İş mahkemesi; işçi ile işveren veya işveren vekili arasında iş ilişkisi nedeniyle doğan hukuk uyuşmazlıklarına, kanunda belirtilen sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına ve özel olarak kendi görevine bırakılan diğer dava ve işlere bakan ihtisas mahkemesidir. Kıdem ve ihbar tazminatı, ücret ve fazla çalışma alacağı, işe iade, hizmet tespiti ile iş kazasından doğan tazminat talepleri bu alanın başlıca örnekleridir. Buna karşılık her çalışma ilişkisi iş mahkemesine gitmez: kamu görevlisinin statüsünden doğan uyuşmazlık, bağımsız yüklenicinin eser sözleşmesi alacağı veya iş kazasına ilişkin ceza yargılaması başka bir yargı kolu ya da mahkemenin görevinde olabilir.
Görevli mahkemenin belirlenmesinde tarafların kullandığı “danışman”, “freelance”, “müdür” veya “taşeron” gibi unvanlardan çok ilişkinin gerçek niteliği önem taşır. Çalışmanın bağımlılık içinde görülüp görülmediği, ücretin niteliği, talebin hangi kanuna dayandığı ve davanın tarafları birlikte incelenmelidir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, görev, yetki ve yargılama usulünün temel çerçevesini düzenler.
İş Mahkemesi Nedir? Kuruluş Amacı ve Önemi
İş mahkemeleri, adli yargı içinde tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde kurulan uzmanlık mahkemeleridir; ayrı bir yargı kolu değildir. İş mahkemesi kurulmamış bir yerde bu kapsamdaki dava ve işler, görevlendirilen asliye hukuk mahkemesince iş mahkemesi sıfatıyla görülür.
Uzmanlaşmanın amacı, çalışma ilişkisine özgü kanunların, toplu ve bireysel iş sözleşmelerinin ve sosyal güvenlik kurallarının birlikte uygulanabilmesini sağlamaktır. İşçinin korunması ilkesi önemlidir; ancak mahkeme her dosyada tarafların iddia ve savunmalarını, ispat yükünü, sunulan delilleri ve emredici hükümleri ayrı ayrı değerlendirir. İş mahkemesine başvurmak, talebin kendiliğinden kabul edileceği anlamına gelmez.
İş Mahkemelerinde Yargılama Usulü Nedir? Basit Yargılama Nedir?
İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. Dilekçeler kural olarak dava ve cevap dilekçesinden oluşur. Tarafların dayandıkları vakıaları somutlaştırması, ellerindeki belgeleri dilekçelerine eklemesi ve başka yerden getirilecek delillerin bulunabilmesini sağlayacak bilgileri vermesi gerekir. “Basit” ifadesi, davanın mutlaka tek celsede biteceği veya teknik inceleme yapılmayacağı anlamına gelmez. Tanık dinlenmesi, kayıtların getirtilmesi, bilirkişi hesabı ve sağlık kurulu incelemesi dosyanın niteliğine göre gündeme gelebilir.
Birden fazla alacak aynı davada isteniyorsa her talep bakımından vakıalar, ispat yükü, zamanaşımı ve hesap dönemi ayrı değerlendirilir. Ücret bordrosu, banka kaydı, puantaj, vardiya çizelgesi, özlük dosyası, fesih bildirimi, ihtar, işyeri yazışmaları ve tanık anlatımları dosyaya göre önem kazanabilir. Hukuka aykırı yöntemle elde edilen bir kaydın kullanılabilirliği ise ayrıca değerlendirilmelidir.
İş Mahkemesi Hangi Kanuna Göre Karar Verir?
Uygulanacak hukuk yalnız 4857 sayılı İş Kanunu ile sınırlı değildir. Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemiadamları, Basın İş Kanunu kapsamındaki gazeteciler ve Türk Borçlar Kanunu'ndaki hizmet sözleşmesine tabi çalışanlar da 7036 sayılı Kanunun görev düzenlemesinde yer alır. Uyuşmazlığın türüne göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, toplu iş sözleşmesi ve bireysel iş sözleşmesi uygulanabilir.
Yargılama usulünde 7036 sayılı Kanunun yanında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu esas alınır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları da kanun hükümlerinin somut olaya uygulanmasında önem taşır. Bir sözleşme hükmü emredici iş hukuku kurallarına aykırıysa yalnız sözleşmede yazılı olması o hükmü geçerli hâle getirmez.
İş Mahkemesi Hangi Davalara Bakar? Görev Alanındaki Uyuşmazlıklar
7036 sayılı Kanunun 5. maddesine göre iş mahkemeleri üç ana gruptaki dava ve işlere bakar: İşçi ile işveren veya işveren vekili arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden ya da kanundan doğan hukuk uyuşmazlıkları; kanundaki istisnalar dışında SGK veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatı uyuşmazlıkları; diğer kanunların açıkça iş mahkemesine bıraktığı işler.
| Uyuşmazlık grubu | Tipik örnek | İlk usul kontrolü |
|---|---|---|
| İşçilik alacağı ve tazminatı | Ücret, fazla çalışma, kıdem veya ihbar tazminatı | Kural olarak dava şartı arabuluculuk |
| İşe iade | Geçersiz fesih iddiası | Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvuru |
| Sosyal güvenlik | Hizmet tespiti, sigortalılık veya bazı SGK işlemleri | Davanın türüne göre SGK'ye ön başvuru ve taraf teşkili |
| İş kazası ve meslek hastalığı | Maddi ve manevi tazminat, rücu veya tespit | Dava şartı arabuluculuk istisnası ve görevli yargı ayrımı |
İşçi ve İşveren Arasındaki Alacak Davaları
İş sözleşmesi devam ederken veya sona erdikten sonra ödenmediği ileri sürülen ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, prim ve ikramiye gibi alacaklar iş mahkemesinde talep edilebilir. İşveren de iş ilişkisine dayanan ve kanunun görev kapsamına aldığı bir alacak ya da tazminat talebiyle iş mahkemesine başvurabilir. Her kalemin hak kazanma ve ispat koşulları farklı olduğundan, bütün talepleri tek bir genel hesap üzerinden değerlendirmek doğru değildir.
Kıdem ve İhbar Tazminatı Davaları
Kıdem tazminatında en az bir yıllık kıdem tek başına yeterli değildir; iş sözleşmesinin kanunda kıdem tazminatına hak kazandıran bir nedenle sona ermesi de gerekir. İhbar tazminatında ise belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim süresine uyulmadan feshedilip feshedilmediği ve derhâl fesih için haklı neden bulunup bulunmadığı incelenir. Ayrıntılı hesap ve sona erme nedenleri için kıdem tazminatı hesaplama içeriği ayrıca incelenebilir.
| İşçinin kıdemi | Asgari bildirim süresi |
|---|---|
| 6 aydan az | 2 hafta |
| 6 ay–1,5 yıl | 4 hafta |
| 1,5–3 yıl | 6 hafta |
| 3 yıldan fazla | 8 hafta |
Bu süreler 4857 sayılı Kanundaki asgari bildirim süreleridir. Sözleşme veya toplu iş sözleşmesiyle artırılmış süreler, fesih türü ve tarafların hukuki durumu ayrıca incelenir.
Fazla Mesai, UBGT ve Yıllık İzin Ücreti Alacakları
Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil çalışmalarının ispatında işyeri kayıtları ile tanık anlatımları birlikte değerlendirilebilir. İmzalı ve ihtirazi kayıtsız bordronun etkisi, ödemenin banka yoluyla yapılıp yapılmadığı ve bordronun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı somut dosyaya göre ele alınır. Yıllık izin kullandırıldığını ispat yükü kural olarak işverendedir; izin ücreti ise kullanılmayan izin bakımından iş sözleşmesinin sona ermesiyle muaccel olur. Talep kalemlerinin ayrıntılı kapsamı işçilik alacakları davası sayfasında ele alınmıştır.
İşe İade Davaları ve Başvuru Şartları
İşe iade yolu her fesihte uygulanmaz. İş Kanunu kapsamındaki iş güvencesinden yararlanabilmek için belirsiz süreli iş sözleşmesi, en az altı aylık kıdem ve işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplam en az otuz işçi gibi koşullar aranır; işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili gibi kanuni istisnalar da ayrıca değerlendirilir.
İşçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılabilir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. İşe iadenin koşulları, sonuçları ve işe başlama başvurusu için işe iade davası rehberine bakılabilir.
Hizmet Tespit Davası: Sigortasız Çalıştırılan İşçinin Hakları Nelerdir?
Hizmet tespiti davası, Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespitine yöneliktir. Bu dava sıradan bir işçilik alacağı davasıyla aynı değildir; sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni boyutu vardır. İşveren aleyhine hizmet akdine tabi zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istendiğinde dava SGK'ye resen ihbar edilir. Bu davalarda çalışma olgusunu gösterebilecek işyeri kayıtları, bordro ve banka hareketleri, komşu işyeri kayıtları, kamu kurumu kayıtları ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilebilir.
5510 sayılı Kanundaki süre ve özel koşullar dosyanın dönemine göre kontrol edilmelidir. Ücretin gerçek tutarının tespiti ile hizmet günlerinin tespiti aynı hukuki mesele değildir. Konunun kapsamı hizmet tespit davası sayfasında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı Nedeniyle Maddi-Manevi Tazminat Davaları
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işverene yöneltilen maddi ve manevi tazminat talepleri iş mahkemesinde görülebilir. Maddi tazminat hesabında kusur, iş göremezlik oranı, gelir, olay tarihi ve SGK tarafından karşılanan ödemeler gibi unsurlar önem taşır. Yakınların destekten yoksun kalma veya manevi tazminat talepleri de somut olayın koşullarına göre gündeme gelebilir.
Bu hukuk davası, olay nedeniyle yürütülebilecek ceza soruşturması ve kovuşturmasından ayrıdır. İş güvenliği ihlaline ilişkin idari yaptırımlar da ayrıca değerlendirilir. 7036 sayılı Kanuna göre iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabulucuya başvuru dava şartı değildir; taraflar isterlerse ihtiyari arabuluculuğu değerlendirebilir.
İş Mahkemesinin Görevine Girmeyen Uyuşmazlıklar
Çalışma veya hizmetle bağlantılı görünen her uyuşmazlık iş mahkemesinde açılmaz. Görev, kamu düzenindendir ve mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden incelenebilir.
| Uyuşmazlık | Kural olarak değerlendirilecek merci | Ayrımın nedeni |
|---|---|---|
| Memur veya diğer kamu görevlisinin statü, atama ve disiplin işlemi | İdari yargı | Uyuşmazlık iş sözleşmesinden değil kamu hukuku statüsünden doğar. |
| Bağımsız yüklenicinin eser sözleşmesi alacağı | Taraflara ve işin niteliğine göre hukuk, tüketici veya ticaret mahkemesi | Bağımlı hizmet ilişkisi bulunmayabilir. |
| İş kazası nedeniyle suç isnadı | Ceza mahkemesi | Ceza sorumluluğu ile tazminat sorumluluğu farklıdır. |
| İş mevzuatına dayalı idari para cezasının iptali | Özel kanundaki başvuru yoluna göre ilgili merci | 7036 sayılı Kanun, idari para cezalarına itirazları genel görev kuralının dışında tutar. |
| Şirket ortağının yalnız ortaklık sıfatından doğan alacağı | Çoğunlukla ticaret mahkemesi | Talep iş ilişkisine değil şirketler hukukuna dayanır. |
Aynı kişi hem şirket ortağı hem çalışan olabilir. Bu durumda talebin ortaklık ilişkisinden mi, hizmet sözleşmesinden mi doğduğu ayrı ayrı belirlenir. Benzer şekilde sözleşmede “danışmanlık” yazması tek başına kesin değildir; fiilî çalışma düzeni bağımlı hizmet ilişkisini gösteriyorsa görev değerlendirmesi buna göre yapılabilir.
İş Davası Açmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Dava açılmadan önce talebin dayanağı, görevli ve yetkili mahkeme, arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, taraf sıfatı, süreler ve deliller birlikte kontrol edilmelidir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisi, işyeri devri, organik bağ veya birlikte istihdam iddiası varsa doğru kişilerin sürece dahil edilmesi ayrıca önem taşır.
- İş sözleşmesi, fesih bildirimi, ihtarlar ve arabuluculuk son tutanağı kronolojik olarak sıralanmalıdır.
- Bordro, banka hareketi, puantaj, vardiya, izin, prim ve performans kayıtları talep kalemleriyle eşleştirilmelidir.
- Her alacağın dönemi, muacceliyet tarihi ve zamanaşımı ayrı hesaplanmalıdır.
- Şirket unvanı, işveren değişiklikleri, ticaret sicili ve SGK işyeri bilgileri kontrol edilmelidir.
- Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin koşulları, talebin hesaplanabilirliği üzerinden değerlendirilmelidir.
İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvuru dava şartıdır. 1 Eylül 2023'ten itibaren bu alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kapsamdadır. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren başvuruyu üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla bir hafta uzatılabilir.
Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro bulunmayan yerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğü işlemleri yürütür. Başvuru yapılırken yalnız “işçilik alacakları” biçiminde genel ifade kullanmak yerine uyuşmazlık konusu ve talep kalemlerinin doğru belirlenmesi, sonraki dava bakımından riskleri azaltır.
Arabuluculuk Anlaşmazlık Tutanağı ve Dava Şartı
Anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir. Belge eklenmemişse mahkeme, davacıya bir haftalık kesin süre verir; eksiklik tamamlanmazsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açılmışsa ayrıca süre verilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret gündeme gelir.
Anlaşma belgesinin kapsamı da önemlidir. Hangi alacağın, hangi dönem ve tutar üzerinden çözüldüğü; ödeme tarihi, taksitler ve temerrüt sonucu açık yazılmalıdır. Usulüne uygun anlaşma belgesinin icra edilebilirliği, belgeyi kimlerin imzaladığına ve kanundaki koşullara göre değerlendirilir.
Hangi İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Yoktur?
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Hizmet tespiti davası da sosyal güvenlik hakkının kamu düzenine ilişkin niteliği nedeniyle işçi-işveren alacağı için öngörülen dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Bununla birlikte aynı olayda ücret veya tazminat gibi farklı talepler varsa her talebin arabuluculuk şartı ayrıca incelenmelidir.
SGK Uyuşmazlıklarında Kuruma Ön Başvuru Gerekir mi?
Hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda SGK aleyhine dava açmadan önce Kuruma başvuru kural olarak zorunludur. Kurumun başvuruyu altmış gün içinde cevaplamaması talebin reddi sayılır. Kuruma başvuru ile dava şartı arabuluculuk aynı kurum değildir; uyuşmazlığın türüne göre hangisinin gerekli olduğu ayrı belirlenmelidir.
İş Mahkemesinde Yetkili Mahkeme Neresidir? Nerede Dava Açılır?
Görev, hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemenin davayı göreceğini ifade eder. İş davasında davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir.
İş kazasından doğan tazminat davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Kanunun yetki kurallarına aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. Dosyada yabancılık unsuru, birden fazla işyeri veya uzaktan çalışma varsa ayrıca milletlerarası ve genel yetki kuralları değerlendirilmelidir.
İş uyuşmazlığında yol haritası dosyaya göre değişir. Fesih tarihi, talep kalemleri, arabuluculuk kapsamı ve deliller birlikte incelenmeden dava yolu seçilmesi süre veya görev hatasına yol açabilir.
Dosyanızın ön değerlendirmesi için WhatsApp üzerinden yazabilir, +90 540 571 06 30 numarasını arayabilir veya iletişim formunu kullanabilirsiniz.
İş Hukukunda Zamanaşımı Süreleri 2026
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı değildir. Zamanaşımı, usulüne uygun ileri sürülmesi gereken bir defidir; hak düşürücü süre ise mahkemece kendiliğinden dikkate alınabilir. Ayrıca arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Talebin doğum tarihi ile kanun değişikliklerine ilişkin geçiş hükümleri incelenmeden yalnız genel bir süre tablosuna dayanılmamalıdır.
| Alacak veya dava türü | Genel süre bilgisi | Önemli ayrım |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | 5 yıl | Fesih ve geçiş tarihi kontrol edilmelidir. |
| İhbar tazminatı | 5 yıl | İş sözleşmesinin sona erme tarihi önemlidir. |
| Kötüniyet ve eşit davranmama tazminatları | 5 yıl | Talebin hukuki niteliği doğru kurulmalıdır. |
| Yıllık izin ücreti | 5 yıl | Sözleşmenin sona ermesiyle muaccel olur. |
| Ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve UBGT alacağı | 5 yıl | Her ücret dönemi ayrı muaccel olur. |
| İş kazası nedeniyle tazminat | Talebin hukuki dayanağına göre belirlenir | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi, sözleşme/haksız fiil dayanağı ve ceza zamanaşımı etkisi birlikte incelenebilir. |
Tablodaki süreler genel çerçeveyi gösterir. Kısmi ödeme, borcun ikrarı, arabuluculuk başvurusu, ıslah veya talep artırımı gibi işlemler dosyanın zamanaşımı değerlendirmesini etkileyebilir. Hizmet tespiti, işe iade ve sendikal fesih gibi davalarda özel hak düşürücü veya dava açma süreleri ayrıca uygulanır.
İşe İade Davası Açma Süresi ve Hak Düşürücü Süreler
İşe iade isteyen işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı; anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açmalıdır. Arabulucuya başvurmadan açılan davanın usulden reddi kesinleşirse, kesinleşen kararın resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilmesine ilişkin özel koruma hükmü bulunur. Yine de bu hükme güvenerek doğrudan dava açmak yerine süre içinde doğru başvurunun yapılması gerekir.
İş Mahkemesi Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz Yolu
İş mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu süresi, kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren işler. Kural olarak istinaf süresi iki haftadır. Temyiz imkânı kararın türüne ve yürürlükteki parasal sınıra bağlıdır; bazı iş davalarında kanun bölge adliye mahkemesi kararını kesin kabul eder. Özellikle işe iade davasında bölge adliye mahkemesi kararı kesindir. Her yıl değişebilen parasal sınırlar, karar ve başvuru tarihi esas alınarak güncel resmî metinden kontrol edilmelidir.
İş Mahkemesi Davalarında Uygulama Notları
İş mahkemesinde avukatla temsil zorunlu mudur?
Tarafların avukatla temsil edilmesi genel olarak zorunlu değildir. Bununla birlikte görev, arabuluculuk, hak düşürücü süre, zamanaşımı, talep türü ve delillerde yapılacak hata hak kaybına neden olabilir. Dosyanın değeri ve teknik niteliği gözetilerek hukuki destek ihtiyacı değerlendirilmelidir.
İstifa eden işçi iş mahkemesinde talepte bulunabilir mi?
“İstifa” başlıklı bir belge bütün talepleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşçinin iradesi, fesih nedeni, ücret ve çalışma koşulları, baskı iddiası ve belgenin düzenlenme şartları incelenir. İşçinin haklı nedenle feshi veya kanunun kıdem tazminatı tanıdığı özel sona erme hâlleri varsa kıdem tazminatı gündeme gelebilir; ihbar tazminatı bakımından farklı sonuç doğabilir.
İş davası ne kadar sürer?
Her iş davası için güvenilir tek bir sonuçlanma süresi verilemez. Taraf sayısı, tebligat, tanıklar, bilirkişi, kurum kayıtları, sağlık incelemesi ve kanun yolu aşamaları süreyi etkiler. Süre tahmini yerine, dosyada hangi delillerin toplanacağı ve hangi usul aşamalarının bulunduğu değerlendirilmelidir.
İşçi mi yoksa bağımsız çalışan mı olduğum nasıl belirlenir?
Sözleşmenin adı tek başına belirleyici değildir. Çalışma saatlerinin ve yerinin kim tarafından belirlendiği, talimat ve denetim, iş organizasyonuna dahil olma, ekonomik risk, ekipman, ücretin düzeni ve kişinin işi başkasına gördürme imkânı birlikte incelenir. Sonuç, görevli mahkemeyi ve uygulanacak hakları değiştirebilir.
Arabuluculukta anlaşılırsa aynı konuda dava açılabilir mi?
Tarafların üzerinde anlaştıkları hususlar hakkında kural olarak dava açılamaz. Bu nedenle anlaşma metninin hangi alacak ve dönemleri kapsadığı açık olmalıdır. Belirsiz veya aşırı geniş ibarelerin sonucu, imza ve icra edilebilirlik koşulları somut belge üzerinden değerlendirilmelidir.
Yanlış mahkemede dava açılırsa ne olur?
Mahkeme görevli olmadığı sonucuna varırsa görevsizlik kararı verir. Karar kesinleştikten sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için kanundaki süre içinde talepte bulunulmalıdır; dosya kendiliğinden gönderilmez. Sürenin kaçırılması davanın açılmamış sayılması sonucunu doğurabileceğinden görev ayrımı dava öncesinde yapılmalıdır.