Türkiye sınırları içerisinde yasal kalış hakkı bulunmayan veya kamu düzeni açısından risk oluşturan yabancılar hakkında uygulanan hukuki yaptırımların en ağırı ve kişi hürriyetini doğrudan etkileyeni idari gözetim uygulamasıdır. Özgürlüğün kısıtlanması anlamına gelen bu süreç, yabancılar ve aileleri için oldukça yıpratıcı bir dönemi ifade eder. Bu kapsamlı makalede, idari gözetim kararı nedir, kimler hakkında verilir, idari gözetim kararına itiraz süreçleri nasıl işler ve alternatif tedbirler nelerdir gibi kritik soruları 2026 yılı güncel mevzuatı ışığında tüm detaylarıyla ele alacağız.
İdari Gözetim Kararı Nedir?
Egemen her devlet, kendi sınırları içerisinde kimlerin bulunacağına karar verme ve ülke güvenliğini tehdit eden unsurları sınırları dışına çıkarma hakkına mutlak surette sahiptir. İdari gözetim kararı tam da bu egemenliğini koruma ilkesinin bir yansıması olarak karşımıza çıkar. Hakkında sınır dışı etme kararı verilmiş olan yabancıların, sınır dışı işlemleri tamamen sonuçlanıncaya ve ülkeden fiziken ayrılıncaya kadar güvenli bir tesiste zorunlu olarak tutulmalarını sağlayan resmi bir idari işlemdir.
Kural olarak hakkında sınır dışı kararı alınan bir yabancıya ülkeyi gönüllü olarak terk etmesi için belirli bir süre verilir ve bu işleme hukuk dilinde terke davet adı verilir. Ancak yasa koyucu bazı istisnai durumlarda yabancıya ülkeyi terk etmesi için süre tanımaz ve kişiyi doğrudan idari gözetim altına alır. Süresi içinde Türkiye sınırlarını terk etmeyen yabancılar da aynı şekilde idari gözetim altına alınarak zorla sınır dışı sürecine tabi tutulurlar.
Kanun maddeleri gereğince bazı kişiler kesinlikle ülkeyi terke davet edilmez ve kendilerine gönüllü çıkış süresi uygulanmaz. Bu kişiler doğrudan geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altında tutularak gözetim süresinin sonunda kolluk kuvvetleri nezaretinde sınır dışı edilirler. Bu istisnai grupta yer alanlar Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 54. maddesine göre şunlardır:
- Kaçma ve kaybolma riski taşıdığına dair somut şüpheler barındıran kişiler.
- Ülkeye yasal giriş veya ülkeden yasal çıkış kurallarını ihlal eden yabancılar.
- Resmi makamlara sunulan evraklarda sahte belge kullananlar.
- Asılsız bilgi ve belgelerle ikamet izni almaya çalışanlar veya bu yolla ikamet izni aldığı sonradan tespit edilenler.
- Kamu düzeni, kamu güvenliği veya genel halk sağlığı açısından açık bir tehdit oluşturan şahıslar.
İdari Gözetim Kararını Kim Verir?
Yabancılar hukukunda yabancıların ülkedeki varlıklarına ilişkin idari tasarrufların büyük bir kısmı İçişleri Bakanlığı şemsiyesi altında yürütülmektedir. İdari gözetim kararı da doğrudan doğruya illerdeki en yüksek mülki amir olan valilikler veya valiliklere bağlı olarak faaliyet gösteren İl Göç İdaresi Müdürlükleri tarafından tesis edilmektedir.
İçişleri Bakanlığı yetkili birimleri aracılığıyla devletin egemenlik haklarını kullanarak ülkede bulunması sakıncalı görülen kişileri belirleme yetkisine haizdir. Bu yetki kullanılırken idari makamlar, yabancının hukuki ve fiili durumunu inceler, kişinin neden sınır dışı edildiğini ve sınır dışı edilene kadar serbest bırakılmasının yaratacağı riskleri değerlendirir. İdare makamlarının bu kararı alırken tamamen keyfi davranamayacağı, mutlaka kanuni bir gerekçeye dayanmak zorunda olduğu unutulmamalıdır. Eylem ve işlemlerde yasal çerçevenin dışına çıkılması, kararın iptali için temel hukuki zemini oluşturur.
Sınır Dışı Edilecekler Hakkında Neden İdari Gözetim Kararı Verilir?
Sınır dışı etme kararı alınan her yabancı hakkında mutlak surette idari gözetim kararı uygulanmaz. Bir kişinin en temel insan hakkı olan hürriyetinden yoksun bırakılabilmesi için kanunda açıkça sayılan ağır şartlardan en az birinin somut olayda gerçekleşmiş olması aranır. Valilik makamı tarafından idari gözetim kararı alınmasının temel nedenlerini detaylandırmak gerekirse şu hususlar öne çıkar:
İlk olarak kaçma ve kaybolma riskinin bulunması durumu uygulamada en sık karşılaşılan idari gözetim gerekçesidir. Yabancının sabit bir ikametgah adresinin olmaması, kolluk kuvvetlerince yakalandığı sırada gizlenmeye veya kaçmaya çalışması, daha önce de yasadışı yollarla ülkede kalmaya çalıştığının resmi kayıtlarla tespit edilmesi bu riski doğuran temel unsurlardır.
İkinci olarak Türkiye sınırlarına giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler bu kapsama dahil edilir. Sınır kapıları haricindeki dağlık alanlar veya deniz yolu gibi kaçak yollarla ülkeye girenler yahut yine yasadışı yollarla başka bir Avrupa ülkesine geçmeye çalışırken sınır boylarında yakalananlar doğrudan idari gözetime tabi tutulurlar.
Üçüncü neden ise sahte ya da asılsız belge kullanmaktır. Bu eylem devleti ve resmi kurumları yanıltmaya yönelik ağır bir ihlal olarak değerlendirilir. Sahte pasaport ibraz edenler, sahte kira sözleşmesi ile adres kaydı yaptıranlar veya sahte sağlık sigortası poliçesi sunanlar bu ağır ihlal kapsamında idari gözetim altına alınır.
Dördüncü olarak kabul edilebilir geçerli bir mazereti olmaksızın Türkiye sınırlarından çıkmaları için tanınan sürede çıkış yapmayanlar idari gözetim altına alınırlar. Devletin kişiye tanıdığı iyi niyetli terke davet kurumunu suiistimal eden bu kişiler, kendilerine verilen on beş ila otuz gün arasındaki sürede ülkeyi terk etmedikleri takdirde yakalandıkları an geri gönderme merkezine sevk edilirler.
Son olarak kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar kategorisi oldukça geniş ve hassas bir değerlendirme alanıdır. Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu istihbarat birimlerince değerlendirilenler, toplum infiali yaratan ciddi adli suçlara karışanlar veya bulaşıcı ağır salgın hastalık taşıyanlar bu kapsamda derhal toplumdan izole edilerek idari gözetim altına alınır.
| Durum Tespiti | İdarenin Uyguladığı Prosedür | Sonuç ve Yaptırım |
|---|---|---|
| Vize süresi bitmiş ancak kaçma şüphesi veya suçu yok | Terke Davet İşlemi | 15 ile 30 gün arası ülkeyi gönüllü terk etme süresi verilir. |
| Kaçak yollarla ülkeye giriş yaparken yakalanma | Doğrudan İdari Gözetim Kararı | Geri Gönderme Merkezine sevk edilir ve zorla sınır dışı uygulanır. |
| Terke davet süresi içinde ülkeyi terk etmeme | İdari Gözetim Kararına Çevirme | Yakalandığı an hürriyeti kısıtlanarak GGM tesislerine yerleştirilir. |
| Kamu düzeni veya güvenliği açısından ağır tehdit | Doğrudan İdari Gözetim Kararı | En üst düzey güvenlik önlemleriyle merkezde tutulur, dava süreçleri beklenir. |
İdari Gözetim Kararının Sonuçları Nelerdir?
Hakkında idari gözetim kararı tesis edilen yabancının en temel anayasal hakkı olan özgürlüğü kısıtlanır ve kişi serbest dolaşım hakkını tamamen kaybeder. Haklarında idari gözetim kararı alınanlar derhal devlet gözetimindeki geri gönderme merkezlerine sevk edilerek haklarındaki sınır dışı işlemleri tamamlanana veya ülkelerine iade işlemleri sonuçlanana kadar buralarda zorunlu ikamete tabi tutulurlar.
Belirli bir sürenin sonunda idari makamlar tarafından bu kişiler hakkında ya zorla sınır dışı edilme işlemi fiilen gerçekleştirilir ya da durumlarındaki değişiklik sebebiyle idari gözetim kaldırılarak ülkeye yasal olarak kabul edilmek üzere gerekli evrak işlemleri başlatılır.
Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi yasa gereği altı ayı geçemez. Bu kural temel insan haklarının korunması adına getirilmiş katı bir süredir. Ancak bu katı sürenin istisnaları mevcuttur. Sınır dışı etme işlemlerinin bizzat yabancının idareyle iş birliği yapmaması, kimliğini saklaması veya kendi ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermekten imtina etmesi nedeniyle öngörülen sürede tamamlanamaması halinde valilik makamının onayı ile bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir.
İdari gözetimin devamında hukuki veya fiili bir zaruret olup olmadığı kararı veren valilik makamı tarafından her ay düzenli olarak resen değerlendirilir. Yapılan bu incelemeler neticesinde şartların iyileştiği veya gözetimin gereksiz hale geldiği tespit edilirse aylık periyot olan otuz günlük süre beklenilmeksizin derhal tahliye işlemleri başlatılarak yabancı serbest bırakılabilir.
İdari Gözetim Kararına Alternatif Tedbirler Nelerdir?
Modern hukuk sistemleri kişi hürriyetini asıl kural, bu hürriyetin kısıtlanmasını ise en son başvurulacak istisna olarak kabul eder. Bu hukuki bağlamda haklarında sınır dışı kararı verilmiş olunup da hürriyetlerinin tamamen kısıtlanarak idari gözetim altına alınmalarını gerektirecek ağırlıkta bir durum olmayan yabancılar için alternatif tedbirler öngörülmüştür.
Eğer somut olayda yabancının kaçma veya kaybolma şüphesi yoksa, sabit bir adresi bulunuyorsa ve kamu düzeni açısından yüksek bir tehdit oluşturmuyorsa kişiye idari gözetim uygulamak yerine dışarıda yerine getireceği bazı alternatif tedbirler uygulanarak sınır dışı edilme kararının uygulanması sağlanmış olunur.
İlgili Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu maddelerinde sayılan yabancılara ya da halihazırda idari gözetim altında olup da idari gözetimi sonlandırılan yabancılara aşağıdaki idari gözetime alternatif yükümlülükler tek başına veya birkaçı bir arada olacak şekilde getirilebilir.
| Alternatif Tedbir Türü | Uygulama Şekli ve Kapsamı |
|---|---|
| Belirli Adreste İkamet Etme | Yabancının idareye bildirdiği kayıtlı adresinden izinsiz ayrılmaması ve tebligatlara açık olması zorunluluğudur. |
| Bildirimde Bulunma | Yabancının haftanın veya ayın idarece belirlenen günlerinde en yakın emniyet birimine veya göç idaresine giderek imza atmasıdır. |
| Aile Temelli Geri Dönüş | Yabancının Türkiye’deki veya hedef ülkedeki aile bireylerinin desteğiyle gönüllü olarak ülkesine dönmesini teşvik eden programdır. |
| Geri Dönüş Danışmanlığı | Sınır dışı edilecek kişiye ülkesine uyum sağlaması ve hukuki süreçleri anlaması için verilen profesyonel rehberlik hizmetidir. |
| Kamu Yararına Hizmet | Yabancının devlet gözetiminde gönüllülük esasıyla kamu kurumlarında ücretsiz görev alarak sürecini dışarıda geçirmesidir. |
| Teminat | Yabancının veya yasal bir yakınının belirlenen yüksek miktarda meblağı devlete nakdi güvence olarak yatırması işlemidir. |
| Elektronik İzleme | Kişinin ayak bileğine takılan özel cihaz ile konumunun uydu üzerinden anlık olarak emniyet birimlerince takip edilmesidir. |
Yabancıya belirtilen idari gözetime alternatif yükümlülüklerden bir veya bir kaçının aynı anda getirilmesi durumunda bu alternatif tedbirlerin uygulanma süresi hiçbir halükarda toplam yirmi dört ayı geçemez. Yasa koyucu burada da sınırsız bir yükümlülük öngörmemiştir.
Ancak idare tarafından büyük bir iyi niyetle tesis edilen idari gözetime alternatif tedbirlere uymayan yabancılar, örneğin bildirim günlerinde imza atmaya gitmeyenler veya elektronik izleme cihazını tahrip edenler idarenin kararıyla derhal yakalanarak yeniden idari gözetim altına alınabilirler. Bu durumda kişi hakkındaki iyi hal indirimi niteliğindeki tüm haklar ortadan kalkar.
İdari Gözetim Süresi Nedir?
İdari gözetim süresi yabancının özgürlüğünden mahrum bırakıldığı toplam zaman dilimini ifade eder. Yabancılar hukukunda bu süre yasal olarak oldukça net ve katı sınırlara tabi tutulmuştur. İdarenin keyfi uygulamalarının önüne geçmek ve uluslararası insan hakları standartlarına uyum sağlamak maksadıyla belirlenen bu süreler temel kural olarak altı ay ile sınırlandırılmıştır.
Bu altı aylık temel sürenin uzatılması ancak çok istisnai ve doğrudan yabancının eylemlerinden kaynaklanan zorlayıcı sebeplerin varlığına bağlıdır. Yabancının kimliğini gizlemekte ısrar etmesi, menşei ülkesi hakkında sahte beyanlarda bulunması, vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluk yetkilileriyle mülakat yapmayı reddetmesi veya seyahat belgesi yahut pasaport temin sürecini bilinçli olarak yavaşlatması gibi durumlarda göç idaresi en fazla altı aylık ek bir uzatma kararı daha alabilir.
Toplam idari gözetim süresi uzatmalar dahil on iki ayı doldurduğunda idare ilgili yabancıyı sınır dışı edememiş olsa dahi derhal serbest bırakmak ve kişiye idari gözetime alternatif tedbirlerden uygun olanını uygulamak kanuni zorunluluğundadır.
Geri Gönderme Merkezi Nedir?
Kamuoyunda ve hukuki metinlerde sıklıkla karşımıza çıkan Geri Gönderme Merkezleri, hakkında idari gözetim kararı alınan yabancıların fiziken barındırıldıkları ve idari süreçlerinin yürütüldüğü resmi devlet tesisleridir. Bu merkezler yapıları itibarıyla birer cezaevi statüsünde kurumlar değildir. Burada tutulan kişiler bir suçtan ötürü hüküm giymiş mahkumlar değil, haklarında idari bir işlem uygulanan yabancılardır.
Ancak cezaevi olmamalarına rağmen bu tesisler oldukça katı güvenlik önlemleriyle yönetilirler. İdarenin tam kontrolü altında olan bu merkezlerde yabancıların dış dünya ile irtibatları sınırlandırılmıştır. Bununla birlikte merkezlerde tutulan yabancıların barınma, beslenme, havalandırma, acil ve temel sağlık hizmetleri gibi en temel insani ihtiyaçları devletin güvencesi altındadır ve ücretsiz olarak karşılanır.
Ayrıca bu merkezlerdeki kişilerin avukatlarıyla mesai saatleri içerisinde kesintisiz görüşme hakları, yasal temsilcileriyle bir araya gelme hakları ve kendi ülkelerinin konsolosluk yetkilileriyle iletişim kurma hakları anayasal güvence altındadır ve engellenemez.
Geri Gönderme Merkezleri Nerededir?
Türkiye genelinde her geçen gün artan düzensiz göç hareketliliğini etkin bir şekilde yönetebilmek amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından birçok stratejik ilde farklı kapasitelere sahip geri gönderme merkezleri inşa edilerek faaliyete geçirilmiştir. Özellikle sınır hattındaki illerde ve büyük metropollerde bu merkezlerin yoğunluğu ve yatak kapasiteleri dikkat çekmektedir.
İstanbul Bölgesi Geri Gönderme Merkezleri
İstanbul Türkiye’deki göçmen nüfusunun en yoğun olduğu metropol olması sebebiyle bünyesinde birden fazla ve yüksek kapasiteli merkez barındırmaktadır.
İstanbul Tuzla Geri Gönderme Merkezi Anadolu yakasında konumlanmış olup genellikle emniyet birimlerince şehir içinde veya havaalanlarında yakalanan yabancıların ilk sevk edildikleri yoğun tesislerden biridir. Yüksek barınma kapasitesine sahip olan bu merkez düzenli uçuşlarla yapılan sınır dışı işlemlerinin ana merkezlerinden biri konumundadır.
İstanbul Çatalca Binkılıç Geri Gönderme Merkezi Avrupa yakasının en uç noktalarından birinde yer alan ve geniş bir arazi üzerine kurulu olan bir diğer önemli tesistir. Özellikle Avrupa’ya kara yoluyla geçmeye çalışırken yakalanan düzensiz göçmenlerin barındırıldığı geniş kapasiteli ve yüksek güvenlikli bir yerleşkedir.
İstanbul Selimpaşa Geri Gönderme Merkezi yine Avrupa yakasında Silivri istikametinde faaliyet gösteren, özellikle kadın ve çocuklu ailelerin durumlarına uygun özel bölümler ihtiva eden önemli bir idari tesistir.
Diğer Büyükşehirlerdeki Merkezler
İstanbul haricinde Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde de devasa kapasitelere sahip merkezler bulunmaktadır. İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezi Ege bölgesindeki deniz yolu kaçakçılığı girişimlerinde yakalananların sevk edildiği ana merkezdir. Erzurum Aşkale Geri Gönderme Merkezi doğu sınırlarından giriş yapanların ilk toplandığı alanlardan biridir. Kayseri, Gaziantep ve Aydın gibi illerde bulunan merkezler de Türkiye’nin göç yönetim politikasının kilit taşlarını oluşturmaktadır.
İdari Gözetim Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?
İdari gözetim kararı kişi hürriyetini temelden bağlayan son derece ağır bir işlem olduğundan hukuk devleti ilkesi gereği bu karara karşı yargı yolu daima ve kayıtsız şartsız açıktır. Alınan gözetim kararı, gözetim süresinin uzatılması işlemi ve idare tarafından her ay düzenli olarak yapılan periyodik değerlendirmelerin sonuçları, hukuki ve fiili gerekçesiyle birlikte ilgili yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına yazılı olarak tebliğ edilir.
Aynı zamanda idari gözetim altına alınan kişi o an bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kurum yetkilileri tarafından kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, hukuki itiraz usulleri ve yasal başvuru süreleri hakkında kendi anlayacağı bir dilde ya da tercüman eşliğinde bilgilendirilmek zorundadır.
Sulh Ceza Hakimliğine Başvuru Süreci
İdari gözetim kararına karşı tek yetkili itiraz mercii Sulh Ceza Hakimlikleridir. İdari gözetim altına alınan kişi bizzat kendisi veya yasal temsilcisi ya da yabancılar hukuku alanında uzman avukatı aracılığıyla, idari gözetim kararına itiraz işlemin yapıldığı veya merkezin bulunduğu yerdeki yetkili sulh ceza hakimine itiraz başvurusunda bulunabilir.
Burada önemle altı çizilmesi gereken en kritik husus, sulh ceza hakimine yapılan itiraz başvurusunun idari gözetim işlemini otomatik olarak durdurmadığı gerçeğidir. Hakim tarafından kesin bir tahliye kararı verilene kadar yabancı merkezde tutulmaya devam edecektir.
İtiraz dilekçesinin doğrudan merkeze yani idareye verilmesi halinde, idare yetkilileri bu dilekçeyi bekletmeksizin ve hiçbir şekilde incelemeksizin yetkili sulh ceza hakimine derhal ulaştırmakla kanunen yükümlüdür.
Sulh ceza hakimi önüne gelen itiraz dosyasını esastan ve usulden inceler ve bu incelemeyi idari gözetimin hürriyeti kısıtlayıcı doğası gereği oldukça hızlı bir şekilde en geç beş gün içinde kesin olarak sonuçlandırır.
Sulh ceza hakiminin idari gözetimin devamına veya kararın kaldırılarak yabancının serbest bırakılmasına yönelik vereceği karar kesindir. Ancak kanun koyucu hak arama hürriyetini geniş tutarak yabancıya önemli bir hak daha tanımıştır. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı, değiştiği veya yeni delillerin ortaya çıktığı iddiasıyla, daha önce ret kararı alınmış olsa dahi yeniden sulh ceza hakimine başvurabilir. Bu itirazların sayısında yasal bir sınır yoktur.
İtiraz Sürecinde Adli Yardım Hakkı
İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretlerini karşılama imkanı bulunmayan ve maddi durumu son derece yetersiz olan kişilere sosyal devlet ilkesi gereği destek sağlanır. Bu kişilerin talepleri halinde barolar nezdindeki adli yardım kurulları aracılığıyla Avukatlık Kanunu hükümlerine göre ücretsiz avukatlık hizmeti tahsis edilir. Bu sayede hiçbir yabancının maddi imkansızlıklar nedeniyle savunmasız kalmaması amaçlanmıştır.
İdari Gözetim Kararı İtiraz Dilekçesi Örneği
İdari gözetim kararı itiraz dilekçesi alelade bir matbu evrak doldurma işlemi veya basit bir başvuru değildir. Hakimin çok kısa bir süre olan beş gün içinde dosyayı sadece evraklar üzerinden inceleyerek karar vereceği düşünüldüğünde, dilekçenin hukuki derinliği ve kalitesi doğrudan kişinin özgürlüğünü belirleyen temel faktördür.
Profesyonel bir itiraz dilekçesinde öncelikle itirazın yöneltildiği görevli ve yetkili Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği başlık olarak en üstte belirtilir. Akabinde idari gözetim altında tutulan yabancının tam kimlik bilgileri, pasaport veya yabancı kimlik numarası, uyruğu ve halihazırda fiilen tutulduğu geri gönderme merkezin açık adı yazılmalıdır. Eğer başvuru avukat aracılığıyla yapılıyorsa avukatın sicil bilgileri ve iletişim adresleri de eklenir.
Açıklamalar bölümü dilekçenin kalbidir. İdarenin aldığı gözetim kararının neden hukuka aykırı olduğu, kanunda sayılan kaçma ve kaybolma şüphesi gibi kriterlerin somut olayda neden gerçekleşmediği somut kanıtlarıyla hakime sunulmalıdır. Yabancının sabit bir yerleşim yeri olduğu elektrik faturası veya kira sözleşmesiyle, aile bağları evlilik cüzdanı veya nüfus kayıtlarıyla desteklenmelidir. Eğer yabancının merkez şartlarında kalmasını engelleyecek ağır bir sağlık sorunu varsa bu durumu kanıtlayan tıbbi epikriz raporları dilekçeye muhakkak eklenmelidir.
Sonuç ve istem bölümünde ise, anlatılan hukuki gerekçeler ışığında haksız ve mesnetsiz olan idari gözetim kararının derhal kaldırılarak yabancının serbest bırakılması veya mahkeme aksi kanaatte ise kişiye idari gözetime alternatif tedbirlerden uygun görülen birinin uygulanarak tahliyesine karar verilmesi talep edilir. Dilekçenin en altına tarih atılarak yabancı veya yetkili avukatı tarafından ıslak imza ile imzalanır.
İdari Gözetim Kararını Kaldırma ve Yabancılar Hukuku Avukatının Önemi
Yabancılar hukuku mevzuatın sık sık güncellendiği, idari genelgelerle yönlendirilen ve çok teknik usul bilgisi gerektiren spesifik bir hukuk dalıdır. Geri gönderme merkezlerindeki kapalı sistem süreçlerin ve bürokratik engellerin dışarıdan hukuki bilgisi olmayan bir vatandaş veya yabancının ailesi tarafından tek başına yürütülmesi neredeyse imkansızdır. Bu hayati noktada alanında uzman bir yabancılar hukuku avukatı sürecin kilidini açan ve hürriyete giden yolu inşa eden en önemli unsurdur.
Özellikle metropollerde işlemleri hızlandırmak adına deneyimli bir istanbul idari gözetim kararı kaldırma avukatı ile zaman kaybetmeksizin çalışmak hayati öneme sahiptir. Avukat öncelikle merkez müdürlükleriyle iletişime geçerek yabancının sağlık durumunu ve dosya akıbetini öğrenir. Akabinde vekaletname işlemlerini noter aracılığıyla hızla hallederek doğrudan yabancının bulunduğu tesise gider.
İdari Gözetim Kararını kaldırma süreci sadece bir dilekçe yazıp adliyeye teslim etmekten ibaret basit bir iş akışı değildir. Bu süreç idare mahkemelerinde eş zamanlı olarak açılması gereken sınır dışı iptal davasının da kusursuz bir şekilde yürütülmesini gerektirir. Sınır dışı kararı iptal edilmeden sadece gözetim kararını kaldırmak çoğu zaman yabancıyı nihai tehlikeden korumaz. Mefendizade Hukuk & Danışmanlık uzman avukat kadrosuyla idari yargıdaki iptal davası ile ceza hakimliğindeki itiraz sürecini entegre bir hukuki savunma stratejisiyle müvekkillerine sunarak kalıcı çözümler üretmektedir.
İdari Gözetim Kararı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Yabancılar ve endişeli yakınları tarafından idari gözetim ve sınır dışı süreçleri ile ilgili büromuza sıklıkla yöneltilen soruların hukuki ve net yanıtları aşağıda derlenmiştir.
Geri gönderme merkezine alındım ne yapmalıyım?
Böyle talihsiz bir durumla karşılaştığınızda yapmanız gereken ilk ve en önemli şey sükunetinizi korumak ve yasal haklarınızı akılcı bir şekilde kullanmaktır. Kurum görevlilerine karşı zorluk çıkarmamak idari sürecin aleyhinize işlemesini engeller. Geri gönderme merkezine alındığınız ilk anda kayıt işlemleri sonrasında size tanınan ankesörlü telefonla görüşme hakkını kullanarak derhal ailenize güvendiğiniz bir yakınınıza veya doğrudan bir avukata haber verin. Hangi merkezde tutulduğunuzu net olarak belirtin. Dışarıdaki yakınlarınızın vakit kaybetmeden uzman bir avukata vekaletname vererek hukuki itiraz sürecini başlatmasını sağlayın. Kurum içinde size imzalattırılmak istenen ve içeriğini anlamadığınız veya kendi dilinizde olmayan hiçbir evrakı okumadan imzalamayın gerekirse tercüman talep edin.
İdari gözetim sürem bitti ne olacak?
Kanunların öngördüğü azami süreler olan altı aylık temel süre ve idarenin verebileceği altı aylık uzatma süresi olmak üzere toplam on iki aylık maksimum yasal süre dolduğunda, idari makamların sizi geri gönderme merkezinde tutma yetkisi kesin olarak sona erer. Bu yasal süre bittiğinde idare hakkınızdaki sınır dışı işlemini kendi kusurunuz haricindeki sebeplerle henüz tamamlayamamış olsa dahi sizi derhal serbest bırakmak kanuni zorunluluğundadır. Tahliye edilirken idare genellikle sizi kendi halinize bırakmaz, adres bildirimi yapma veya belirli günlerde imza atma gibi idari gözetime alternatif tedbirlerden birini uygulayarak dosyanızı dışarıdan takip etmeye devam eder.
Ne kadar süre geri gönderme merkezinde tutulacağım?
Geri gönderme merkezinde tutulacağınız kesin süre, hakkınızda açılacak davaların hızına, vatandaşı olduğunuz ülkenin konsolosluk süreçlerine ve avukatınızın hukuki müdahalelerinin etkinliğine göre kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Yasal üst sınır on iki ay olmakla birlikte, sulh ceza hakimliğine yapılan nitelikli bir itiraz başvurusu kabul edilirse bu süre beş gün içinde bile sonlanabilir. Öte yandan hiçbir hukuki adım atılmazsa ve idare de sınır dışı işleminizi seyahat belgesi eksikliği gibi nedenlerle organize edemezse aylarca merkezde kalmanız kuvvetle muhtemeldir.
Geri gönderme merkezinden kaçarsam ne olur?
Geri gönderme merkezleri yüksek güvenlik duvarları, dikenli teller ve yirmi dört saat kamera ve kolluk gözetimi ile korunan tesislerdir. Buradan fiziken kaçmak son derece zordur. Ancak bir şekilde kurumdan firar edilmesi veya hastane sevki gibi durumlarda kaçılması halinde kişi hem mevcut idari ihlallerinin üzerine devletin resmi kurumundan firar etme suçunu eklemiş olur hem de kamu güvenliği açısından doğrudan tehlikeli şahıs profiline girer. Yakalandığı takdirde bu kez hakkında tahliye kararı verilmesi imkansızlaşır ve gözetim şartları en ağır şekilde uygulanarak sınır dışı süreci en sert biçimde işletilir. Ayrıca kaçış eylemi, kişinin ileride Türkiye’ye yasal yollarla tekrar giriş yapabilme ihtimalini de tamamen ortadan kaldıran kara bir leke olarak göç idaresi siciline işlenir.
Hukuki Destek ve Danışmanlık İçin Bize Ulaşın
Makalemizde ele aldığımız konular hakkında detaylı bilgi almak, karşılaştığınız uyuşmazlıklara hukuki çözümler bulmak veya burada bahsedilmeyen diğer tüm süreçlerinizde profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Her türlü hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti için 0540 571 0630 numaralı hattan bizi hemen arayabilirsiniz.
Mefendizade Hukuk & Danışmanlık
