuk mahkemeleri | 119.000 TL | 682.000 TL | Yargıtay |
| İdari yargı | 55.000 TL | 1.661.000 TL | Danıştay |
| Ceza yargılaması | Genel bir dava değeri sınırı yoktur | CMK m.286’daki ceza ve karar türlerine göre belirlenir | Yargıtay |
Tablodaki tutarlar “dâhil” kesinlik sınırlarıdır. Örneğin 2026 yılında açılan 50.000 TL değerindeki bir malvarlığı davasında ilk derece kararı kural olarak kesin; 50.001 TL değerindeki davada ise diğer koşullar bulunuyorsa istinafa açıktır. Aynı şekilde genel temyiz yolunun açılması için uyuşmazlık değerinin 682.000 TL’yi geçmesi gerekir.
2026 Yılı Adli Yargıda Parasal Sınırlar
2026 istinaf kesinlik sınırı nedir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. maddesine göre miktar veya değeri parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin ilk derece kararları kesindir. 2026 yılında açılan davalar bakımından bu sınır 50.000 TL olarak uygulanır.
Alacağın yalnız bir bölümünün kabul edildiği durumlarda tarafların kanun yolu hakkı aynı tutar üzerinden hesaplanmayabilir. Davacı bakımından reddedilen, davalı bakımından ise hüküm altına alınan ve kanun yoluna taşınan bölüm dikkate alınır. Birden fazla talep veya karşı dava bulunması hâlinde her talebin bağımsız niteliği ayrıca incelenmelidir.
2026 temyiz sınırı ve Yargıtay yolu
HMK m.362/1-a uyarınca miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kural olarak temyiz edilemez. 2026 yılında açılan davalar için genel temyiz sınırı 682.000 TL’dir. Dolayısıyla 682.000 TL dâhil bu sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda genel kural, bölge adliye mahkemesi kararının kesin olmasıdır.
Temyiz edilebilirlik yalnız parasal değere bağlı değildir. HMK m.362’de sayılan bazı kararlar, dava değeri yüksek olsa bile temyiz edilemez. Kira ilişkisinden doğan bazı davalar, çekişmesiz yargı işleri, geçici hukuki korumalar ve özel kanunlarda kesin olduğu belirtilen kararlar bu kapsamda ayrıca değerlendirilmelidir.
2026 hukuk mahkemeleri karşılaştırma tablosu
| Parasal sınır | 2025 | 2026 | Hukuki dayanak |
|---|---|---|---|
| Senetle ispat sınırı | 33.000 TL | 41.000 TL | HMK m.200 ve Ek m.1 |
| İstinaf kesinlik sınırı | 40.000 TL | 50.000 TL | HMK m.341 |
| Temyiz kesinlik sınırı | 544.000 TL | 682.000 TL | HMK m.362 |
| Temyizde duruşma sınırı | 816.000 TL | 1.023.000 TL | HMK m.369 |
Senetle ispat sınırı bir kanun yolu sınırı değildir. Bu sınır, hukuki işlemin hangi delillerle ispatlanabileceğiyle ilgilidir ve uygulanacak tutar belirlenirken işlemin yapıldığı tarih esas alınır.
Manevi tazminat davalarında istinaf sınırı
Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Buna karşılık bölge adliye mahkemesi kararının temyizi bakımından HMK m.362’deki parasal sınır ve temyiz edilemeyen karar türleri değerlendirilir. Bu nedenle “manevi tazminat davalarında hiçbir parasal sınır yoktur” ifadesi yalnız istinaf aşaması için doğrudur.
İş mahkemelerinde istinaf ve temyiz sınırı
İş mahkemelerinde görülen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve fazla çalışma alacağı gibi malvarlığı davalarında kural olarak HMK’daki parasal sınırlar uygulanır. Ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde temyiz edilemeyeceği özel olarak belirtilen kararlar bulunmaktadır.
Bu nedenle “iş mahkemesi temyiz sınırı 682.000 TL’dir” bilgisi tek başına yeterli değildir. Önce kararın özel kanunda kesin sayılan kararlardan olup olmadığı, ardından uyuşmazlık değeri incelenmelidir. İş yargısının kapsamı hakkında iş mahkemelerinin görevleri başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Kararın kesin olup olmadığını süre dolmadan kontrol ettirin
Dava tarihi, kanun yoluna taşınan miktar, karar türü ve özel kanundaki hükümler birlikte değerlendirilmeden yapılan başvuru süre veya kesinlik nedeniyle reddedilebilir.
İcra Mahkemelerinde 2026 Yılı Limitleri
İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki kanun yolu sınırları, hukuk mahkemelerinde uygulanan istinaf sınırından farklıdır. 2026 yılında açılan dava veya yapılan şikâyet başvurusu bakımından icra hukuk mahkemesi istinaf sınırı 119.000 TL, temyiz sınırı ise 682.000 TL’dir.
| İcra hukukundaki sınır | 2025 | 2026 |
|---|---|---|
| İstinaf | 95.000 TL | 119.000 TL |
| Temyiz | 544.000 TL | 682.000 TL |
İcra mahkemesinin her kararı kanun yoluna açık değildir. İİK m.363 ve m.364’te kanun yoluna başvurulabilecek kararlar ile özel kesinlik hükümleri ayrıca düzenlenmiştir. Parayla ölçülemeyen şikâyetler veya takip hukukuna özgü kararlar bakımından yalnız dosya borcuna bakılarak sonuç çıkarılması hatalı olabilir.
7550 sayılı Kanun sonrasında icra hukukundaki parasal sınır belirlenirken hüküm tarihi yerine davanın açıldığı veya şikâyet başvurusunun yapıldığı tarih esas alınır. İcra dosyasının sona erdirilmesi ve hacizlerin kaldırılması hakkında ayrıca icra dosyası kapatma ve haciz kaldırma içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
İdari Yargıda Yeni Dönem: İYUK Sınırları
İdare ve vergi mahkemelerinde uygulanan parasal sınırlar HMK’daki tutarlardan farklıdır. 2026 yılında açılan ve konusu belirli bir para olan davalarda istinaf kesinlik sınırı 55.000 TL, İYUK m.46/1-b kapsamındaki genel temyiz sınırı ise 1.661.000 TL’dir.
| İdari yargı sınırı | 2026 tutarı | Sonuç |
|---|---|---|
| İstinaf kesinlik sınırı | 55.000 TL | Bu tutarı geçmeyen parasal uyuşmazlıklarda karar kural olarak kesin |
| Tek hâkim ve zorunlu duruşma sınırı | 486.000 TL | Mahkemenin oluşumu ve duruşma usulü bakımından önem taşır |
| Genel temyiz sınırı | 1.661.000 TL | İYUK m.46/1-b kapsamındaki parasal davalarda Danıştay yolu |
İdari yargıda her iptal davası parasal sınır üzerinden değerlendirilmez. İşlemin niteliği ve İYUK m.46’da sayılan temyize tabi dava türleri ayrıca önem taşır. Ayrıca 7589 sayılı Kanun, idare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek bazı dava türlerini yeniden düzenlemiştir.
31 Temmuz 2026 değişikliği idari yargıyı nasıl etkiledi?
7589 sayılı Kanun’la İYUK m.46’ya yeni bir fıkra eklenmiştir. Buna göre m.46/1’de sayılanların dışında kalan bazı davalarda, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden karar vermesi hâlinde Danıştayda temyiz yolu açılmıştır.
Bununla birlikte tek hâkimle görülen davalar, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’ndan kaynaklanan davalar, yalnız vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar ile kanunda sayılan diğer istisnalar bu yeni imkânın dışında bırakılmıştır. Değişiklik, 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanır.
Parasal Sınırların Belirlenmesinde Karar Tarihi mi Dava Tarihi mi Esas Alınır?
Mevcut uygulamada hukuk, icra ve idari yargı bakımından temel kural davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınmasıdır. İcra hukukunda şikâyet yoluna başvurulmuşsa şikâyet başvurusunun yapıldığı tarih dikkate alınır.
Bu düzenleme 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’la getirilmiştir. Dolayısıyla 2025 yılında açılmış bir davada karar 2026 yılında verilse bile, kural olarak 2025 yılındaki istinaf ve temyiz sınırları uygulanır. 2026 tutarlarının her 2026 tarihli karara otomatik uygulanması doğru değildir.
Uygulama örneği
45.000 TL değerindeki bir dava 2025 yılında açılmışsa o yılın 40.000 TL istinaf sınırını aşar. Kararın 2026 yılında verilmesi, davanın 50.000 TL’lik 2026 sınırının altında kaldığı gerekçesiyle kendiliğinden kesinleşmesine neden olmaz. Geçiş döneminde 4 Haziran 2025’ten önce tamamlanmış usul işlemleri ayrıca değerlendirilmelidir.
31 Temmuz 2026 Tarihli Yeni Temyiz Düzenlemesi
7589 sayılı Kanun’la HMK m.362’ye eklenen üçüncü fıkra, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında karar verdiği dosyalar için önemli bir istisna getirmiştir.
Bölge adliye mahkemesinin yeniden verdiği kararda kabul veya ret konusu bölüm, davaya uygulanacak istinaf parasal sınırını aşıyorsa karar belirli koşullarla temyiz edilebilir. Böylece genel temyiz sınırının altında kalan bazı dosyalarda da Yargıtay yolu açılabilir.
Ancak aşağıdaki durumlarda yeni hüküm temyiz imkânı sağlamaz:
- Bölge adliye mahkemesinin kararı ile ilk derece kararı arasındaki fark, uygulanacak istinaf sınırını geçmiyorsa,
- Yeniden verilen karar yalnız vekâlet ücreti veya yargılama giderine ilişkinse,
- Karar HMK m.362’deki başka bir temyiz yasağı kapsamındaysa.
Bu düzenleme yeni bir “istinaf kabul sınırı” oluşturmamıştır. Düzenlemenin konusu, istinaf başvurusunun kabul edilmesinden sonra bölge adliye mahkemesince kurulan yeni kararın hangi şartlarla temyiz edilebileceğidir.
Ceza Davalarında İstinaf ve Temyiz Sınırı
Ceza yargılamasında hukuk davalarındaki gibi 50.000 TL veya 682.000 TL tutarında genel bir dava değeri sınırı bulunmaz. İstinaf ve temyiz hakkı; verilen cezanın türüne, süresine, bölge adliye mahkemesinin kararına ve suçun kanuni üst sınırına göre belirlenir.
CMK m.272 uyarınca, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri kural olarak istinaf edilemez. Üst sınırı 500 günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri ve kanunda kesin olduğu yazılı kararlar da istinaf dışında kalabilir.
Ceza davalarında temyiz edilemeyen bölge adliye mahkemesi kararları ise CMK m.286’da ayrıntılı olarak sayılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen beş yıl veya daha az hapis cezasına karşı istinaf başvurusunun esastan reddi ile bu cezayı artırmayan bazı bölge adliye mahkemesi kararları kural olarak temyiz edilemez. Bununla birlikte CMK m.286/3’te sayılan ağır suçlar bakımından temyiz yolu ayrıca açık tutulmuştur.
Ağır ceza dosyalarındaki başvuru süreci hakkında ağır ceza mahkemesi kararına karşı istinaf başlıklı rehberimizden bilgi alabilirsiniz.
İstinaf ve Temyiz Başvuru Süreleri
| Yargılama türü | İstinaf süresi | Temyiz süresi |
|---|---|---|
| Hukuk yargılaması | Tebliğden itibaren 2 hafta | Tebliğden itibaren 2 hafta |
| İcra hukuk yargılaması | Kural olarak tebliğden itibaren 2 hafta | Kural olarak tebliğden itibaren 2 hafta |
| İdari yargı | Tebliğden itibaren 30 gün | Tebliğden itibaren 30 gün |
| Ceza yargılaması | Kural olarak tebliğden itibaren 2 hafta | Kural olarak tebliğden itibaren 2 hafta |
Özel kanunlarda farklı süreler öngörülebilir. Ayrıca elektronik tebligatın tebliğ tarihi, süre tutum dilekçesi tartışmaları, adli tatil ve usulsüz tebligat gibi hususlar süre hesabını değiştirebilir. Başvuru süresinin son günü beklenmeden gerekçeli karar ve tebliğ kaydı incelenmelidir.
Kanun Yoluna Başvurmadan Önce Neler Kontrol Edilmelidir?
- Kararın istinafa mı, temyize mi yoksa itiraza mı tabi olduğunu belirleyin.
- Davanın açıldığı tarihi ve o tarihte yürürlükte olan parasal sınırı tespit edin.
- Kanun yoluna taşınan uyuşmazlık miktarını, kabul ve ret edilen bölümler üzerinden hesaplayın.
- Kararın özel bir temyiz veya istinaf yasağı kapsamında olup olmadığını inceleyin.
- Gerekçeli kararın ve tebligatın tarihini kontrol edin.
- Bölge adliye mahkemesi yeni bir esas kararı kurmuşsa HMK m.362/3’ü ayrıca değerlendirin.
- Dilekçede kararın kaldırılması veya bozulması istenen bölümleri açıkça gösterin.
- Harç ve gider avansının süresinde yatırılıp yatırılmadığını kontrol edin.
İstinaf ve temyiz dosyanız için hukuki değerlendirme
Kararın kesinlik durumu, uygulanacak parasal sınır, başvuru süresi ve ileri sürülecek hukuka aykırılıklar dosya üzerinden birlikte incelenebilir.
Hukuki Dayanaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.341, 345, 361, 362, 369 ve Ek m.1.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.363, 364 ve Ek m.1.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45, 46 ve Ek m.1.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.272, 273, 286 ve 291.
- 7550 sayılı Kanun: parasal sınırların belirlenmesinde dava veya şikâyet tarihinin esas alınmasına ilişkin değişiklikler.
- 7589 sayılı Kanun: 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren HMK m.362/3 ve idari yargı değişiklikleri.
- Anayasa Mahkemesinin 2023/182 E., 2024/203 K. sayılı kararı.
- Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No. 585: 2025 yılı yeniden değerleme oranı.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kanun yolunun açık olup olmadığı; davanın açıldığı tarih, kararın türü, uyuşmazlık miktarı, özel kanun hükümleri ve geçiş düzenlemeleri incelenerek belirlenmelidir.