Bir yapının başkasının arazisi üzerinde kalması ile komşu parselde başlayan yapının sınırı aşması aynı hukuki rejime tabi değildir. İlk durumda Türk Medenî Kanunu’nun arazi ve yapı malzemesine ilişkin 722–724. maddeleri, ikinci durumda ise taşkın yapıyı özel olarak düzenleyen 725. madde öne çıkar. Yapının kaldırılması, arazi parçasının devri, irtifak hakkı kurulması ve tazminat sonuçları; rıza, aşırı zarar, iyiniyet, değer ilişkisi ve itiraz zamanı birlikte incelenerek belirlenir.
Bu uyuşmazlıklarda yalnız belediye projesine veya gözle yapılan ölçüme güvenmek yeterli değildir. Tapu kaydı, çap ve aplikasyon belgeleri, inşaatın başlangıç tarihi, tarafların bilgisi ve davranışları ile yapının ekonomik bütünlüğü önem taşır. Temel hükümler 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nda yer alır.
Önemli ayrım: Haksız yapıda on beş günlük özel bir itiraz koşulu yoktur. On beş günlük süre, TMK m.725’teki taşkın yapı bakımından zarar gören malikin taşmayı öğrenmesine bağlanmıştır. Sürenin geçirilmesi de yapı sahibine kendiliğinden mülkiyet kazandırmaz.
Haksız İnşaat ve Haksız Yapı Nedir?
TMK m.722, bir kişinin kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini veya başkasının arazisindeki yapıda kendisinin ya da üçüncü kişinin malzemesini kullanması hâlini düzenler. Kullanılan malzeme kural olarak arazinin bütünleyici parçası olur. Uygulamada “haksız yapı” veya “haksız inşaat” denilen uyuşmazlık, yapının tamamının mutlaka başka parselde bulunmasıyla sınırlı değildir; arazi, malzeme ve yapı arasındaki hukuki ilişkinin geçerli bir hakka dayanmaması belirleyicidir.
Haksız İnşaatın Unsurları
- Arazi ve yapı bağlantısı: Malzemenin araziyle kalıcı biçimde bütünleşmiş olması gerekir. Kolayca taşınabilen eşya aynı değerlendirmeye tabi olmayabilir.
- Rıza veya hukuki dayanak: Arazi malikinin rızası, sözleşme, üst hakkı ya da başka bir ayni veya kişisel hak bulunup bulunmadığı araştırılır.
- Malzemenin aidiyeti: Yapıyı kimin yaptırdığı, malzemenin kime ait olduğu ve giderleri kimin karşıladığı sonuçları etkiler.
- Sökümün etkisi: Rıza olmadan kullanılan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açacak mı, teknik incelemeyle belirlenir.
Yapı ile arazi üzerindeki hak iddiaları, her zaman muhdesatın kime ait olduğunun tespitiyle aynı dava değildir. Özellikle ortak veya başkasına ait taşınmazdaki yapının aidiyeti tartışılıyorsa muhdesatın aidiyeti davası ayrı değerlendirilmelidir.
Taşkın Yapı Nedir? (Sınır İhlali)
Taşkın yapı, esas bölümü yapı malikinin kendi parselinde bulunan bir yapının temel, duvar, çatı, balkon veya benzeri kısmının komşu araziye taşmasıdır. Yapının bütünü başka arazi üzerindeyse kural olarak TMK m.722–724; ana yapı kendi parselinde başlayıp komşuya taşıyorsa TMK m.725 uygulanır.
Taşkın Yapının Hukuki Statüsü
Yapıyı yapan malik, taşan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahipse taşan bölüm ana taşınmazın bütünleyici parçası olur. İrtifak hakkı yoksa zarar gören malikin itirazı, yapı sahibinin iyiniyeti ve somut koşullar değerlendirilir. Kanundaki şartlar oluştuğunda yapı sahibi uygun bedel karşılığında taşan kısım için irtifak hakkı kurulmasını veya ilgili arazi parçasının devrini isteyebilir. Bu sonuç otomatik değildir; mahkeme kararı ve tescil gerekir.
Haksız İnşaat ve Taşkın Yapıya İtiraz Süreci
- Tapu ve sınır belgelerini toplayın: Güncel tapu kaydı, çap, aplikasyon krokisi, imar çapı ve belediye proje dosyası temin edilmelidir.
- Teknik ölçüm yaptırın: Yetkili harita ve kadastro bürosu veya Kadastro Müdürlüğü kanalıyla sınırın zemindeki konumu belirlenmelidir.
- İnşaatı ve öğrenme tarihini belgeleyin: Tarihli fotoğraf, video, tutanak, yazışma, uydu görüntüsü ve tanıklar önemlidir.
- İtirazı geciktirmeyin: Özellikle taşkın yapıda, taşmanın öğrenildiği tarihten itibaren on beş günlük süre nedeniyle yazılı ve ispatlanabilir bildirim yapılmalıdır.
- Geçici korumayı değerlendirin: İnşaat sürüyorsa delil tespiti ve koşulları varsa ihtiyati tedbir talebi dosyanın durumuna göre ele alınmalıdır.
Haksız İnşaat ve Taşkın Yapı Arasındaki Temel Farklar
| Ölçüt | Haksız yapı | Taşkın yapı |
|---|---|---|
| Tipik görünüm | Başkasının arazisinde yapı yapılması veya başkasının malzemesinin yapıda kullanılması | Kendi parselindeki ana yapının bir bölümünün komşu parsele geçmesi |
| Başlıca dayanak | TMK m.722–724 | TMK m.725 |
| Özel itiraz süresi | TMK m.722’de on beş günlük süre öngörülmez. | Zarar gören malik taşmayı öğrendikten sonra on beş gün içinde itiraz etmezse, diğer şartlarla birlikte yapı sahibinin talep imkânı gündeme gelebilir. |
| İyiniyetin rolü | Tazminatın kapsamı ve TMK m.724 uyarınca temlik talebi bakımından önemlidir. | İrtifak veya mülkiyet devri talebinin temel şartlarındandır. |
| Olası sonuç | Söküm, uygun tazminat veya koşulları varsa arazinin tamamı/yeterli kısmının devri | El atmanın önlenmesi ve yıkım ya da koşulları varsa irtifak/mülkiyet devri |
Haksız İnşaat Davası (El Atmanın Önlenmesi ve Kal Davası)
Malik, TMK m.683 uyarınca haksız el atmanın önlenmesini isteyebilir. Yapının veya malzemenin kaldırılması talebi ise TMK m.722’deki özel koşullarla birlikte değerlendirilir. Rıza olmadan kullanılan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere söküm ve kaldırma istenebilir.
Yıkım (Kal) Talebinin Şartları
Mevcut metindeki “yıkım için yapıyı yapanın mutlaka kötüniyetli olması gerekir” yaklaşımı doğru değildir. TMK m.722 bakımından temel inceleme; rızanın bulunup bulunmadığı ve sökümün aşırı zarara yol açıp açmayacağıdır. İyiniyet veya kötüniyet, özellikle tazminat miktarı ile arazinin devrini isteme hakkı bakımından etkili olur.
- Yapı veya malzeme arazi malikinin rızası olmadan kullanılmalıdır.
- Söküm, yapıya ve araziye oranla aşırı zarar doğurmamalıdır.
- Yıkımın kapsamı teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenmelidir.
- Talep, dürüstlük kuralı ve somut menfaat dengesi içinde değerlendirilmelidir.
Taşkın yapıda ise yıkım talebiyle birlikte TMK m.725’teki özel koruma şartlarının oluşup oluşmadığı da incelenir. Yapının ruhsatlı olması, özel hukuk bakımından sınır ihlalini kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Mülkiyetin Devrini Talep Etme Şartları
Haksız yapı bakımından TMK m.724, yapının değeri açıkça arazi değerinden fazlaysa iyiniyetli tarafa, uygun bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli kısmının malzeme sahibine verilmesini isteme olanağı tanır. Bu olağanüstü sonuç için bütün koşullar birlikte oluşmalıdır.
1. Yapı Sahibinin İyiniyetli Olması (Temel Şart)
Yapıyı yapan, arazinin kendisine ait olduğunu veya yapı yapma hakkının bulunduğunu haklı biçimde sanmalıdır. Tapu, kadastro ve imar belgelerini incelemeyen; açık sınır işaretlerini görmezden gelen ya da yapılan itiraza rağmen inşaata devam eden kişinin iyiniyet iddiası zayıflar. Yargıtay’ın UYAP’ta yayımlanan kararında da kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyen taşkın yapı sahibinin temlik talebinde bulunamayacağı vurgulanmaktadır.
2. Yapı Değerinin Arazi Değerinden Açıkça Fazla Olması
TMK m.724 için sıradan bir değer farkı yeterli değildir. Yapının değeri arazi değerinden açıkça fazla olmalıdır. Yapının güncel ve hukuken korunabilir ekonomik değeri ile devri istenen arazinin değeri, keşif ve bilirkişi incelemesiyle aynı tarih ve yöntem esas alınarak karşılaştırılır.
3. Uygun Bir Tazminatın (Bedelin) Ödenmesi
Devir, karşılıksız gerçekleşmez. Mahkeme, uygun bedeli bilirkişi incelemesiyle belirler ve gerektiğinde depo edilmesini ister. İfrazın teknik ve hukuki bakımdan mümkün olup olmadığı, kalan parselin kullanım ve değer kaybı ile imar mevzuatı da değerlendirilir. Tescil talebinin kurulması bakımından tapu iptal ve tescil davasının temel şartları ayrıca önem taşır.
Sürecin İşleyişi ve Sonuçları
- Arazi maliki bakımından: El atmanın önlenmesi, yıkım, eski hâle getirme ve hukuki sebebine göre kullanım bedeli veya zarar talebi gündeme gelebilir.
- Malzeme sahibi bakımından: Söküm gerçekleşmezse TMK m.723 uyarınca uygun tazminat istenebilir; tarafların iyiniyeti tazminatın kapsamını etkiler.
- İyiniyetli taraf bakımından: TMK m.724’teki değer üstünlüğü ve bedel koşulları varsa arazinin tamamının veya yeterli kısmının malzeme sahibine devri talep edilebilir.
- Taşkın yapı sahibi bakımından: TMK m.725 koşulları oluşursa taşan kısım için irtifak kurulması veya ilgili arazi parçasının devri istenebilir.
Dava taşınmazın aynına veya ayni hak değişikliğine ilişkinse kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. HMK m.2 ve m.12’deki hükümler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndan kontrol edilmelidir.
Taşkın Yapı Davası ve İyiniyet Kavramı
İyiniyet, “sınırı bilmediğini söylemekten” ibaret değildir. Tapu ve aplikasyon kayıtları, inşaat projesi, sınır işaretleri, komşunun bildirimleri, ölçüm imkânı ve yapının başladığı tarihteki davranışlar birlikte değerlendirilir. Mahkeme, iyiniyetin bulunduğunu ve dava sonuna kadar devam ettiğini somut delillerle inceler.
Taşkın Yapının Korunması Koşulları
- Yapı sahibinin taşmayı iyiniyetle gerçekleştirmiş olması,
- Zarar gören malikin taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak on beş gün içinde itiraz etmemiş olması,
- Durum ve koşulların irtifak veya mülkiyet devrini haklı göstermesi,
- Uygun bedelin ödenmesi,
- Talep edilen ayni hakkın tapu ve imar hukuku bakımından kurulabilir olması gerekir.
Bu koşulların tamamı gerçekleşmeden taşkın kısmın yapı sahibinde bırakılması veya arazi parçasının devri yönünde otomatik sonuç kurulamaz. Yargıtay’ın resmî içtihat kaydında da TMK m.725’in taşkın yapılar için özel bir rejim kurduğu ve koşulların somut olayda birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıklanmaktadır.
Haksız İnşaat ve Taşkın Yapıda Zamanaşımı Süreleri
Mülkiyet hakkına dayanan el atmanın önlenmesi talebi, müdahale sürdüğü sürece kural olarak zamanaşımıyla ortadan kalkmaz. Ancak yıkım, kullanım bedeli, ecrimisil, haksız fiil tazminatı, malzeme bedeli ve sözleşmeye dayanan alacaklar aynı süreye tabi değildir. Her parasal talebe otomatik biçimde “iki ve on yıl” uygulanması doğru olmaz; talebin hukuki sebebi, zararın tarihi ve öğrenme anı belirlenmelidir.
Taşkın yapıda on beş günlük süre bir tazminat zamanaşımı değildir. Zarar gören malikin taşmayı öğrendiği tarihten itibaren yapacağı itiraz, yapı sahibinin TMK m.725’e dayalı irtifak veya devir talebinin koşullarını etkiler. İtirazın yapılmaması da tek başına yapı sahibine hak kazandırmaz.
Taşkın Yapı Nasıl Tespit Edilir?
Tespit Sürecinde İzlenen Adımlar
- Tapu kaydı, pafta, çap, koordinat ve varsa imar uygulaması belgeleri karşılaştırılır.
- LİHKAB veya Kadastro Müdürlüğü aracılığıyla aplikasyon işlemi yaptırılır.
- Yapının temel, duvar, balkon, çatı ve yer altı kısımları ölçülür; taşan alan kroki üzerinde gösterilir.
- Devam eden inşaat ve değişme ihtimali varsa delilin kaybolma veya ileri sürülmesinin zorlaşma riski açıklanarak delil tespiti istenir.
- Dava sırasında harita mühendisi, inşaat mühendisi ve gerektiğinde gayrimenkul değerleme uzmanı eşliğinde keşif yapılır.
Dava açılmadan önce delil tespiti, HMK m.401 uyarınca esas davaya bakacak mahkemeden veya keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden istenebilir. Bu nedenle “delil tespiti her durumda yalnız sulh hukuk mahkemesinden istenir” ifadesi eksiktir.
İspat Araçları ve Deliller Nelerdir?
- Güncel ve tarihçeli tapu kayıtları,
- Kadastro paftası, çap ve aplikasyon krokisi,
- İmar durumu, yapı ruhsatı, mimari ve statik proje, yapı kullanma izin belgesi,
- Tarihli fotoğraf, video, uydu ve hava görüntüleri,
- Noter ihtarı, iadeli taahhütlü bildirim, mesaj ve e-posta yazışmaları,
- Belediye veya kolluk tutanakları,
- Tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporları,
- Yapı ve arazi değerine ilişkin karşılaştırılabilir satış verileri.
Belediye ruhsatı veya yapı kullanma izin belgesi, parsel sınırının özel hukuk bakımından ihlal edilmediğini tek başına kanıtlamaz. Buna karşılık ruhsatsızlık da her dosyada tek başına yıkım sonucunu belirlemez; iyiniyet, korunabilirlik ve diğer talepler somut koşullarla incelenir.
Haksız Yapılarda İhtar Çekmenin Önemi
Noter ihtarı dava şartı değildir; ancak itirazın tarihi ve içeriğinin ispatını kolaylaştırır. Taşkın yapı sahibine sınır ihlalinin bildirildiğini, inşaatın durdurulmasının istendiğini ve sonraki çalışmalara rıza verilmediğini gösterir. On beş günlük sürenin taşmanın öğrenilmesiyle başlaması nedeniyle, öğrenme ve bildirim tarihlerinin açıkça belgelenmesi önemlidir.
İhtar gönderilmeden önce teknik ölçüm bulunmuyorsa, kesin metrekare veya sınır iddiası yerine şüphe edilen ihlal alanı belirtilmeli ve ölçüm hakkı saklı tutulmalıdır. İhtarda kesin ceza sorumluluğu veya otomatik kötüniyet sonucu yazmak yerine, hukuk ve ceza yollarına ilişkin hakların saklı olduğu belirtilmelidir.
İhtarname Örneği
İHTAR EDEN: [Ad, soyad / adres]
MUHATAP: [Ad, soyad veya unvan / adres]
KONU: [İl, ilçe, ada, parsel] bilgili taşınmaz yönünden sınır ihlaline itiraz ile inşaat faaliyetinin durdurulması talebidir.
AÇIKLAMALAR: Maliki bulunduğum [ada/parsel] sayılı taşınmaz ile tarafınıza ait/kullandığınız taşınmaz arasındaki sınırda yürütülen inşaatın taşınmazıma taştığı [ölçüm, gözlem veya belge] ile öğrenilmiştir. Bu müdahaleye açık veya örtülü rızam bulunmamaktadır. Taşma ve kapsamı, resmî aplikasyon ve gerektiğinde mahkemece yapılacak keşif sonucunda kesinleşecektir.
İşbu ihtarla sınır ihlaline açıkça itiraz ettiğimi; inşaatın ihlal oluşturan bölümündeki faaliyetlerin derhâl durdurulmasını, taşınmazımda yeni imalat yapılmamasını ve [makul süre] içinde yazılı açıklama verilmesini talep ettiğimi bildiririm. El atmanın önlenmesi, yıkım, delil tespiti, ihtiyati tedbir, kullanım bedeli, tazminat ve diğer yasal haklarım saklıdır.
Tarih – İmza
Bu metin yalnız iskelet niteliğindedir. Parsel bilgisi, taşmanın öğrenilme tarihi, ölçüm durumu, talep ve muhatap somut dosyaya göre düzenlenmelidir.
İnşaat ve Gayrimenkul Avukatının Rolü
Haksız yapı ve taşkın yapı dosyalarında teknik ölçüm ile hukuki talep birlikte kurulmalıdır. Avukatın çalışması; tapu ve imar kayıtlarının incelenmesi, doğru tarafların belirlenmesi, on beş günlük itirazın belgelenmesi, delil tespiti ve tedbir talebi, dava ve karşı taleplerin kademeli kurulması ile bilirkişi raporlarının denetlenmesini kapsayabilir.
Sınır ihlali ve yapı uyuşmazlığınızı dosyanıza göre değerlendirelim.
Tapu, aplikasyon, proje ve mevcut bildirimlerle birlikte iletişim formunu kullanabilir, WhatsApp üzerinden yazabilir veya +90 540 571 06 30 numarasını arayabilirsiniz.
Uygulamadaki Dört Senaryo
Balkon veya çatının komşu parsele taşması
Balkon, saçak, çatı, temel veya duvar gibi yapı bölümleri parsel sınırını aşabilir. Taşkınlığın varlığı aplikasyon ve teknik ölçümle belirlenir; her sınır aşımı için aynı sonuç doğmaz.
Yıkım giderlerinin kime yükletileceği
TMK m.722’deki söküm koşulları oluştuğunda giderin yapıyı yaptırana ait olması öngörülür. Taşkın yapıdaki yargılama gideri ve yıkım masrafı ise hüküm, talepler ve tarafların haklılık durumuna göre belirlenir.
Başkasının yaptığı yapının araziye katılması
Yapı malzemesi kural olarak arazinin bütünleyici parçası olur. Bununla birlikte söküm, tazminat ve TMK m.724 uyarınca temlik seçenekleri bulunduğundan, arazi malikinin yapıyı hiçbir karşılık ödemeden kesin biçimde “sahiplendiği” söylenemez.
Ruhsatlı yapının sınırı aşması
Ruhsat, idare hukuku bakımından yapıya izin verilmesini gösterir; komşu taşınmaz üzerindeki özel mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz. Ruhsatlı bir yapı da teknik ölçüm sonucunda taşkın çıkabilir.
Uyuşmazlıkta Talep Seçimi
Arazi maliki açısından ilk karar, yapının tamamen başka parselde mi kaldığı yoksa ana yapıdan komşuya mı taştığıdır. Sonraki adım, rıza, sökümde aşırı zarar, iyiniyet, on beş günlük itiraz, değer üstünlüğü ve ifraz imkânını belirlemektir. Bu inceleme yapılmadan yalnız yıkım veya yalnız tazminat talebine yönelmek, dosyanın olası sonuçlarını daraltabilir.
Kamu idaresinin özel taşınmaza müdahalesi ise farklı bir rejime tabidir; özel kişiler arasındaki haksız yapı davasıyla karıştırılmamalıdır. İdari müdahaleler için kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma içeriğimiz incelenebilir.