Ceza adaleti sistemimizde, mahkemelerin iş yükünü hafifletmek, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları hızlı bir şekilde çözmek ve toplumsal barışı tesis etmek amacıyla çeşitli alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntemlerin başında uzlaştırma ve ön ödeme kurumları gelmektedir. Her iki kurum da ceza yargılamasının klasik işleyişinden farklı olarak, şüpheli veya sanığın belirli şartları yerine getirmesi halinde ceza almaktan kurtulmasını sağlayan hukuki müesseselerdir. İşte uzlaştırma ve ön ödeme farkları burada ortaya çıkmaktadır. Hak arama sürecinde sürecin doğru yönetilmesi hayati önem taşır. Bu nedenle bilhassa ceza davalarında deneyimli bir istanbul ceza avukatı desteği almak sürecin lehe sonuçlanması açısından oldukça önemlidir.
Makalemizin devamında uzlaştırma nedir, ön ödeme nedir, uzlaştırma ile ön ödeme farkları nelerdir gibi sıkça sorulan sorulara güncel 2026 yasal düzenlemeleri ışığında kapsamlı yanıtlar vereceğiz.
Uzlaştırma Nedir?
Uzlaştırma, ceza hukukunda fail ile mağdurun bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişi aracılığıyla bir araya getirilerek uyuşmazlığın mahkeme dışı yollarla çözülmesini ifade eder. Bu yöntem sayesinde mağdurun uğradığı zararın giderilmesi sağlanırken, fail de sabıka kaydı almaktan ve mahkumiyetten kurtulma şansı elde eder.
Ceza Hukukunda Uzlaştırmanın Tanımı ve Amacı
Ceza hukukunda uzlaştırma, şikayete bağlı olan veya kanunda açıkça belirtilen bazı suçlarda, tarafların kendi özgür iradeleriyle anlaşmaya varmalarını sağlayan onarıcı bir adalet kurumudur. Burada temel amaç devletin cezalandırma tekelini bir kenara bırakarak bireylerin kendi aralarındaki ihtilafı çözmelerine fırsat tanımaktır. Klasik ceza sisteminde fail cezalandırılarak adalet sağlanmaya çalışılırken, onarıcı adalet anlayışına dayanan bu sistemde odak noktası mağdurun zararının onarılması ve toplumsal huzurun yeniden tesis edilmesidir.
Uzlaştırma süreci sadece maddi zararların karşılanmasını içermez. Failin mağdurdan özür dilemesi, belirli bir kuruma bağış yapması veya kamuya yararlı bir işte çalışması gibi manevi edimler de uzlaşma konusu olabilir. Böylece ceza yargılamasının uzun, yorucu ve masraflı süreci engellenmiş olur.
Uzlaştırma Kapsamına Giren Suçlar
Bir suçun uzlaşma kapsamında değerlendirilebilmesi için kanunda açıkça belirtilmesi veya şikayete tabi suçlar arasında yer alması gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi gibi suçlar uzlaşma hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Suçun bu kapsama girmesi durumunda savcılık makamı doğrudan dava açamaz. Öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve taraflara uzlaşma teklifinde bulunulması kanuni bir zorunluluktur. Son yapılan yasal değişikliklerle bazı suç tipleri bu kapsamdan çıkarılmış olup detaylarına yazımızın devamında değineceğiz.
Ön Ödeme Nedir?
Ceza hukukunda bir diğer önemli alternatif çözüm yolu ön ödeme kurumudur. Ön ödeme nedir sorusuna verilecek en net cevap, kanunun belirlediği hafif nitelikli suçlarda, failin önceden belirlenen miktar parayı devlet hazinesine ödemesi şartıyla hakkında kamu davası açılmaması veya açılmış olan davanın düşürülmesidir.
Ön Ödemenin Hukuki Niteliği
Hukuki niteliği itibarıyla ön ödeme, devlet ile şüpheli veya sanık arasında gerçekleşen bir tür anlaşmadır. Uzlaştırmadan farklı olarak burada mağdur taraf sürecin bir parçası değildir. Şüpheli, savcılık veya mahkeme tarafından kendisine tebliğ edilen evrakta belirtilen adli para cezasını ödeyerek cezai takibattan kurtulur. Bu uygulama, özellikle basit ihlaller ve yaptırımı hafif olan suçlarda mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmesini önleme amacı taşır.
Sistem, şüphelinin suçluluğunu kabul ettiği anlamına gelmez. Kişi sadece yargılamanın getireceği külfetten kurtulmak ve risk almamak adına bu ödemeyi yapmayı tercih edebilir. Ancak ödeme yapıldığında ceza davası boyutu tamamen kapanmış olur. Mağdurun şahsi hakları yani hukuk mahkemelerinde açabileceği maddi veya manevi tazminat davası hakları ise saklı kalır.
Ön Ödeme Kapsamına Giren Suçlar
Ön ödeme uygulanabilecek suçlar kanunda net sınırlar ile çizilmiştir. Türk Ceza Kanunu kapsamında yalnız adli para cezasını gerektiren suçlar ile kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlar bu sisteme tabidir.
Bununla birlikte 2024 ve 2025 yıllarında yapılan yargı paketleri değişiklikleri neticesinde sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakaret suçu gibi daha önce uzlaştırmaya tabi olan bazı fiiller de doğrudan ön ödeme kapsamına alınmıştır. Ayrıca genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması, çevrenin taksirle kirletilmesi gibi bazı fiiller de bu sınırlar içinde değerlendirilir. Uzlaştırma ile ön ödeme farkları incelenirken, bir suçun hem uzlaştırma hem de ön ödemeye tabi olması durumunda her zaman uzlaştırma hükümlerine öncelik verildiği unutulmamalıdır.
Uzlaştırma ve Ön Ödeme Arasındaki Farklar
Uzlaştırma ile ön ödeme farkları, ceza avukatlarına en çok yöneltilen hukuki sorunların başında gelir. İki müessese de yargılamayı sonlandırma amacı taşısa da, işleyiş, muhataplar ve hukuki nitelik bakımından birbirlerinden tamamen ayrılırlar. Süreçlerin yanlış değerlendirilmesi telafisi güç hak kayıplarına yol açabileceği için her bir farkın iyi anlaşılması gerekir.
Hukuki Nitelik Açısından Farklar
Ön ödeme tamamen fail ile devlet arasında gerçekleşen kamu hukuku işlemidir. Fail belirtilen tutarı hazineye öder ve dosya kapanır. Karşı tarafta yer alan mağdurun rızası, onayı veya tatmin olup olmaması sürece etki etmez.
Uzlaştırma ise fail, mağdur ve devletin dahil olduğu üç ayaklı bir süreçtir. Asıl odak noktası devletin tatmin olması değil mağdurun tatmin olmasıdır. Mağdur kabul etmediği sürece failin tek taraflı bir çabayla uzlaşmayı sağlaması mümkün değildir. Ön ödeme bir tür parasal ceza alternatifi iken uzlaştırma tamamen iradi bir uyuşmazlık çözümü yöntemidir.
Uygulama Şartları ve Kapsam Farkları
Ön ödeme, kanunda hapis cezasının üst sınırı altı ayı geçmeyen veya sadece adli para cezası gerektiren suçlarda uygulanır. Bu durum suçun ceza ağırlığına göre yapılmış matematiksel bir sınırlandırmadır. Ancak uzlaştırma, ceza miktarından ziyade kanun koyucunun tarafların anlaşmasına izin verdiği spesifik suç tipleri üzerinden uygulanır. Hatta hapis cezasının üst sınırı yedi yıl olan dolandırıcılık gibi suçlarda bile mağdurun rızası varsa uzlaşma sağlanabilmektedir.
Ayrıca yukarıda bahsettiğimiz öncelik kuralı vardır. Bir eylem hem ön ödeme sınırları içinde kalıyor hem de uzlaştırmaya tabi bir suç grubuna giriyorsa kanun emredici olarak uzlaştırma sürecinin işletilmesini şart koşar.
Tarafların Rolü ve Sürece Etkisi
Tarafların sürece etkisi bağlamında en büyük fark mağdurun pozisyonudur. Uzlaştırmada mağdur tam anlamıyla söz sahibidir. Süreci başlatabilir, sonlandırabilir, maddi tazminat isteyebilir, sadece özür dilenmesini talep edebilir veya süreci tamamen reddederek yargılamanın devam etmesini sağlayabilir. Fail ise bu şartları kabul veya reddetmekte özgürdür.
Ön ödeme sürecinde ise tarafların aktif bir rolü yoktur. Savcılık makamı kanunda belirtilen formüle göre günlük ceza miktarını hesaplar ve faile tebliğ eder. Fail tebliğ edilen evraktaki tutarı on gün içerisinde ödediği takdirde dava açılmasını engeller. Müzakere veya pazarlık şansı yoktur, miktar kanunla belirlenmiştir.
Sonuçları ve Hukuki Etkileri
Ön ödeme yapılması halinde savcılık aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Mahkeme aşamasında ise davanın düşmesine hükmedilir. Fakat mağdurun tazminat hakkı bakidir, ayrıca hukuk davası açabilir.
Uzlaştırma başarıyla sonuçlanır ve edim yerine getirilirse yine kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi kararı verilir. Fakat ön ödemeden en büyük farkı uzlaşan mağdurun artık o eylemle ilgili maddi veya manevi tazminat davası açma hakkını kaybetmesidir. Uzlaşma tutanağı bir nevi feragat belgesi niteliği taşır.
Aşağıdaki tabloda uzlaştırma ile ön ödeme farkları daha net bir şekilde özetlenmiştir.
| Özellik | Uzlaştırma | Ön Ödeme |
|---|---|---|
| Muhataplar | Fail, Mağdur, Devlet | Fail, Devlet |
| Mağdurun Rızası | Kesinlikle Aranır | Aranmaz |
| Kapsam | Kanunda Sayılan Belirli Suçlar | Üst Sınırı 6 Ayı Aşmayan Suçlar ve Adli Para Cezaları |
| Pazarlık Durumu | Şartlar Serbestçe Belirlenebilir | Pazarlık Yoktur Maktu Miktar Ödenir |
| Tazminat Davasına Etkisi | Hukuk Davası Açılamaz Hak Düşer | Mağdurun Tazminat Davası Açma Hakkı Saklıdır |
| Öncelik Sırası | Önceliklidir | Uzlaştırma Kapsamında Değilse Uygulanır |
Uzlaştırma Süreci Nasıl İşler?
Uzlaştırma, kendi içerisinde kanuni sürelere ve sıkı şekil şartlarına bağlı olan dinamik bir süreçtir. Özellikle tarafların kendilerini doğru ifade edebilmesi ve yasal haklarından mahrum kalmaması adına deneyimli bir istanbul ceza avukatı desteği paha biçilemez bir önem taşır. Süreç adım adım aşağıdaki gibi ilerler.
Uzlaştırma Teklifinin Yapılması
Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı dosyadaki delilleri toplar. Eğer şüphelinin üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine dair yeterli şüphe oluşturan deliller varsa dosya doğrudan uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro, dosyayı inceleyerek taraflara uzlaşma teklif formu gönderir. Bu formun tebliğinden itibaren taraflara düşünmek ve karar vermek üzere üç günlük yasal bir süre tanınır. Üç gün içerisinde olumlu veya olumsuz bir cevap verilmemesi halinde teklif reddedilmiş sayılır.
Uzlaştırmacı Atanması ve Görüşmeler
Tarafların teklife ilk aşamada olumlu yaklaşması durumunda sisteme kayıtlı tarafsız bir uzlaştırmacı dosyaya atanır. Uzlaştırmacı, hem fail ile hem de mağdur ile iletişime geçerek ortak bir noktada buluşmaları için müzakere sürecini başlatır. Görüşmeler sırasında konuşulan her şey tamamen gizlidir. Müzakere sürecinde sanığın suçu ikrar etmesi veya mağdurun bazı olayları kabul etmesi, uzlaşma sağlanamaması halinde daha sonra ceza mahkemesinde aleyhe delil olarak kesinlikle kullanılamaz. Bu gizlilik kuralı tarafların rahatça pazarlık yapabilmesini amaçlar.
Uzlaşmanın Sağlanması ve Sonuçları
Görüşmeler neticesinde taraflar bir edim üzerinde anlaşırlarsa veya edimsiz olarak uzlaşmayı kabul ederlerse uzlaştırmacı durumu bir tutanakla imza altına alır. Bu tutanak savcının onayından geçtikten sonra kesinleşir.
Uzlaşma sağlanırsa ne olur?
Eğer uzlaşma konusu olan edim hemen yerine getirilirse savcılık makamı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek dosyayı tamamen kapatır. Şayet edim ileri bir tarihe bırakılmışsa, taksite bağlanmışsa veya süreklilik arz ediyorsa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Yükümlülükler tam anlamıyla bitirildiğinde yine dosya kapanır. Bu durum failin adli sicil kaydına işlemez.
Uzlaşma sağlanamazsa süreç nasıl ilerler?
Taraflardan birinin teklifi reddetmesi, belirlenen süre içinde cevap vermemesi veya müzakereler sonucunda bir edim üzerinde anlaşılamaması halinde uzlaşma sağlanamamış olur. Bu durumda savcı iddianame düzenleyerek dosyayı yetkili ceza mahkemesine gönderir ve klasik yargılama süreci başlar.
Ön Ödeme Süreci Nasıl İşler?
Ön ödeme kurumu daha mekanik ve hızlı işleyen bir yapıya sahiptir. Pazarlık süreçlerini barındırmaz, doğrudan kanun hükümlerinin savcılık makamınca uygulanmasına dayanır.
Ön Ödeme Teklifinin Yapılması
Savcılık, suçun ön ödeme kapsamında olduğunu tespit ettiğinde bilirkişi, tanık veya kamera kaydı gibi delilleri toplayarak yeterli şüpheye ulaşır. Yeterli şüphe varsa, hapis cezasının alt sınırı üzerinden güncel yıla ait kanuni katsayı ile çarpım yapılarak bir meblağ belirlenir. Bu miktar şüpheliye resmi tebligat yoluyla ön ödeme önerisi olarak gönderilir.
Ödeme Süresi ve Şartları
Tebligatı alan şüphelinin parayı ödemek için on günlük süresi vardır. Son yasal düzenlemeler ışığında şüpheli, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde yazılı talepte bulunursa belirlenen tutarı birer ay arayla üç eşit taksitte ödeyebilir. Taksitlendirme işlemi savcının takdirine bağlı değil, şüphelinin talebi halinde zorunlu bir haktır. Ancak taksitlerden birinin bile zamanında ödenmemesi durumunda süreç iptal olur.
Ön Ödemenin Sonuçları
Ödeme eksiksiz ve süresinde yapıldığı takdirde yasal süreç lehe şekilde sonuçlanır.
Ceza davasına etkisi
Soruşturma evresinde ödeme yapılmışsa savcılık makamı doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar yazar. Mahkeme aşamasında ön ödeme durumu ortaya çıkmış ve ödeme gerçekleştirilmişse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Her iki durumda da yargılama son bulur ve fail hapis cezası riskinden kurtulur.
Sabıka kaydına etkisi
Ön ödeme sonucu verilen kararlar standart adli sicil kaydına ve e devlet üzerinden alınan sabıka kaydı belgesine işlemez. Bu kayıtlar adalet bakanlığı bünyesinde sadece hakim ve savcıların erişebileceği özel bir sisteme kaydedilir. Bunun amacı şüphelinin beş yıl içerisinde tekrar ön ödemelik bir suç işlemesi durumunda tekerrür hükümlerinin uygulanmasını sağlamaktır. Normal hayatta iş başvurularında veya vize işlemlerinde kişinin karşısına çıkmaz.
Uzlaştırma mı Ön Ödeme mi? Hangisi Daha Avantajlı?
Bu soruya tek bir yanıt vermek mümkün değildir. Dosyanın içeriği, suçun niteliği, tarafların beklentileri ve delil durumu avantaj kavramını tamamen değiştirir.
Şüpheli/Sanık Açısından Değerlendirme
Şüpheli açısından uzlaştırma her zaman bir adım öndedir. Zira uzlaşma sağlandığında mağdurun hukuk mahkemelerinde tazminat davası açma hakkı ortadan kalkar. Fail bir miktar ödeme yaparak hem ceza davasından hem de gelecekteki olası tazminat davalarından tek seferde kurtulmuş olur. Ayrıca uzlaşma edimsiz de olabilir, yani sadece bir özür dilemekle dosya kapanabilir. Oysa ön ödeme sürecinde devletin belirlediği o parayı ödemek mecburidir ve mağdur ileride fail aleyhine maddi tazminat davası açabilir.
Ancak mağdurun uzlaşma için çok fahiş ve ödenmesi imkansız rakamlar talep ettiği durumlarda uzlaşma imkansız hale gelir. Bu tip suçlarda eğer suç ön ödeme şartlarını da taşıyorsa, yasal hiyerarşi gereği uzlaşma sağlanamadığı için faile ön ödeme teklif edilir ve fail devlete daha cüzi bir miktar ödeyerek ceza riskini ortadan kaldırır.
Mağdur Açısından Değerlendirme
Mağdur açısından uzlaştırma kurumu bulunmaz bir nimettir. Normal şartlarda bir mağdur zararını gidermek için ceza davasının bitmesini beklemeli ve ardından asliye hukuk mahkemelerinde yıllar sürecek tazminat davaları ile uğraşmalıdır. Uzlaştırma kurumu sayesinde mağdur, kendi belirleyeceği makul bir meblağı veya edimi sanıktan çok kısa süre içerisinde peşin olarak tahsil edebilir. Fail yargılamadan kurtulmak için bu bedeli ödemeye daha istekli olur. Ön ödemede ise devlet parayı kasasına koyar, mağdur hiçbir şey elde etmez ve mağduriyetini gidermek için kendisi özel avukat tutarak uzun dava yollarına başvurmak zorunda kalır.
Uygulamada Hangisi Daha Sık Tercih Edilir?
Uygulamada öncelik daima uzlaştırma kurumundadır. Kanun emredici hükmü gereği bir suç hem uzlaşma hem de ön ödeme sınırları içerisindeyse savcı mutlaka uzlaştırma prosedürünü denemelidir. Sadece uzlaşma kapsamına girmeyen hafif suçlarda ön ödeme yöntemi devreye girdiği için, istatistiksel olarak adliyelerde uzlaştırma bürolarının işlem hacmi çok daha fazladır.
2026 Güncel Mevzuata Göre Uzlaştırma ve Ön Ödeme
Hukuk dinamik bir yapıdır ve toplumsal ihtiyaçlara göre sürekli güncellenir. Özellikle 2024 ve sonrasında yargı paketleri ile onarıcı adalet sisteminde köklü değişiklikler yapılmış olup, bu değişikliklerin tam anlamıyla yargı kararlarına yansıması 2026 yılını bulmuştur.
Güncel yasal düzenlemeler ve değişiklikler
Son yargı paketleri ile en büyük değişiklik hakaret suçunda yaşanmıştır. Eskiden uzlaştırma kapsamında olan hakaret suçu artık ikili bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Yüz yüze işlenen hakaret suçları yine genel hükümlere tabi iken, sosyal medya üzerinden veya sesli, yazılı, görüntülü iletilerle işlenen hakaret suçları uzlaşma kapsamından çıkarılarak doğrudan ön ödeme kapsamına alınmıştır. Bu değişiklik internet ortamında çok sık yaşanan tartışmaların uzlaştırma bürolarını kilitlemesi sebebiyle yapılmıştır. Artık sosyal medyada hakaret eden bir kişi doğrudan devlete günlük yüz Türk Lirası üzerinden hesaplanan bedeli ödeyerek süreci kapatabilmektedir.
Ayrıca 2026 yılı itibarıyla güncel ön ödeme hesaplama miktarında hapis cezasının alt sınırı için hesaplanan günlük tutar otuz Türk Lirasından yüz Türk Lirasına yükseltilmiştir. Bu durum ön ödeme meblağlarında ciddi bir artışa neden olmuş, yaptırımın caydırıcılığı artırılmıştır.
Yargı kararları ışığında uygulama
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında, ön ödeme ve uzlaştırma işlemlerinde kanuni şartların eksiksiz uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır. Yargıtay bozma kararlarında sıkça gördüğümüz üzere, yeterli şüphe oluşturacak kesin deliller toplanmadan salt şüpheliye uzlaşma veya ön ödeme teklif edilmesi hukuka aykırıdır. Önce eylemin suç teşkil edip etmediği tartışılmalı, kişinin beraat etme ihtimali kuvvetliyse kişiye ödeme veya uzlaşma külfeti yüklenmemelidir. Bu ince hukuki çizgiyi ancak ceza hukukunda uzmanlaşmış bir profesyonel analiz edebilir.
Uzlaştırma ile Ön Ödeme Farkları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Sürecin daha iyi anlaşılması adına vatandaşlar ve hukuk profesyonelleri tarafından en sık karşılaşılan soruları ve cevaplarını aşağıda derledik.
Uzlaştırma kapsamındaki bir suç için ön ödeme teklif edilebilir mi?
Hayır. Bir suç tipi Türk Ceza Kanunu kapsamında uzlaşmaya tabi ise öncelik her zaman uzlaştırma kurumundadır. Kanun koyucu toplumsal barışı ve mağdurun tatminini ön planda tuttuğu için uzlaştırma süreci işletilmeden ön ödeme teklifi yapılamaz. Ancak uzlaşma sürecinin olumsuz sonuçlanması halinde duruma göre kanuni şartları sağlıyorsa ön ödeme gündeme gelebilir.
Ön ödeme miktarını ödemek suçluluğu kabul etmek anlamına gelir mi?
Ön ödeme kurumunda parayı ödeyip dosyanın kapatılmasını sağlamak hukuken suçun ikrarı yani kabulü anlamına gelmez. Kişi sadece yargılamanın uzun sürecinden ve olası risklerinden kaçınmak amacıyla yasanın kendisine tanıdığı bu hakkı kullanır. Ceza davası açısından dosya kapanır fakat bu ödeme hukuk mahkemelerinde aleyhe kesin delil olarak kullanılamaz.
Uzlaşma edimini yerine getiren failin sabıka kaydına işlenir mi?
Uzlaşma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığı veya davanın düşmesi kararları sabıka kaydına yani adli sicil kaydına işlemez. Devlet, tarafların kendi aralarında anlaşıp sorunu çözmesini ödüllendirerek kişinin sicilini temiz tutmasını sağlar. İş başvurularında bu durum olumsuzluk yaratmaz.
Ön ödeme tutarı tek seferde ödenmek zorunda mıdır?
Güncel yasal mevzuat gereğince şüpheliye on günlük yasal ödeme süresi tanınır. Şüpheli bu süre içerisinde ilgili savcılığa veya mahkemeye dilekçe ile başvurarak taksitlendirme talep edebilir. Talep halinde savcılık veya mahkeme tutarı birer ay arayla üç eşit taksite bölmek zorundadır. Taksitlerden biri aksatılırsa sistem bozulur ve dava süreci başlar.
Hakaret suçu uzlaştırma kapsamında mıdır yoksa ön ödemeye mi tabidir?
Son kanun değişiklikleriyle birlikte hakaret suçu işleniş biçimine göre ikiye ayrılmıştır. Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle örneğin sosyal medya üzerinden mesaj atarak işlenen hakaret suçları uzlaştırma kapsamından çıkarılmış ve ön ödeme kapsamına alınmıştır. Diğer haller ise duruma göre değerlendirilmektedir.
Mağdur uzlaşma sağladıktan sonra failden tazminat isteyebilir mi?
Hayır isteyemez. Uzlaştırma sürecinin fail açısından en büyük avantajı budur. Mağdur uzlaşma evrakını imzalayıp edimi teslim aldığında, o suça konu olaydan doğan tüm maddi ve manevi tazminat haklarından feragat etmiş sayılır. Hukuk mahkemesinde açılacak olası bir tazminat davası esastan reddedilir. Fakat ön ödemede mağdurun rızası sorulmadığı için tazminat dava hakkı her zaman devam eder.
