Suçta tekerrür, daha önce işlediği bir suç nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen kişinin, kanunda öngörülen şartlar altında yeni bir suç işlemesidir. Tekerrür, kural olarak yeni suçun cezasını doğrudan artıran bir kurum değildir; cezanın nasıl infaz edileceğini ve koşullu salıverilme hesabını etkiler.
Kısa cevap:
Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki mahkûmiyetin yeni suç tarihinden önce kesinleşmiş olması gerekir. Önceki cezanın infaz edilmiş olması şart değildir. Ancak infaz tamamlanmışsa TCK m.58’deki 3 veya 5 yıllık süreler dikkate alınır.
Suçta Tekerrür Ne Demektir?
Tekerrür, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinde düzenlenmiştir. Günlük kullanımda “suçun tekrarlanması” olarak ifade edilse de hukuki anlamda yalnızca birden fazla suç işlenmiş olması yeterli değildir.
Önceki suç hakkında verilen hükmün kesinleşme tarihi ile sonraki suçun işlendiği tarih karşılaştırılmalıdır. İkinci suç, ilk mahkûmiyet kesinleşmeden önce işlenmişse iki ayrı mahkûmiyet bulunsa bile kural olarak tekerrür oluşmaz.
Düzenlemenin güncel metnine sitemizdeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sayfasından veya TBMM’de yayımlanan kanun metninden ulaşılabilir.
Tekerrürün Şartları Nelerdir?
TCK m.58 kapsamında tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için temel olarak şu koşullar birlikte değerlendirilir:
- Önceki suç nedeniyle verilmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmalıdır.
- Bu mahkûmiyet, yeni suçun işlendiği tarihten önce kesinleşmiş olmalıdır.
- Önceki mahkûmiyet tekerrüre esas alınabilecek nitelikte olmalıdır.
- Önceki ceza infaz edilmişse infazdan sonra başlayan 3 veya 5 yıllık süre dolmadan yeni suç işlenmiş olmalıdır.
- Kasıtlı ve taksirli suçlar ile sırf askerî suçlar bakımından kanundaki sınırlamalara uyulmalıdır.
| Kontrol edilen husus | Tekerrür bakımından önemi |
|---|---|
| İlk hükmün kesinleşme tarihi | Yeni suç tarihinden önce olmalıdır. |
| Yeni suçun işlendiği tarih | Karar tarihi değil, fiilin işlendiği tarih esas alınır. |
| Önceki cezanın türü ve süresi | İnfazdan sonra uygulanacak sürenin 3 yıl mı, 5 yıl mı olduğunu belirler. |
| Önceki cezanın infaz tarihi | Tekerrür süresinin başlangıcının hesaplanmasında kullanılır. |
| Failin önceki suç tarihindeki yaşı | 18 yaşından önce işlenen suçlar tekerrüre esas alınamaz. |
Önceki Cezanın İnfaz Edilmiş Olması Gerekir mi?
Hayır. Tekerrür için önceki mahkûmiyet kararının kesinleşmesi yeterlidir; cezanın tamamen infaz edilmiş olması aranmaz.
Örneğin ilk mahkûmiyet 10 Ocak 2025 tarihinde kesinleşmiş, kişi cezasını çekmeye başlamış ve 1 Mart 2025 tarihinde yeni bir suç işlemişse önceki cezanın henüz tamamlanmamış olması tek başına tekerrüre engel değildir.
Buna karşılık ilk hüküm yeni suç işlendiğinde henüz kesinleşmemişse, hüküm daha sonra kesinleşse dahi bu mahkûmiyet yeni suç bakımından tekerrüre esas alınamaz.
Tekerrür Süresi Nasıl Hesaplanır?
Önceki cezanın infazı tamamlandıktan sonra tekerrür hükümleri süresiz olarak uygulanmaz. TCK m.58/2 uyarınca süre önceki cezanın infaz edildiği tarihten itibaren hesaplanır:
- Beş yıldan fazla hapis cezası: İnfaz tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz.
- Beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası: İnfaz tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz.
Tekerrür Süresi Örneği
Dört yıllık hapis cezasının infazı 15 Mayıs 2023 tarihinde tamamlanmışsa üç yıllık süre esas alınır. Yeni suç 15 Mayıs 2026’dan önce işlenmişse diğer koşullar da mevcut olduğunda tekerrür gündeme gelebilir. Suç bu sürenin dolmasından sonra işlenmişse önceki mahkûmiyet tekerrüre esas alınamaz.
Burada yeni davanın açıldığı veya hükmün verildiği tarih değil, yeni suçun işlendiği tarih önemlidir. İnfazın hiç tamamlanmadığı durumlarda ise TCK m.58/2’deki süre henüz başlamamış olur.
İki Suçun Aynı Türden Olması Gerekir mi?
Hayır. Genel tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki ve sonraki suçların aynı veya benzer olması şart değildir. Örneğin tekerrüre esas alınabilen kesinleşmiş bir yaralama mahkûmiyetinden sonra dolandırıcılık suçu işlenmesi de diğer şartlar varsa tekerrür sonucunu doğurabilir.
Bununla birlikte kanunda önemli bir ayrım yapılmıştır:
- Kasıtlı suç ile taksirli suç arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.
- Sırf askerî suçlar ile diğer suçlar arasında tekerrür uygulanmaz.
Dolayısıyla önceki ve sonraki suçların yalnızca isimlerine değil; kast, taksir ve suçun hukuki niteliğine de bakılmalıdır.
Hangi Kararlar Tekerrüre Esas Alınamaz?
Bir kararın dosyada veya adli sicilde görünmesi, tek başına tekerrüre esas alınabileceği anlamına gelmez. Başlıca istisnalar şunlardır:
- Failin 18 yaşından önce işlediği suçlara ilişkin mahkûmiyetler,
- Yeni suç tarihinden sonra kesinleşen önceki hükümler,
- Beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararları,
- Uzlaştırma veya önödeme sonucunda mahkûmiyet doğurmayan dosyalar,
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, hüküm açıklanmadığı sürece,
- Disiplin veya tazyik hapsi niteliğindeki yaptırımlar,
- Kasıtlı suç ile taksirli suç arasındaki mahkûmiyetler,
- Sırf askerî suçlar ile diğer suçlar arasındaki mahkûmiyetler.
Adli sicil veya arşiv kaydının silinmiş olması ile mahkûmiyetin tekerrüre esas olup olmaması aynı sorun değildir. Değerlendirme yalnızca kaydın görünürlüğüne göre değil; hükmün niteliği, kesinleşme tarihi ve kanuni süreler üzerinden yapılmalıdır. Sicil kayıtlarının silinme şartları için adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi rehberimizi inceleyebilirsiniz.
18 Yaşından Önce İşlenen Suç Tekerrüre Esas Olur mu?
Hayır. Yürürlükteki TCK m.58/5 uyarınca kişinin 18 yaşını doldurmadan önce işlediği suçlar nedeniyle verilen mahkûmiyetler tekerrüre esas alınmaz. Burada mahkûmiyet veya kesinleşme tarihindeki değil, suçun işlendiği tarihteki yaş dikkate alınır.
2026 güncel mevzuat notu: Kamuoyuna yansıyan teklif aşamasındaki bazı haberlerde yaş sınırının değiştirilmesi tartışılmıştır. Ancak 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 7589 sayılı Kanun’un kesinleşen metninde TCK m.58’e yönelik bu değişiklik yer almamıştır. Bu nedenle yürürlükteki 18 yaş kuralı devam etmektedir.
Yabancı Ülke Mahkemelerinin Kararları Tekerrüre Esas Olur mu?
Yabancı ülke mahkemelerinden verilen mahkûmiyetler kural olarak tekerrüre esas alınmaz. Ancak TCK m.58/4; kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile para veya kıymetli damgada sahtecilik suçları bakımından istisna öngörmüştür.
Yabancı mahkeme kararının bu istisnalardan birine girip girmediği; kararın kesinleşmesi, fiilin niteliği ve tercüme edilen hüküm içeriği üzerinden ayrıca incelenmelidir.
Tekerrürün Sonuçları Nelerdir?
1. Seçenek Yaptırımlarda Hapis Cezası Seçilir
Yeni suçun kanuni düzenlemesinde hapis cezası ile adli para cezası seçenek olarak öngörülmüşse, tekerrür hâlinde hapis cezasına hükmedilir. Bu sonuç TCK m.58/3’ten kaynaklanır.
Buna karşılık suç düzenlemesinde yalnızca adli para cezası bulunması veya mahkemenin başka bir hüküm nedeniyle para cezası belirlemesi her durumda aynı sonucu doğurmaz. Somut suç maddesi ayrıca incelenmelidir.
2. Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Uygulanır
Tekerrür hâlinde hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır. Bu rejim özellikle koşullu salıverilme için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreyi etkileyebilir.
İnfaz hesabı yalnızca hükmedilen cezanın süresine bakılarak yapılamaz. Suçun türü, suç tarihi, tekerrür derecesi, birden fazla cezanın toplanması ve lehe kanun değerlendirmesi sonucu değiştirebilir. İnfaz mevzuatının genel yapısı için Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun sayfamızdan yararlanabilirsiniz.
3. Denetimli Serbestlik Tedbiri Gündeme Gelir
TCK m.58 uyarınca mükerrir hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Tedbirin kapsamı ve süresi somut hüküm, infaz mevzuatı ve infaz hâkimliğinin değerlendirmesine göre belirlenir.
İkinci Kez Tekerrür Nedir?
İkinci kez tekerrür; kişinin tekerrür hükümleri uygulanan bir mahkûmiyetinden sonra, gerekli koşullar altında yeniden suç işlemesi ve yeni hükümde ikinci defa mükerrir olduğunun belirlenmesidir. Bunun için yalnızca adli sicilde birden fazla mahkûmiyet bulunması yeterli değildir. Mahkûmiyetlerin kesinleşme ve suç tarihleri zincir hâlinde incelenmelidir.
İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hususu mahkeme kararında açıkça gösterilmelidir.
İkinci Kez Mükerrirler İçin 4/4 Kuralı Devam Ediyor mu?
Hayır; eski kaynaklardaki “ikinci kez mükerrir koşullu salıverilmeden yararlanamaz ve cezanın tamamını cezaevinde geçirir” bilgisi güncel değildir.
4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesi değiştirildi. İkinci defa tekerrür hâlinde de koşullu salıverilme imkânı getirildi. Süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı kural olarak dörtte üçtür.
Değişikliğin resmî metni 4 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete’de ve 7550 sayılı Kanun metninde görülebilir.
Önemli: Dörtte üç oranı, cezanın her somut olayda basitçe bu oranla çarpılacağı anlamına gelmez. Suç tarihi, suçun türü, geçici maddeler, mahsup edilen süreler ve birden fazla ilamın bulunması gerçek tahliye hesabını değiştirebilir.
Tekerrür Hükmüne Karşı Nasıl İtiraz Edilebilir?
Tekerrür koşulları oluşmadığı hâlde mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmesi, hükümlünün infaz süresini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle gerekçeli kararda tekerrüre esas gösterilen ilam şu yönlerden kontrol edilmelidir:
- Önceki suçun ve yeni suçun işlenme tarihleri,
- Önceki hükmün kesinleşme tarihi,
- Önceki cezanın infaz tarihi ve miktarı,
- Suçların kasıtlı mı taksirli mi olduğu,
- Önceki suç işlendiğinde failin 18 yaşını doldurup doldurmadığı,
- Kanundaki 3 veya 5 yıllık sürenin dolup dolmadığı,
- İkinci kez tekerrür için gerekli mahkûmiyet zincirinin kurulup kurulmadığı.
Tekerrürün iddianamede ileri sürülmemesine rağmen hüküm aşamasında uygulanması, sanığın ek savunma hakkı bakımından da değerlendirilmelidir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerine 5271 sayılı CMK tam metni üzerinden ulaşabilirsiniz.
Hüküm henüz kesinleşmemişse somut duruma göre istinaf veya temyiz yolunda hukuka aykırılık ileri sürülebilir. İstinaf süreci hakkında Bölge Adliye Mahkemesi ve istinaf rehberimizi inceleyebilirsiniz. Kesinleşmeden sonra ortaya çıkan infaz uyuşmazlıklarında ise başvurulacak yol dosyanın aşamasına göre ayrıca belirlenmelidir.
Tekerrür ve İnfaz Hesabınızı Değerlendirelim
Kesinleşme şerhi, adli sicil kaydı, gerekçeli karar ve müddetname birlikte incelenmeden güvenilir bir infaz hesabı yapılamaz. Dosyanıza özgü hukuki değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Tekerrür İncelemesinde Kullanılacak Belgeler
Dosyaya özgü sağlıklı bir değerlendirme için genellikle aşağıdaki belgeler gereklidir:
- Önceki ve sonraki dosyalara ait gerekçeli kararlar,
- Kesinleşme şerhleri,
- Güncel adli sicil ve arşiv kaydı,
- Önceki cezanın infaz edildiğini gösteren belgeler,
- Varsa müddetname ve toplama kararı,
- İnfaz savcılığı veya infaz hâkimliği kararları.
Yalnızca UYAP ekranında veya adli sicil belgesinde görünen kısa bilgilerle kesin tahliye tarihi hesaplanması hatalı sonuç doğurabilir.
Sonuç
Suçta tekerrür değerlendirmesinin merkezinde üç tarih bulunur: önceki suçun işlendiği tarih, önceki hükmün kesinleşme tarihi ve yeni suçun işlendiği tarih. Önceki ceza infaz edilmişse bunlara infaz tarihi de eklenir.
Tekerrür, kural olarak yeni suç için belirlenen ceza miktarını otomatik olarak artırmaz; seçenek yaptırımın seçimini ve cezanın infaz rejimini etkiler. Özellikle ikinci kez mükerrirler bakımından 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik dikkate alınmalı, eski “koşullu salıverilme yoktur” bilgisine dayanılarak hesap yapılmamalıdır.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her dosyanın suç tarihi, kesinleşme durumu ve infaz kayıtları farklı olduğundan somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.