Nafakanın kaldırılması davası ve nafakanın azaltılması davası hakkında bilgi edinin.

Nafakanın Arttırılması ve Azaltılması Davası (2026)

Boşanma davalarının kesinleşmesinin ardından tarafların hayatlarında meydana gelen ekonomik, sosyal ve kişisel değişiklikler, daha önce hükmedilen nafaka miktarının yetersiz kalmasına veya ödenemeyecek kadar ağır bir yük haline gelmesine neden olabilir. Özellikle değişen ekonomik koşullar, enflasyon oranları ve paranın alım gücündeki dalgalanmalar göz önüne alındığında, nafaka miktarının sabit kalması çoğu zaman hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurur.

Bu noktada Türk Medeni Kanunu, taraflara değişen koşullara uyum sağlamak amacıyla nafakanın artırılması veya nafakanın azaltılması talebiyle dava açma hakkı tanımıştır.

Nafakanın Artırılması veya Azaltılması Davası Nedir?

Nafaka uyarlama davaları, değişen maddi koşullar ve hayat standartları çerçevesinde mevcut nafaka miktarının yeniden düzenlenmesini amaçlayan hukuki yollardır.

Nafakanın artırılması davası; kendisine nafaka bağlanan nafaka alacaklısı kişinin güncel ekonomik koşullar, artan ihtiyaçlar veya paranın alım gücünün düşmesi sebebiyle mevcut nafakanın yetersiz kalması üzerine açtığı davadır. Bu dava ile hakim, Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca tarafların güncel mali durumlarını inceleyerek hakkaniyete uygun bir artırım kararı verir.

Nafakanın azaltılması davası ise; nafaka ödemekle yükümlü olan nafaka borçlusu kişinin, kendi maddi durumunda ödeme gücünü zedeleyecek düzeyde bir gerileme olması veya nafaka alacaklısının maddi durumunda belirgin bir iyileşme meydana gelmesi üzerine açtığı davadır. Yine TMK m. 176 kapsamında açılan bu dava sonucunda, mahkeme kararıyla nafaka indirimi sağlanarak tutar makul bir seviyeye çekilir.


Nafakanın Artırılması Davası Ne Zaman Açılır?

Nafakanın artırımı davasının açılabilmesi için kanunda öngörülen belirli bir süre şartı yoktur. Dava, şartların olgunlaşması halinde her zaman açılabilir. Tarafların mali durumlarında veya güncel hayat şartlarında olağanüstü bir değişiklik meydana geldiğinde bu dava gündeme gelir.

Hakim tarafından TMK m. 176 çerçevesinde artırım kararı verilebilmesi için şu şartlardan birinin veya birkaçının gerçekleşmesi gerekir:

  • Nafaka ödeyen kişinin maddi durumunda, gelirinde veya malvarlığında olağanüstü bir artış yaşanması.
  • Nafaka alan kişinin maddi durumunda beklenmedik bir güçsüzlük, gelir kaybı veya sağlık sorunları nedeniyle artan giderler meydana gelmesi.
  • Ülkenin genel ekonomik yüksek enflasyon, devalüasyon vb. durumlarında paranın alım gücünü ciddi oranda düşüren değişiklikler olması.
  • Ortak çocuğun büyümesiyle birlikte eğitim, barınma, sağlık ve sosyal ihtiyaçlarının artması.

Bu şartlar gerçekleştiği sürece, nafakanın artırılması davası hakkaniyet ilkesi gereğince her zaman mahkemeye taşınabilir.


Nafakanın Azaltılması Davası Ne Zaman Açılır?

Nafakanın azaltılması davası da tıpkı artırım davası gibi süreye tabi olmayan, koşulların değişmesi halinde her zaman ikame edilebilen bir davadır. Nafaka ödeyen kişinin maddi yıkıma uğramasını önlemek amacıyla hukuk sistemimizde yer almaktadır.

Aşağıdaki somut durumların varlığı halinde nafaka indirimi talep edilebilir:

  • Nafaka ödeyen kişinin işten çıkarılması, iflas etmesi veya gelirinde kendi kusuru olmaksızın ciddi bir düşüş yaşanması.
  • Nafaka ödeyenin ağır bir hastalığa yakalanması ve tedavi masrafları nedeniyle ödeme gücünün zayıflaması.
  • Nafaka ödeyenin yeniden evlenmesi veya yeni bir çocuğunun olması sebebiyle bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısının artması.
  • Nafaka alan kişinin maddi durumunda iyileşme (miras kalması, yüksek maaşlı bir işe girmesi vb.) meydana gelmesi.

Hakim, bu somut durumları inceleyerek taraflar arasındaki ekonomik dengeyi yeniden kurmak adına nafakanın azaltılmasına karar verir.


Mahkeme Nafakanın Artırılması ve Azaltılmasına Neye Göre Karar Verir?

Nafaka uyarlama davalarında mahkemenin temel hareket noktası Hakkaniyet İlkesidir. Hakim karar verirken sadece tek bir tarafın beyanını değil, aşağıdaki hususları bütüncül olarak değerlendirir:

  1. Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması : Kolluk kuvvetleri aracılığıyla tarafların yaşadıkları ev, sahip oldukları araçlar, aylık gelirleri ve giderleri araştırılır.
  2. TÜİK Verileri ve Enflasyon Oranları: Geçen süre zarfında paranın alım gücündeki düşüş mahkemece resen dikkate alınır.
  3. Hayatın Olağan Akışı ve İhtiyaçlar: Çocuğun yaşına uygun asgari yaşam standartları, eğitim durumu ve temel ihtiyaç kalemleri.
  4. Kusur Durumu: Nafaka yükümlüsünün bilerek ve isteyerek kötü niyetli olarak mal kaçırması veya işten bilerek ayrılması gibi durumlar mahkemece titizlikle incelenir. Kötü niyet varsa indirim talebi reddedilir.

Nafaka Miktarını Belirleyen Unsurlar Nelerdir?

Hakim nafaka bedelini belirlerken keyfi davranamaz. Yargıtay içtihatları ve kanuni düzenlemeler ışığında nafaka miktarını belirleyen temel unsurlar şunlardır:

Değerlendirme KriteriNafaka Alacaklısı (Alan Taraf) AçısındanNafaka Yükümlüsü (Ödeyen Taraf) Açısından
Aylık Gelir DurumuMaaş, kira geliri, sosyal yardımlar.Net maaş, ticari kazanç, yan haklar (prim, ikramiye).
Barınma ŞartlarıKira ödeyip ödemediği, aile yanında yaşayıp yaşamadığı.Kira gideri, ev kredisi taksitleri.
Bakmakla Yükümlü Olunan KişilerMüşterek çocuğun velayetinin kendisinde olup olmaması.Yeni eş, yeni çocuklar, bakmakla yükümlü olunan anne/baba.
Sağlık DurumuSürekli tedavi gerektiren kronik bir hastalık olup olmadığı.Çalışma gücünü etkileyen bir engel veya hastalık.
Eğitim GiderleriKendi eğitimine devam edip etmediği.Müşterek çocukların okul, servis, kırtasiye ve kurs masrafları.
Malvarlığı (Aktifler)Üzerine kayıtlı taşınmaz, araç veya bankadaki mevduat.Şirket ortaklıkları, gayrimenkuller ve araç kayıtları.

Nafakanın Artırım Sebepleri Nelerdir?

Mevcut nafakanın yetersiz kaldığını kanıtlamak için ileri sürülebilecek başlıca nafaka artırımı sebepleri şunlardır:

1. Yüksek Enflasyon ve Hayat Pahalılığı

Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar nedeniyle, örneğin 3-4 yıl önce bağlanan 2.000 TL’lik bir nafaka, bugünün şartlarında mutfak masrafını bile karşılamaktan uzak olabilir. Enflasyon oranının (TÜFE) üzerinde seyreden gerçek hayat pahalılığı en güçlü artırım sebebidir.

2. Çocuğun Büyümesi ve Eğitim Hayatı – İştirak Nafakası İçin

Çocuk büyüdükçe ihtiyaçları eksponansiyel olarak artar. Kreşe başlayan, ilkokuldan liseye geçen veya üniversiteyi kazanan bir çocuğun; okul taksiti, servis ücreti, kaynak kitapları, sosyal aktiviteleri ve kıyafet giderleri artacağından iştirak nafakasının artırılması zaruridir.

3. Nafaka Alacaklısının Beklenmedik Giderleri

Yoksulluk nafakası alan eski eşin ağır bir hastalığa yakalanması, ev kirasının fahiş oranda artması veya destek gördüğü aile bireylerini kaybetmesi nafakanın artırılmasını haklı kılar.

4. Nafaka Yükümlüsünün Zenginleşmesi

Nafaka ödeyen tarafın iş hayatında terfi alması, ticaretinin büyümesi, miras kalması veya piyango/ikramiye kazanması gibi olağanüstü zenginleşme hallerinde, ödediği nafaka miktarının da bu refah seviyesiyle orantılı olarak artırılması talep edilebilir.


Nafakanın İndirimi Sebepleri Nelerdir?

Nafaka indirimi, borçlunun ekonomik olarak mahvına engel olmak için uygulanan bir sigortadır. Başlıca sebepleri şunlardır:

1. İşsizlik ve Gelir Kaybı

Nafaka yükümlüsünün iş yerinin kapanması, işten çıkarılması veya şirketi iflas etmesi durumunda eski gelirine sahip olmaması en temel indirim sebebidir. Ancak bu durumun geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu mahkemece incelenir.

2. Yeni Aile Kurma ve Çocuk Sahibi Olma

Yükümlünün yeniden evlenmesi ve yeni bir çocuğunun dünyaya gelmesi, aylık gelirinin bölündüğü anlamına gelir. Yeni ailesinin geçimini de sağlamak zorunda olan kişinin nafaka yükünün hafifletilmesi hakkaniyet gereğidir.

3. Emeklilik veya İş Göremezlik

Yaş haddinden emekli olan ve sadece emekli maaşıyla geçinmek zorunda kalan veya geçirdiği bir kaza sonucu çalışma gücünü kaybeden kişinin ödediği nafakanın indirilmesi talep edilebilir.

4. Alacaklının Durumundaki İyileşmeler

Nafaka alan tarafın asgari ücretin çok üzerinde bir maaşla işe başlaması, kendisine ev/araç alınması veya yüklü bir miras kalması durumunda yoksulluk riski azaldığı için indirim yoluna gidilebilir.


Nafakanın Kaldırılması Sebepleri Nelerdir?

Bazı durumlarda nafakanın azaltılması değil, tamamen ortadan kaldırılması gerekir. Nafaka davası sürecinde aşağıdaki hallerin ispatı, yoksulluk nafakasının tamamen kesilmesini sağlar:

  • Evlenme: Nafaka alan tarafın resmen evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar.
  • Evliymiş Gibi Birlikte Yaşama: Yargıtay’ın en hassas olduğu konulardan biridir. Nafaka alan kişinin resmi nikahı olmaksızın başka birisiyle karı-koca hayatı gibi fiili birliktelik yaşaması, nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması sebebidir.
  • Yoksulluğun Ortadan Kalkması: Nafaka alan kişinin SGK’lı düzenli ve yeterli geliri olan bir işe girmesi, ticari hayata atılıp başarılı olması durumunda yoksulluk durumu bittiği için nafaka kaldırılır.
  • Haysiyetsiz Hayat Sürme: Nafaka alacaklısının toplumun ahlak kurallarına aykırı, haysiyetsiz bir yaşam tarzı benimsediğinin ispatlanması halinde nafaka kaldırılabilir.
  • Ölüm: Taraflardan birinin vefatı halinde nafaka yükümlülüğü sona erer, mirasçılara geçmez.

Nafaka Davası Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Nafaka Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı ilçelerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar.

Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’na göre, nafaka alacaklısının (nafaka alan tarafın) yerleşim yeri mahkemesidir. Yani davayı nafaka alan da açsa, ödeyen de açsa dava, nafaka alacaklısının ikamet ettiği ilçedeki adliyede açılmalıdır.

Nafakanın Artırılması ve Azaltılması Davası Ücreti Ne Kadar?

2026 yılı itibarıyla adliye masrafları her yıl Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile güncellenmektedir.
Nafaka davaları maktu değil, nispi harca tabidir. Harç hesaplaması şu şekilde yapılır:

  • Artırım Davasında: Talep edilen aylık artış miktarının yıllık toplamı üzerinden; Örn: 2000 TL artış isteniyorsa 2000 x 12 = 24.000 TL üzerinden nispi karar ve ilam harcı ödenir.
  • Masraflar: Dava açılış harcı, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri ve sosyo-ekonomik durum araştırması yazışmaları için mahkeme veznesine ortalama bir gider avansı yatırılır.
    Ayrıca bir avukat ile çalışılması durumunda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen taban ücretin altında kalmamak kaydıyla taraflar arasında serbestçe vekalet ücreti belirlenir.

Anlaşmalı Boşanma Sonrası Nafaka Artırımı veya İndirimi Yapılabilir mi?

Evet, yapılabilir. Toplumda yaygın ve yanlış bir inanış olarak, anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen tutarın asla değiştirilemeyeceği düşünülür. Oysa anlaşmalı boşanmanın üzerinden makul bir süre geçtikten sonra, değişen ekonomik koşullar öne sürülerek nafakanın artırılması veya azaltılması talep edilebilir.

Enflasyon Oranında ÜFE/TÜFE Kararı Varsa Ne Olur?

Eğer boşanma kararında “Nafakanın her yıl TÜFE veya ÜFE oranında artırılmasına” şeklinde bir hüküm varsa, her yıl dava açmaya gerek yoktur. Nafaka alacaklısı, açıklanan resmi enflasyon oranını mevcut nafakaya ekleyerek doğrudan İcra Dairesi üzerinden güncel tutarı talep edebilir. Ancak, enflasyon oranındaki otomatik artış bile güncel ihtiyaçları karşılamıyorsa yine de ek bir nafaka artırımı davası açmak mümkündür.

Dava Sürecinde İspat Araçları Nelerdir?

Her iki dava türünde de davanın temelini deliller oluşturur. İddiaların soyut kalmaması, somut evraklarla desteklenmesi şarttır:

  • Maaş bordroları, vergi levhası ve banka hesap dökümleri.
  • Kira sözleşmeleri ve faturalar .
  • Çocuk için yapılıyorsa; okul faturaları, servis sözleşmeleri, kurs dekontları.
  • Hastane kayıtları, SGK dökümleri ve reçeteler.
  • Tanık beyanları, tarafların yaşam standartlarını, kayıt dışı gelirlerini veya giderlerini bilen yakın çevre.

Sonuç

Nafakanın artırılması ve azaltılması davaları, değişen ekonomik iklimde adaleti sağlamanın en önemli hukuki enstrümanlarıdır. Hukukumuz, ne nafaka alan tarafın yoksulluğa ve mağduriyete itilmesine ne de nafaka ödeyen tarafın altından kalkamayacağı bir borç sarmalına girmesine müsaade eder.

Dava açarken taleplerin iyi temellendirilmesi, delillerin eksiksiz sunulması ve sosyo-ekonomik durum araştırma raporlarının yakından takip edilmesi davanın seyri açısından kritik öneme sahiptir. Bu davalarda, sürecin hukuki boyutlarını titizlikle yönetecek ve hak kayıplarını önleyecek şekilde profesyonel bir destek almak, davanın hızlı ve lehe sonuçlanması adına atılacak en doğru adımdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp Ön Bilgi