GAYRİMENKUL VE İNŞAAT HUKUKU

Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık olarak Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumunda olan gayrimenkul ve inşaat sektöründe, bireysel ve kurumsal müvekkillerimize en üst düzeyde hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunmaktayız. Şehirleşme oranının hızla arttığı, kentsel dönüşüm projelerinin ivme kazandığı ve yabancı yatırımcıların ilgisinin sürekli yüksek kaldığı günümüz ekonomik düzeninde, gayrimenkul ve inşaat hukuku alanındaki ihtilaflar son derece karmaşık ve yüksek maliyetli riskler barındırmaktadır. Avukat Özkan Kaşmer öncülüğünde kurulan İstanbul merkezli büromuz, mülkiyet hakkının korunması, inşaat projelerinin hukuki altyapısının sağlamlaştırılması ve sözleşmesel uyuşmazlıkların en hızlı şekilde çözüme kavuşturulması amacıyla proaktif ve sonuç odaklı stratejiler geliştirmektedir.

Gayrimenkul ve inşaat hukuku, sadece kanun maddelerinin ezberlenmesiyle yürütülebilecek bir alan değildir. Bu alan, tapu sicil müdürlüklerindeki idari işleyişi, belediyelerin imar planlarını, inşaat mühendisliği temel terimlerini ve gayrimenkul değerleme esaslarını bütüncül bir yaklaşımla ele almayı gerektirir. Yüz milyonlarca liralık yatırım bütçelerinin, yıllarca süren emeklerin ve gelecek planlarının söz konusu olduğu bu sektörde, uzman bir inşaat ve gayrimenkul avukatı ile çalışmak bir lüks değil, telafisi imkansız zararları önlemenin en temel şartıdır.

Hukuk büromuz, arsa sahiplerinden dev inşaat şirketlerine, gayrimenkul yatırım ortaklıklarından bireysel kiracılara kadar geniş bir yelpazede hizmet vermektedir.

Gayrimenkul Hukuku Temel İlkeleri ve Mülkiyet Hakkı

Gayrimenkul hukuku, eşya hukukunun en önemli alt dalı olup, arazi, arsa, konut, işyeri, apartman, bina gibi taşınmazlar üzerindeki mülkiyet haklarını, bu hakların devrini, sınırlandırılmasını ve bu taşınmazlar üzerinde kurulan ayni veya şahsi hakları düzenleyen son derece geniş bir disiplindir. Anayasamız ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı, kişilere eşya üzerinde en geniş yetkileri veren ayni haktır. Ancak bu hakkın kullanımı, toplum yararı ve yasal kısıtlamalar çerçevesinde şekillenir.

Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık olarak, müvekkillerimizin mülkiyet haklarına yönelik her türlü haksız müdahalenin önlenmesi için hukuki kalkan oluşturuyoruz. Tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan hataların düzeltilmesi, ayni hakların tesisi veya terkini işlemleri, ipotek ve rehin gibi teminat mekanizmalarının kurulması aşamalarında idari merciler nezdinde gerekli tüm yasal adımları atıyoruz. Gayrimenkul alım satım işlemlerinde sürecin başından sonuna kadar hukuki durum tespit raporları hazırlayarak, müvekkillerimizin satın almayı planladığı taşınmazın üzerinde haciz, ipotek, şerh veya imar kısıtlaması olup olmadığını titizlikle inceliyoruz.

İnşaat Hukuku Kapsamı ve Taraf İlişkileri

İnşaat hukuku, temelini Türk Borçlar Kanunu içerisinde düzenlenen eser sözleşmelerinden alan, ancak imar mevzuatı, çevre hukuku, işçi sağlığı ve iş güvenliği gibi pek çok farklı yasal düzenleme ile iç içe geçmiş spesifik bir hukuk dalıdır. Bir inşaat projesi, mimari çizimlerin yapıldığı andan iskan belgesinin alındığı güne kadar kesintisiz bir hukuki denetim gerektirir.

İş Sahibi ve Müteahhit Arasındaki Hukuki Bağ

İnşaat hukukunun temelinde iş sahibi ile müteahhit arasındaki borçlandırıcı ilişki yatar. İş sahibi, bir yapının meydana getirilmesini talep eden ve bunun karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt eden taraftır. Müteahhit ise, bağımsız bir şekilde sanat ve becerisini kullanarak, fen ve mühendislik kurallarına uygun olarak o yapıyı inşa etmeyi ve eksiksiz bir şekilde teslim etmeyi üstlenen taraftır.

Bu ilişkinin sağlıklı yürütülebilmesi, tamamen en başta hazırlanan sözleşmenin kalitesine bağlıdır. Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık bürosu olarak, iş sahibi konumundaki arsa sahiplerini veya yatırımcıları koruyan, müteahhit firmanın temerrüde düşmesi veya işi yarım bırakması ihtimallerini detaylı teminat hükümleri ve cezai şartlar ile güvence altına alan sözleşmeler hazırlıyoruz. Aynı şekilde, müteahhit firmaların vekilliğini üstlendiğimiz durumlarda, haksız fesihlere, hakediş ödemelerinin geciktirilmesine ve malzeme fiyatlarındaki olağanüstü artışlardan kaynaklanan ekonomik yıkımlara karşı inşaat şirketlerinin yasal haklarını kararlılıkla savunuyoruz.

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri

Türkiye genelinde ve özellikle İstanbul gibi arsa maliyetlerinin çok yüksek olduğu metropollerde, inşaat projelerinin kahir ekseriyeti arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri üzerinden yürütülmektedir. Uygulamada kat karşılığı inşaat sözleşmesi olarak da bilinen bu hukuki model, arsa sahibinin arsasının belirli bir payını müteahhide devretmeyi taahhüt etmesi, müteahhidin ise bu arsa üzerine kendi finansmanı ile inşaat yaparak bağımsız bölümlerin bir kısmını arsa sahibine teslim etmesi esasına dayanır.

Sözleşmenin Şekil Şartları ve Hazırlık Aşaması

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, tapuda pay devrini içerdiği için resmi şekilde yani noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılması kanuni bir zorunluluktur. Adi yazılı şekilde veya kendi aralarında imzaladıkları sözleşmelerle yola çıkan taraflar, ileride yaşanacak uyuşmazlıklarda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramaktadır.

İnşaat ve gayrimenkul avukatı ekibimiz, bu sözleşmeleri hazırlarken kullanılacak malzemenin birinci sınıf kalitede markalarına kadar belirlenmesi, inşaatın ruhsat alma süresi, temel atma süresi ve kaba ile ince işçiliklerin tamamlanma takvimini gün gün sözleşmeye bağlamaktadır. Paylaşım oranlarının netleştirilmesi, şerefiye farklarının hesaplanması ve tapu devirlerinin inşaatın ilerleme seviyesine göre kademeli olarak yapılması, arsa sahiplerini koruyan en önemli yasal zırhlardır.

Temerrüt Eksik İfa ve Ayıplı İşler

Müteahhit firmanın inşaatı kararlaştırılan sürede bitirememesi durumunda müteahhidin temerrüdü gündeme gelir. Bu durumda arsa sahibinin gecikme tazminatı veya kira kaybı bedeli talep etme hakkı doğar. İnşaatın süresinde bitirilmemesi halinde aylık olarak işleyecek cezai şart tutarları sözleşmede açıkça belirtilmelidir.

Teslim edilen yapıda mimari projeye veya sözleşmedeki teknik şartnameye aykırılıklar bulunması hali ise eksik ifa veya ayıplı ifa olarak değerlendirilir. Kullanılan seramiklerin yanlış renk olması, yalıtımın yetersizliği nedeniyle su sızdırması veya metrekarelerin projeden küçük olması gibi gizli veya açık ayıp durumlarında, delil tespiti davaları açarak mevcut durumu bilirkişi raporlarıyla kayıt altına alıyoruz. Akabinde, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım veya müteahhidin payından kesinti yapılması yönünde inşaat hukuku davalarını yürütüyoruz.

Sözleşmenin Geriye veya İleriye Etkili Feshi

İnşaatın belli bir seviyeye gelmesinden sonra müteahhidin işi bırakması ve kaçması durumunda, sözleşmenin feshi süreci son derece teknik bir hesaba dayanır. Yargıtay içtihatlarına göre, inşaatın tamamlanma oranı belirli bir yüzdeyi aşmışsa, arsa sahibi sözleşmeyi ancak ileriye etkili olarak feshedebilir. Bu durumda müteahhit, yaptığı iş oranında tapu almaya hak kazanır ancak eksik kalan işler için arsa sahibine tazminat öder. İnşaat seviyesi çok düşükse, sözleşme geriye etkili feshedilir ve sanki o sözleşme hiç yapılmamış gibi taraflar verdiklerini geri alır. Bu kritik yol ayrımında, müvekkillerimizin en az maddi hasarla süreci atlatması için alanında uzman inşaat mühendisleri ile birlikte çalışarak mahkemeye sunulacak teknik savunmaları kurguluyoruz.

Kentsel Dönüşüm Hukuku ve Riskli Yapı Süreçleri

Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesini amaçlayan kentsel dönüşüm kanunu, eski ve depreme dayanıksız binaların yenilenmesi için önemli fırsatlar sunarken, kat malikleri arasında ciddi hukuki anlaşmazlıklara da zemin hazırlamaktadır. Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık, kentsel dönüşüm süreçlerinin baştan sona yasalara uygun, hızlı ve hak kaybı yaşanmadan yürütülmesi için apartman ve site yönetimlerine profesyonel hukuki danışmanlık sağlamaktadır.

Riskli Yapı Tespiti ve Yıkım Kararlarına İtiraz

Bir binanın riskli yapı ilan edilmesi süreci, lisanslı kuruluşlardan alınacak deprem dayanıklılık raporu ile başlar. Raporun kesinleşmesinin ardından binanın yıkımı yasal bir zorunluluk haline gelir. Ancak bazı durumlarda, sırf arsa payını ele geçirmek veya müteahhit ile gizli anlaşıp diğer malikleri mağdur etmek amacıyla hatalı karot numuneleri alınarak binalara usulsüz çürük raporu alınabilmektedir. Bu tür kötü niyetli girişimlere karşı, riskli yapı tespit kararlarına idari merciler nezdinde itiraz ediyor ve idare mahkemelerinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davaları açıyoruz.

Arsa Payı Sahiplerinin Anlaşması ve Üçte İki Çoğunluk

Kentsel dönüşüme giren bir binanın yeniden yapılması için yeni müteahhit seçimi ve yapılacak inşaat sözleşmesinin şartları konusunda maliklerin belirli bir arsa payı çoğunluğu ile karar alması gerekir. Çoğunluk kararına katılmayan azınlık maliklerin arsa paylarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aracılığıyla açık artırma usulü ile satılması riski bulunmaktadır. Bu süreçte hem çoğunluğu sağlayan maliklerin kararlarının hukuka uygunluğunu denetliyor hem de haksız yere payı satılmak istenen azınlık maliklerin mülkiyet haklarını korumak için idari yargı yollarına başvuruyoruz.

Tapu İptal ve Tescil Davaları

Türkiye’de gayrimenkul davaları denildiğinde ilk akla gelen ve en yoğun mesai harcanan alan tapu iptal ve tescil davalarıdır. Mülkiyet hakkının yasadışı yollarla el değiştirdiği durumlarda, gerçek hak sahibinin tapuyu tekrar kendi üzerine alması amacıyla açılan bu davalar, asliye hukuk mahkemelerinde görülür ve son derece detaylı ispat yükümlülükleri içerir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali

Halk arasında mirastan mal kaçırma olarak bilinen muris muvazaası, mirasbırakanın gerçekte bağışlamak istediği gayrimenkulü, diğer mirasçılarından gizlemek amacıyla tapuda satış işlemi gibi göstermesidir. Genellikle yaşlı ebeveynlerin, erkek çocuklarını veya kendilerine bakan çocuklarını kayırarak diğer kız çocuklarını veya mirasçıları haksızlığa uğratması şeklinde karşımıza çıkar. Gerçekte bir para alışverişi olmadığı halde tapuda devir yapıldığını banka kayıtları, tanık beyanları ve emsal rayiç bedel araştırmaları ile ispatlayarak, haksız devredilen tapuların iptalini ve mirasçıların yasal payları oranında adlarına tescil edilmesini sağlıyoruz.

Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması ve Hata Hile

Bir kişiye gayrimenkul satışı için verilen vekaletnamenin sınırlarının aşılarak veya vekilin kendi çıkarları doğrultusunda taşınmazı çok düşük bedellerle üçüncü kişilere devretmesi, vekalet görevinin kötüye kullanılmasıdır. Aynı şekilde, yaşlı, okuma yazma bilmeyen veya algı yeteneği zayıflamış kişilerin kandırılarak tapu müdürlüklerinde imza attırılması hile veya gabin yani aşırı yararlanma hallerini oluşturur. Uzman gayrimenkul avukatı kadromuzla, bu tür dolandırıcılık veya inançlı işlem boyutuna ulaşan hukuka aykırı tapu devirlerini mahkeme kararıyla iptal ettirerek adaleti tesis ediyoruz.

Kira Hukuku ve Tahliye Davaları

Son yıllarda ekonomik dalgalanmalar ve enflasyon oranlarındaki değişimler, ev sahipleri ile kiracılar arasındaki ilişkileri derinden sarsmış, kira uyuşmazlıklarını mahkemelerin en yoğun iş yükü haline getirmiştir. Türk Borçlar Kanununun kiracıyı koruyan genel yapısı ile mülk sahibinin mülkiyet hakkından elde edeceği haklı beklentiler arasında denge kurmak, uzman bir hukuki yaklaşım gerektirir.

Kira Tespit ve Uyarlama Davaları

Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde, bölgedeki emsal kira bedellerindeki artışlar göz önüne alınarak kiranın hakkaniyete uygun bir seviyeye çekilmesi amacıyla kira bedelinin tespiti davası açılır. Eğer ülkede yaşanan olağanüstü ekonomik krizler veya salgın hastalıklar gibi tarafların öngöremeyeceği sebeplerle kira sözleşmesinin devamı çekilmez hale gelmişse, beş yıllık süre beklenmeksizin kira uyarlama davası açılarak kira bedelinin güncel koşullara revize edilmesi talep edilir. Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık olarak gayrimenkul değerleme uzmanlarının verileri ışığında müvekkillerimizin en yüksek maddi menfaati elde edeceği dava stratejilerini kurguluyoruz.

İhtiyaç ve Temerrüt Nedeniyle Tahliye Süreçleri

Kiracının kirasını zamanında ödememesi, temerrüt nedeniyle tahliye davasının en temel sebebidir. Ödenmeyen kiralar için başlatılan icra takipleri ve çekilen ihtarnamelerin yasal sürelere ve şekil şartlarına uygun olması hayati önem taşır. Aksi takdirde aylar süren davalar usul hataları nedeniyle reddedilebilir.

Bunun yanı sıra, mülk sahibinin kendisinin, eşinin, altsoyunun veya üstsoyunun konut veya işyeri ihtiyacının doğması halinde ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılmaktadır. Ancak bu ihtiyacın samimi, gerçek ve zorunlu olduğunun mahkemede ispatlanması gerekir. Ayrıca on yıllık uzama süresini dolduran kiracıların gerekçesiz olarak tahliye edilmesi hakkı da mülk sahiplerine tanınan önemli bir yasal haktır. Tüm bu süreçleri, sulh hukuk mahkemeleri ve icra hukuk mahkemeleri nezdinde hızlı ve tavizsiz bir şekilde takip ediyoruz.

Ortaklığın Giderilmesi İzalei Şüyu Davaları

Miras yoluyla intikal eden veya birden fazla kişinin ortak yatırım amacıyla satın aldığı gayrimenkullerde, ortaklar arasında anlaşmazlık çıkması veya gayrimenkulün fiilen bölünerek kullanılamaması durumunda ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir. Bu dava türü, tüm ortakları birbirine karşı davacı ve davalı konumuna getiren çift karakterli bir davadır.

Amacımız, öncelikle taraflar arasında rızai taksim sözleşmeleri hazırlayarak mahkeme masrafları ve satış harçları ödenmeden malların paylaştırılmasını sağlamaktır. Anlaşmanın mümkün olmadığı durumlarda ise davanın açılarak gayrimenkulün öncelikle aynen taksiminin, bu mümkün değilse icra kanalıyla açık artırmada satılarak elde edilen gelirin paydaşlar arasında payları oranında bölüştürülmesinin yasal takibini yapıyoruz. Satış ihalelerine bizzat katılarak veya ihalenin feshi davaları ile müvekkillerimizin mallarının değerinin çok altında satılmasını engelliyoruz.

Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma

Devletin veya kamu tüzel kişilerinin, kamu yararı amacıyla özel mülkiyete ait bir gayrimenkule bedelini ödemek şartıyla el koyması işlemine kamulaştırma denir. Ancak uygulamada, belediyelerin veya karayolları gibi kurumların, yasal bir kamulaştırma kararı almadan ve hiçbir bedel ödemeden vatandaşın arsasına yol yapması, park yapması veya enerji nakil hattı geçirmesi durumlarına sıklıkla rastlanmaktadır. Bu hukuka aykırı fiili duruma kamulaştırmasız el atma adı verilir.

Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık olarak, idarenin bu haksız müdahalelerine karşı asliye hukuk mahkemelerinde bedel tespiti ve tazminat davaları açıyoruz. Arsanın gerçek piyasa değerinin geriye dönük faizleriyle birlikte idareden tahsil edilmesi, ayrıca taşınmazın imar planlarında yıllarca okul veya yeşil alan olarak bekletilip hukuki el atma yoluyla mülkiyet hakkının kısıtlandığı durumlarda idari yargıda tam yargı davaları açarak müvekkillerimizin mağduriyetini gideriyoruz.

Yabancıların Türkiye Sınırları İçerisinde Gayrimenkul Edinimi

Türkiye’nin jeopolitik konumu, iklimi ve gelişen altyapısı, yabancı ülke vatandaşlarının Türkiye’den konut, işyeri veya arsa satın alma taleplerini artırmıştır. Özellikle yatırım yoluyla istisnai Türk vatandaşlığı kazanılması programı, gayrimenkul sektörüne büyük bir döviz girdisi sağlamaktadır.

Yabancılar hukuku ve gayrimenkul hukukunun kesiştiği bu özel alanda, yabancı yatırımcıların resmi makamlardaki tüm işlemlerini vekaleten yürütüyoruz. Satın alınacak taşınmazın askeri yasak bölgeler veya güvenlik bölgeleri içerisinde kalıp kalmadığının tespiti, tapu müdürlüklerinde tercüman eşliğinde devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi, değerleme raporlarının mevzuata uygun şekilde temin edilmesi ve banka döviz alım belgelerinin düzenlenmesi gibi son derece teknik süreçleri sıfır hata prensibiyle tamamlıyoruz. Akabinde Göç İdaresi ve Nüfus Müdürlükleri nezdindeki vatandaşlık başvurularını nihayete erdiriyoruz.

Gayrimenkul ve İnşaat Sözleşmelerinde Kurumsal Danışmanlık

Hukuki sorunları mahkeme salonlarına taşınmadan önce, sözleşmeler masasında çözmek en rasyonel yoldur. Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık bürosu, inşaat ve gayrimenkul şirketlerine sürekli hukuki danışmanlık hizmeti sunarak şirketlerin yasal risk haritalarını çıkarmaktadır.

Gelir Paylaşımlı İnşaat Sözleşmeleri ve Taşeron Anlaşmaları

Son dönemde arsa payı karşılığı sözleşmelere alternatif olarak geliştirilen hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmelerinin tüm mali ve hukuki altyapısını, vergi avantajlarını da göz önünde bulundurarak hazırlıyoruz. Dev inşaat projelerinde ana yüklenici müteahhit ile taşeron firmalar alt yükleniciler arasında imzalanan sözleşmelerde, iş güvenliği sorumluluklarının devri, hakediş kesintileri ve cezai şart hükümlerini kurumsal müvekkillerimizin lehine olacak şekilde müzakere ediyor ve imza altına alıyoruz.

Alışveriş Merkezi ve Ticari Gayrimenkul Yönetimi

AVM yönetimleri ve büyük ölçekli ticari plaza sahipleri için, ticari kiralamaların yapılması, ortak alan giderlerinin aidat hukuki çerçevede paylaştırılması, hasılat kirası sözleşmelerinin düzenlenmesi ve markalarla yaşanan ciro bildirim ihtilaflarının çözümü konularında özel bir uzmanlık sunuyoruz. Yönetim planlarının kat mülkiyeti kanununa uygun olarak oluşturulması ve genel kurul toplantılarının hukuki denetimi hizmetlerimiz arasındadır.

İmar Hukuku ve İdari Uyuşmazlıklar

Bir gayrimenkulün değerini belirleyen en önemli unsur imar durumudur. Belediyeler ve bakanlıklar tarafından yapılan nazım ve uygulama imar planlarında yapılan değişiklikler, arsa sahiplerinin mülklerinin değerini bir anda artırabileceği gibi, taşınmazı değersizleştiren sonuçlar da doğurabilir.

Haksız emsal düşürmeleri, kat yüksekliği kısıtlamaları veya parsele kamu donatı alanı fonksiyonu yüklenmesi gibi mülkiyet hakkını ihlal eden imar planı değişikliklerine karşı yasal askı süreleri içerisinde itiraz süreçlerini yönetiyoruz. İtirazların reddi halinde idare mahkemelerinde imar planlarının iptali davalarını şehir plancıları ve harita mühendislerinden oluşan teknik danışmanlarımızla birlikte yürütüyoruz. Ayrıca kaçak yapı iddialarıyla kesilen idari para cezalarının ve yıkım kararlarının hukuki denetimini sağlayarak iptal davalarını sonuçlandırıyoruz.

Gayrimenkul ve İnşaat Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Yargı sistemimizdeki tıkanıklıkları aşmak ve uyuşmazlıkları tarafların menfaatine en uygun şekilde hızlıca çözmek amacıyla arabuluculuk kurumu, özellikle kira hukuku, komşuluk hukuku ve kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında zorunlu dava şartı haline getirilmiştir.

Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık olarak, sadece mahkemelerde savaşan değil, müzakere masasında da müvekkiline kazandıran bir vizyona sahibiz. Zorunlu veya ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinde, inşaat sektörünün ticari gerçeklerini ve paranın zaman değerini göz önünde bulundurarak, yıllarca sürecek yıpratıcı dava süreçleri yerine hukuken bağlayıcı ve icra edilebilir arabuluculuk anlaşma belgelerinin imzalanmasını koordine ediyoruz.

Neden Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Gayrimenkul ve inşaat hukuku, yüksek meblağlı yatırımların ve nesiller boyu aktarılacak mülklerin kaderini belirler. Bu nedenle seçeceğiniz hukuk bürosunun hem masa başında sözleşme yazma pratiğine hem de inşaat sahasındaki teknik terimlere hakim olması şarttır.

Avukat Özkan Kaşmer yönetimindeki Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık, gayrimenkul sektörünün nabzını tutan, güncel Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarını anlık olarak takip eden ve stratejilerini sürekli güncelleyen dinamik bir kadroya sahiptir. Bizler, bir kat karşılığı inşaat sözleşmesini incelerken sadece hukuki maddelerine bakmaz, mimari projenin uygulanabilirliğini, belediyenin o bölgedeki imar pratiklerini ve müteahhidin ticari sicilini de bütüncül olarak analiz ederiz.

Davaların uzun sürmesinden kaynaklanan hak kayıplarını önlemek için ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma yollarını en agresif ve doğru şekilde kullanırız. Amacımız, hukuki sorun ortaya çıktıktan sonra hasar kontrolü yapmak değil, önleyici hukuk hizmetlerimizle o sorunun hiç doğmamasını sağlamaktır.

Eviniz, arsanız, inşaat projeniz veya ticari işletmenizle ilgili en doğru, dürüst ve stratejik hukuki yolu belirlemek için Mefendizade Hukuk ve Danışmanlık bürosunun uzman avukat kadrosuyla iletişime geçebilirsiniz. Haklarınızı şansa değil, alanında tecrübesi kanıtlanmış hukuki uzmanlığa emanet edin.

WhatsApp Ön Bilgi