İcra takibi, icra avukatı çalışma alanları hakkında bilgi edinin.

İcra Takibi ve Alacak Tahsil Süreçleri

Ticari hayatın olağan akışı içerisinde bireylerin ve şirketlerin karşılıklı olarak üstlendikleri borç ve alacak ilişkileri her zaman planlandığı gibi sağlıklı bir şekilde sonuçlanmayabilir. Vadesi gelmiş olmasına rağmen borçlu tarafından kendi rızasıyla ödenmeyen alacakların devlet gücü kullanılarak zorla tahsil edilmesini sağlayan hukuki yola icra takibi adı verilir.

Hukuk sistemimizde hiç kimse kendi hakkını bizzat zor kullanarak veya kaba kuvvet uygulayarak alamaz. Devlet bu tür fiili müdahaleleri kesinlikle yasaklamış ve alacaklıların haklarına kavuşabilmesi için yegane meşru yol olarak icra dairelerini ve icra mahkemelerini yetkilendirmiştir. İcra hukuku alacaklının hakkına en kısa sürede ve en az masrafla kavuşmasını hedeflerken aynı zamanda borçlunun da ekonomik olarak tamamen çökmesini ve asgari yaşam standartlarını kaybetmesini engelleyecek çok hassas dengeler üzerine inşa edilmiştir. Bu karmaşık ve usul kurallarının son derece katı olduğu süreçte yapılacak en ufak bir hata geri dönülemez hak kayıplarına yol açabilir. Sürelerin kaçırılması yanlış takip yolunun seçilmesi veya haciz taleplerinin zamanında yapılmaması alacağın tahsilini imkansız hale getirebilir. Bu nedenle sürecin en başından itibaren icra hukuku alanında uzmanlaşmış deneyimli bir icra avukatı ile çalışmak sadece hukuki bir tercih değil alacağın güvenli bir şekilde tahsil edilebilmesi için mutlak bir zorunluluktur. Profesyonel bir hukuki destek borçlunun mal kaçırma girişimlerini anında tespit ederek gerekli yasal önlemlerin alınmasını ve alacaklının finansal menfaatlerinin en üst düzeyde korunmasını sağlar.

İcra Hukuku Nedir ve Temel Kavramlar Nelerdir

İcra hukuku maddi hukuktan doğan ve vadesi geldiği halde ifa edilmeyen borçların yetkili devlet organları marifetiyle borçlunun malvarlığına el konularak paraya çevrilmesi ve bu yolla alacaklının tatmin edilmesi usullerini düzenleyen hukuk dalıdır. Bu sistemin temel aktörleri alacaklı borçlu ve devletin cebri icra organları olan icra daireleri ile icra mahkemeleridir. İcra daireleri takip talebini alan ödeme emrini veya icra emrini borçluya gönderen haciz ve satış işlemlerini bizzat fiilen yürüten idari birimlerdir.

İcra mahkemeleri ise icra dairelerinin yaptığı işlemlerin İcra İflas Kanunu‘na uygunluğunu denetleyen şikayet ve itirazları karara bağlayan ihtisas mahkemeleri olarak görev yapar.

İcra Dairelerinin Görev ve Yetkileri

İcra takibinin kalbi icra dairelerinde atar. Alacaklı veya onu temsil eden yetkili icra avukatı tarafından UYAP sistemi üzerinden veya fiziken hazırlanan takip talebinin tevzi bürolarına verilmesiyle süreç resmen başlar. İcra müdürü veya yardımcıları takip talebindeki bilgileri inceleyerek borçluya gönderilecek olan ödeme emrini veya icra emrini hazırlar. Takip sürecinin ilerleyen aşamalarında borçlunun malvarlığının sorgulanması tapu sicil müdürlüklerine bankalara ve trafik tescil şubelerine haciz müzekkerelerinin yazılması haczedilen malların muhafaza altına alınması ve en nihayetinde açık artırma usulüyle satılarak paraya çevrilmesi işlemleri bütünüyle icra dairesinin sevk ve idaresi altında gerçekleştirilir.

İcra Takibi Türleri ve Uygulama Alanları

İcra hukuku sistemi alacağın kaynağına belgesine ve niteliğine göre farklı icra takibi türleri öngörmüştür. Doğru takip yolunun seçilmesi sürecin hızı ve başarısı açısından hayati öneme sahiptir. Yanlış yolla başlatılan bir icra takibi borçlunun itirazı üzerine iptal edilecek ve alacaklı taraf ciddi zaman ve masraf kaybına uğrayacaktır.

İcra Takibi TürüKullanım Alanı ve Hukuki Dayanağıİtiraz Süresi ve Etkisi
İlamsız İcra TakibiHerhangi bir mahkeme kararına dayanmayan fatura cari hesap sözleşme veya hiçbir belgeye dayanmayan para alacakları için uygulanır.Borçlu tebligattan itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. İtiraz takibi otomatik olarak durdurur.
İlamlı İcra TakibiOrtada kesinleşmiş veya kesinleşmeden icraya konulabilen bir mahkeme kararı ilam veya ilam niteliğinde bir belge varsa bu yola başvurulur.Borca veya yetkiye itiraz takibi durdurmaz. Ancak icranın geri bırakılması kararı alınabilir.
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz YoluAlacağın çek poliçe veya bono gibi kıymetli bir evraka dayandığı durumlarda uygulanan ve çok daha hızlı ilerleyen özel bir takip türüdür.İtiraz süresi beş gündür. İcra mahkemesine yapılacak itiraz kural olarak takibi durdurmaz.
Kiralanan Taşınmazların TahliyesiKira bedelinin ödenmemesi veya kira süresinin dolması nedenleriyle taşınmazın boşaltılması ve birikmiş kira bedellerinin tahsili amacıyla uygulanır.Ödeme emrine itiraz süresi yedi gün ödeme süresi ise konut ve çatılı işyerleri için otuz gündür.

İlamsız İcra Takibi Süreci ve Şartları

Alacaklının elinde bir mahkeme kararı bulunmadığı durumlarda başvurduğu en yaygın yöntem ilamsız icra takibi yoludur. Bu takip türü sadece para ve teminat alacakları için kullanılabilir. Bir taşınmazın tahliyesi veya bir işin yapılması gibi talepler için ilamsız icra yoluna kural olarak başvurulamaz.

Genel Haciz Yoluyla İlamsız İcra

Herhangi bir kambiyo senedine dayanmayan sözleşmeden faturadan cari hesaptan veya haksız fiilden doğan para alacaklarının tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılır. Hatta alacaklı elinde hiçbir yazılı belge bulunmasa dahi bu yolla takip başlatma hakkına sahiptir. Alacaklı yetkili icra dairesine başvurarak takip talebinde bulunur. İcra dairesi borçluya bir ilamsız ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrinde borçluya borcu ödemesi veya borca yedi gün içinde itiraz etmesi gerektiği açıkça ihtar edilir. Borçlu yasal yedi günlük süre içerisinde icra dairesine başvurarak borca kısmen veya tamamen itiraz ederse takip anında durur. Takibin durması üzerine alacaklının itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası açarak borçlunun haksız itirazını bertaraf etmesi gerekir.

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu

Ticari hayatta ödeme aracı olarak sıklıkla kullanılan bono çek ve poliçe gibi kambiyo senetleri icra hukuku bakımından alacaklıya çok büyük avantajlar sağlayan güçlü ispat araçlarıdır. Alacaklının elinde usulüne uygun düzenlenmiş ve vadesi gelmiş bir kambiyo senedi varsa genel haciz yolu yerine doğrudan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatması çok daha lehedir. Bu takip türünde icra dairesi senedin şekil şartlarını taşıyıp taşımadığını ve vadesinin gelip gelmediğini resen inceler. Şartlar tamsa borçluya on günlük bir ödeme süresi ve beş günlük bir itiraz süresi tanıyan özel bir ödeme emri gönderir. Genel haciz yolundan en büyük farkı borçlunun icra mahkemesine yapacağı şikayet veya itirazın kural olarak takibi ve haciz işlemlerini kendiliğinden durdurmamasıdır. Bu durum alacaklıya borçlunun mal kaçırmasını beklemeden derhal haciz işlemlerine başlama imkanı tanır.

Kiralanan Taşınmazların İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesi

Kira ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda mülk sahiplerinin uzun süren tahliye davaları yerine daha pratik bir yol olan ilamsız tahliye takibini tercih etmeleri oldukça yaygındır. Kiracının kira bedelini vadesinde ödememesi halinde kiralayan hem birikmiş kira alacaklarının tahsili hem de taşınmazın tahliyesi talebiyle icra dairesine başvurur. İcra dairesi kiracıya göndereceği ödeme emrinde borca itiraz süresinin yedi gün olduğunu belirtirken konut ve çatılı işyerleri için kira bedelini ödeme süresinin otuz gün olduğunu ihtar eder. Kiracı yedi gün içinde itiraz etmez ve otuz gün içinde de borcu ödemezse kiralayan icra mahkemesinden kesinleşen takip belgesiyle doğrudan tahliye kararı verilmesini talep edebilir. Bu yöntem kiralayanlar açısından en hızlı tahliye mekanizmalarından biridir.

İlamlı İcra Takibi ve Mahkeme Kararlarının İnfazı

Uzun süren dava süreçleri neticesinde mahkemelerden alınan nihai kararların yani ilamların yerine getirilmesi amacıyla başvurulan devlet gücüne ilamlı icra takibi denir. İlamlı icra takibi başlatılabilmesi için kural olarak mahkeme kararının kesinleşmesi gerekmez kararın verilmiş olması takibe konulması için yeterlidir. Ancak aile hukukuna ilişkin kararlar boşanma velayet nafaka gibi taşınmazın aynına mülkiyetine ilişkin kararlar ve ceza mahkemelerinin verdiği tazminat veya vekalet ücreti kararları kesinleşmeden hiçbir şekilde icraya konulamaz.

İlam Niteliğinde Sayılan Belgeler Nelerdir

İcra İflas Kanunu mahkeme kararlarının yanı sıra bazı özel belgeleri de gücü ve hukuki niteliği itibarıyla ilam hükmünde saymıştır. Mahkeme huzurunda yapılan sulh kabul ve feragat beyanları noterlikçe resen tanzim edilen senedi havi borç ikrarları temyiz kefaletnameleri ile icra dairelerindeki kefaletler kanun gereği ilam niteliğinde belge kabul edilir. Ayrıca avukatların mesleki faaliyetleri kapsamında müvekkilleri ve karşı taraf ile yaptıkları uzlaşma tutanakları da imza altına alındıktan sonra ilam hükmünde belge vasfı kazanır. Bu belgelerle doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir.

İlamlı İcrada İtiraz ve İcranın Geri Bırakılması Tehiri İcra Kurumu

İlamlı icra takiplerinde borçluya bir icra emri gönderilir ve icra emrine itiraz edilmesi takibi hiçbir şekilde durdurmaz. Borçlu borcun itfa edildiğini yani ödendiğini veya zamanaşımına uğradığını iddia ediyorsa ancak icra mahkemesinden takibin iptali kararı alabilir. Eğer borçlu yerel mahkeme kararını istinaf veya temyiz yoluna taşımışsa ve takibi durdurmak istiyorsa teminat mektubu yatırarak Yargıtay veya Bölge Adliye Mahkemesinden icranın geri bırakılması eski adıyla tehiri icra kararı alması şarttır. Bu karar getirilene kadar icra dairesi haciz işlemlerine ve hatta muhafaza işlemlerine devam edebilir. Sadece yatırılan teminat nedeniyle paranın alacaklıya ödenmesi süreci bekletilir.

İcra Takibinde Ödeme Emri İtiraz ve Dava Süreçleri

İcra takibinin borçlu açısından yasal sonuçlar doğurabilmesi için hazırlanan ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi emredici bir kuraldır. Hukuk sistemimizde tebligat işlemleri çok sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Usulsüz yapılan bir tebligat borçlunun şikayeti üzerine iptal edilir ve tüm süreler yeniden başlar.

Ödeme Emrinin Tebliği ve Yasal Sürelerin İşlemeye Başlaması

İcra dairesi tarafından hazırlanan ödeme emri resmi posta kanalıyla borçlunun mernis adresine veya bilinen en son adresine gönderilir. Ticari şirketlerde ise tebligatlar şirketin ticaret sicilinde kayıtlı resmi merkez adresine veya elektronik tebligat e-tebligat adresi üzerinden sistem üzerinden yapılır. Tebligatın borçluya ulaştığı günün ertesi gününden itibaren yasal süreler işlemeye başlar. Genel haciz yolunda bu süre yedi gün iken kambiyo senetlerinde beş gündür. Bu sürelerin aşılması halinde borçlunun itiraz hakkı düşer ve takip kesinleşerek icra edilebilirlik vasfı kazanır.

Borca ve Yetkiye İtiraz Edilmesi Durumu

İlamsız icra takibinde borçlu kendisine gönderilen ödeme emrindeki borcun tamamına itiraz edebileceği gibi borcun bir kısmına faiz oranına veya borcun vadesine de itiraz edebilir. Kısmi itiraz yapılması durumunda itiraz edilen borç miktarının açıkça ve rakamsal olarak dilekçede belirtilmesi zorunludur aksi takdirde itiraz hiç yapılmamış sayılır. Borçlu eğer takibin yanlış yerdeki icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsa yine aynı yasal süre içinde yetki itirazında bulunabilir. Süresi içinde yapılan geçerli bir itiraz genel haciz yoluyla ilamsız takibi derhal ve kendiliğinden durdurur. İtirazın icra dairesine ulaşmasıyla birlikte alacaklı borçlunun malvarlığı üzerinde hiçbir haciz işlemi talep edemez.

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Davaları

Borçlunun haksız itirazı neticesinde duran takibin devam edebilmesi için alacaklının önünde iki farklı hukuki yol bulunmaktadır. Alacaklının elinde borcu kesin olarak ispatlamaya yarayan noter onaylı sözleşme kesinleşmiş bir mahkeme kararı gibi İcra İflas Kanunu madde 68 de sayılan nitelikte güçlü belgeler varsa alacaklı altı ay içinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kesin olarak kaldırılmasını talep edebilir. Bu yol son derece hızlı sonuçlanan ve alacaklıya avantaj sağlayan bir yöntemdir. Ancak alacaklının elinde faturadan sipariş formundan veya tanık beyanlarından başka bir delil yoksa bu durumda genel görevli mahkemelerde asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi bir yıl içinde itirazın iptali davası açması gerekir. İtirazın iptali davasında haksız ve kötü niyetli itiraz ettiği anlaşılan borçlu aleyhine alacak miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir. Bu tazminat borçluları haksız itirazlardan caydırmak amacıyla kanuna konulmuş son derece etkili bir mali yaptırımdır.

Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Takibin kesinleşmesi durumunda veya ödeme emrine itiraz süresini kaçıran borçlu gerçekte böyle bir borcu olmadığını iddia ediyorsa genel mahkemelerde menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Menfi tespit davası icra takibinden önce açılabileceği gibi takip başladıktan sonra da açılabilir. Ancak takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası kendiliğinden takibi durdurmaz. Takibin durdurulabilmesi için mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınması ve borç miktarının tamamının teminat olarak vezneye depo edilmesi şarttır. Eğer borçlu itiraz edemediği için haksız bir borcu icra baskısı altında ödemek zorunda kalmışsa ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat geri alım davası açarak ödediği paranın yasal faiziyle iadesini talep edebilir.

Haciz İşlemleri ve Borçlunun Malvarlığına El Konulması

İcra takibinin kesinleşmesi veya itirazın bertaraf edilmesiyle birlikte sürecin en can alıcı ve yaptırım gücü en yüksek aşaması olan haciz evresine geçilir. Haciz borçlunun borcunu karşılayacak miktardaki malvarlığına devletin yetkili organları aracılığıyla hukuken ve fiilen el konulması işlemidir.

Menkul ve Gayrimenkul Haczi Uygulamaları

Alacaklı icra dairesinden borçlu adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malların sorgulanmasını talep eder. UYAP sistemi üzerinden borçlunun üzerine kayıtlı araçlar gayrimenkuller tapu kayıtları anında tespit edilebilir. Araçlara trafik sicili üzerinden e-haciz konulurken gayrimenkullerin tapu kayıtlarına haciz şerhi işlenir. Bu şerhler malların üçüncü kişilere devrini engeller. Ayrıca alacaklının talebi üzerine icra memurları borçlunun evine veya işyerine fiilen giderek orada bulunan kıymetli eşyalara makinelere veya elektronik cihazlara menkul haczi yapabilir. Haczedilen mallar çoğu zaman yedd-i emin deposuna kaldırılarak muhafaza altına alınır ki bu durum borçlu üzerinde çok ciddi bir psikolojik ve ticari baskı yaratır.

Maaş Haczi ve Banka Hesaplarına Bloke Konulması

Sıklıkla uygulanan bir diğer yöntem maaş haczidir. Borçlu bir işyerinde sigortalı olarak çalışıyorsa icra dairesi işverene bir maaş haczi müzekkeresi göndererek borçlunun aylık net maaşının dörtte biri oranında kesinti yapılmasını ve icra dosyasına gönderilmesini emreder. İşveren bu emre uymak zorundadır aksi takdirde borçtan bizzat sorumlu hale gelir. Ayrıca borçlunun bankalardaki mevduat hesaplarına yatırım fonlarına veya vadeli hesaplarına elektronik ortamda gönderilen haciz ihbarnameleri veya e-haciz sistemi ile bloke konulabilir. Banka hesaptaki mevcut parayı derhal icra dosyasına aktarmakla yükümlüdür. Üçüncü kişilerdeki alacakların haczi işlemi İcra İflas Kanunu nun 89 uncu maddesi kapsamında gönderilen birinci ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri adı verilen çok sıkı şekil şartlarına tabi bildirimlerle gerçekleştirilir.

Kanunen Haczedilemeyen Mallar ve Eşyalar

Kanun koyucu borçlunun ve ailesinin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşamını sürdürebilmesi için bazı malların haczedilemeyeceğini kesin olarak hükme bağlamıştır. Borçlunun şahsı ve mesleği için zaruri olan eşyalar öğrenci bursları devlet yardımları ve kanunda açıkça belirtilen emekli maaşları kural olarak haczedilemez. Ayrıca borçlunun kendisi ve ailesinin yaşaması için lüzumlu olan ev eşyaları yatak buzdolabı çamaşır makinesi televizyon gibi eşyalardan evde sadece birer adet varsa bunlar haczedilemez. Ancak aynı eşyadan iki adet varsa veya eşya antika değeri taşıyan çok lüks bir nitelikteyse haczi mümkündür.

Satış Aşaması Alacağın Tahsil Edilmesi ve Sıra Cetveli

Haciz işleminin tek başına yapılması alacaklıyı tatmin etmeye yetmez. Haczedilen malların hukuki prosedürlere uygun olarak paraya çevrilmesi yani satılması gerekir. Menkul mallarda hacizden itibaren bir yıl gayrimenkullerde ise yine bir yıl içinde satış talep edilmezse konulan hacizler kanun gereği kendiliğinden düşer. Bu sürelerin takibi icra avukatının en önemli görevlerinden biridir.

Kıymet Takdiri İşlemleri ve Satış Talebi

Satış aşamasına geçilmeden önce haczedilen malın gerçek piyasa değerinin tespiti için bilirkişiler aracılığıyla kıymet takdiri yaptırılır. Hazırlanan kıymet takdiri raporu hem borçluya hem de alacaklıya tebliğ edilir. Tarafların bu rapora itiraz etme ve değerin yeniden belirlenmesini isteme hakkı vardır. Kıymet takdirinin kesinleşmesinin ardından alacaklı satış talebinde bulunur ve icra dairesi malı satışa çıkarır.

İcra İhalesi Elektronik Satış ve Açık Artırma Süreci

Günümüzde icra satışları tamamen UYAP e-Satış portalı üzerinden elektronik ortamda ve herkese açık şeffaf bir şekilde yapılmaktadır. Açık artırma malın belirlenen muhammen bedelinin yüzde ellisi oranında bir başlangıç fiyatıyla başlar. İhaleye katılmak isteyenler teminat yatırarak teklif verebilirler. En yüksek teklifi veren kişi ihaleyi kazanır ve ihale bedelini yasal süresi içinde yatırarak malın mülkiyetini alır. Satıştan elde edilen para icra dosyasına girer ve tüm masraflar düşüldükten sonra alacaklıya ödenir. Borçlunun veya ilgili kişilerin ihalenin usulsüz yapıldığı iddiasıyla ihalenin feshi davası açma hakkı her zaman saklıdır.

Sıra Cetveli Düzenlenmesi ve Aciz Vesikası

Aynı borçlunun malına birden fazla alacaklı tarafından haciz konulmuşsa ve satıştan elde edilen bedel tüm borçları ödemeye yetmiyorsa icra dairesi bir sıra cetveli düzenler. Kanunların öncelik tanıdığı kamu alacakları rehinli alacaklar ve işçi alacakları bu cetvelde ön sıralarda yer alır ve öncelikle ödenir. Kalan para sıradaki diğer alacaklılara paylaştırılır. Alacağı tamamen karşılanamayan alacaklıya icra dairesi tarafından borç ödemeden aciz vesikası verilir. Bu vesika alacaklıya borçlunun ileride mal edinmesi ihtimaline karşı yeni bir takip başlatma veya iptal davası açma gibi hukuki imkanlar tanır.

Uzman Bir İcra Avukatı ile Çalışmanın Hukuki ve Finansal Avantajları

İcra ve iflas hukuku sadece teorik kanun bilgisi değil aynı zamanda yoğun bir adliye pratiği icra memurlarıyla doğru iletişim kurma yeteneği ve hızlı karar alma becerisi gerektiren son derece spesifik bir alandır. Ticari hayatta zaman eşittir paradır felsefesi icra takiplerinde en somut halini bulur. Borçlunun mal kaçırmak veya paravan şirketler kurarak alacaklıyı zarara uğratmak için kullanabileceği çok sayıda hileli yöntem bulunmaktadır. Kendi imkanlarıyla veya tecrübesiz kişilerle takip başlatmaya çalışan alacaklılar usul hataları yüzünden davanın uzamasına masrafların artmasına ve en nihayetinde borçlunun mallarını elden çıkarmasına seyirci kalmak zorunda kalabilirler. Oysa alanında uzman bir icra avukatı sürecin en başından itibaren ihtiyati haciz gibi koruyucu yasal tedbirleri anında devreye sokarak borçlunun mal kaçırmasını daha ilk saniyede imkansız hale getirir. Tüm süreleri elektronik sistem üzerinden anlık olarak takip eder hukuka aykırı itirazları emsal Yargıtay kararlarıyla derhal çürütür ve dosyanın sürüncemede kalmasını engeller. Karmaşık tebligat süreçlerinin yönetilmesi haciz mahallinde yaşanabilecek fiili saldırılara karşı soğukkanlılığın korunarak yasal işlemlerin tamamlanması ve ihale süreçlerindeki hilelerin önlenmesi ancak profesyonel bir icra avukatının hukuki refleksi ve donanımı ile mümkündür. Alacağınızın bir an evvel güvence altına alınması yılların emeği olan sermayenizin heba olmaması ve ticari itibarınızın korunması adına hukuki sürecinizi muhakkak yetkin bir hukukçuya emanet etmeniz vereceğiniz en doğru ticari ve hukuki karar olacaktır.

İcra Takibi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. İcra takibi başlatmak için elimde bir mahkeme kararı veya yazılı sözleşme olması şart mıdır?

Hayır, kesinlikle şart değildir. Türk icra hukuku sisteminde “ilamsız icra” adı verilen bir takip yolu bulunmaktadır. Bu yol sayesinde elinizde hiçbir mahkeme kararı (ilam) hatta fatura veya sözleşme gibi yazılı bir belge dahi olmasa yetkili icra dairesine başvurarak alacağınızın tahsilini talep edebilirsiniz. Ancak borçlunun bu takibe 7 gün içinde itiraz etmesi halinde sürecin duracağını ve alacağınızı ispatlamak için dava açmanız gerekeceğini unutmamalısınız.

2. İcra dairesinden adresime bir ödeme emri (tebligat) geldiğinde yasal itiraz sürem kaç gündür?

Tarafınıza yöneltilen icra takibinin türüne göre yasal süreler değişiklik gösterir. Size gelen evrak genel haciz yoluyla ilamsız bir ödeme emriyse, tebliğ aldığınız tarihten itibaren 7 gün içinde icra dairesine giderek veya UYAP üzerinden borca ve faize itiraz edebilirsiniz. Ancak tarafınıza gönderilen evrak “Kambiyo Senetlerine Özgü (çek, senet, poliçe)” bir ödeme emriyse, itiraz süreniz sadece 5 gündür. Bu sürelerin kaçırılması borcu kabul ettiğiniz anlamına gelir ve haciz işlemleri başlar.

3. Maaşıma ve banka hesaplarıma aynı anda haciz (e-haciz) konulabilir mi?

Evet, konulabilir. İcra takibi kesinleştikten sonra alacaklının talebi doğrultusunda icra müdürlüğü, borçlunun tespit edilen tüm banka hesaplarına elektronik ortamda anında e-haciz blokesi uygulayabilir. Eş zamanlı olarak, borçlunun resmi olarak çalıştığı işverene bir müzekkere gönderilerek aylık net maaşının dörtte birine (1/4) haciz konulması da talep edilebilir. Alacak tamamen tahsil edilene kadar bu işlemler bir arada yürütülebilir.

4. İcra borcunu ödeyemeyen veya ödemeyi geciktiren borçlu hapse girer mi?

Hukuk sistemimizde sadece maddi bir borcu ödeyememekten dolayı kimseye doğrudan hapis cezası verilmesi anayasal olarak mümkün değildir. Ancak burada çok kritik bir istisna vardır: Eğer borçlu, icra dairesine giderek borcunu belirli tarihlerde ödeyeceğine dair resmi bir “ödeme taahhüdü” verir ve bu hukuki taahhüdü haklı bir mazereti olmadan ihlal ederse, alacaklının şikayeti üzerine icra ceza mahkemesi tarafından 3 aya kadar “tazyik hapsi” ile cezalandırılabilir.

5. Haciz işlemi sırasında evimdeki tüm eşyalar alınabilir mi, hangi eşyalar haczedilemez?

Güncel mevzuatımız borçlunun ve ailesinin asgari yaşam standartlarını korumayı hedefler. Bu nedenle, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan lüzumlu ev eşyaları (buzdolabı, çamaşır makinesi, yatak, fırın, televizyon vb.) kural olarak haczedilemez ve evden götürülemez. Ancak evinizde aynı amaca hizmet eden birden fazla eşya varsa (örneğin iki adet televizyon veya iki adet bilgisayar bulunuyorsa), bu durumda icra memuru bu eşyalardan birini haczederek muhafaza altına alabilir.

6. İşlem yapılmayan bir icra dosyası ne kadar sürede düşer veya kapanır?

İcra dairesinde açılan bir dosyada takip kesinleştikten sonra alacaklı tarafından 1 yıl boyunca hiçbir haciz veya ilerletici işlem talep edilmezse, konulan mevcut hacizler kanunen düşer (kalkar). Ancak hacizlerin düşmesi borcun silindiği anlamına gelmez. Alacağın türüne göre kanunda öngörülen genel zamanaşımı süreleri (örneğin bonolarda 3 yıl, genel alacaklarda 10 yıl) dolmadığı sürece, alacaklı dosyayı yenileyerek harcını yatırmak suretiyle icra takibine kaldığı yerden devam edebilir. Hak kaybı yaşamamak için dosyanın uzman bir icra avukatı tarafından aralıksız takip edilmesi en güvenli yoldur.

“İcra Takibi ve Alacak Tahsil Süreçleri” için 1 yorum

  1. Geri bildirim: İcra Hukukunda İstihkak İddiası ve İstihkak Davası - mefendizadehukuk.com

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp Ön Bilgi