Eziyet suçu nedir? ve eziyet suçunun unsurları cezası nitelikli halleri hakkında bilgi edinin.

TCK 96 Eziyet Suçu ve Cezası 2026 Güncel

Hukuk sistemimizde insan onurunu, bireyin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü korumaya yönelik en önemli düzenlemelerden biri Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde yer alan eziyet suçudur. Özellikle aile içi şiddet vakalarında, iş yerlerindeki sistematik baskılarda veya sivil hayattaki güç dengesizliklerinde sıkça gündeme gelen bu suç tipi, niteliği gereği kasten yaralama veya hakaret gibi anlık suçlardan ayrılır.

İster mağdur konumunda olun ister şüpheli, hukuki haklarınızı bilmek ve süreci uzman bir İstanbul ceza avukatı eşliğinde yürütmek hayati önem taşır. Bu makalede, 2026 yılı güncel mevzuatı ve en yeni Yargıtay içtihatları ışığında eziyet suçunun unsurlarını, nitelikli hallerini, ceza oranlarını ve hukuki prosedürleri tüm detaylarıyla inceliyoruz.


Eziyet Suçu Nedir?

Eziyet suçu nedir? TCK 96 kapsamında düzenlenen eziyet suçu, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, onun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine ve aşağılanmasına yol açan fiillerin sistematik ve sürekli bir şekilde uygulanmasıdır; bu suçun temel şeklinin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.

Türk Ceza Kanunu Madde 96, insan haysiyetini ve kişi dokunulmazlığını koruma amacı güder. Bir kişiye anlık bir öfkeyle vurmak kasten yaralama suçunu oluştururken; kişiyi aç bırakmak, sürekli hakaret etmek, insan onuruna aykırı koşullarda yaşamaya zorlamak ve bunu bir rutine bindirmek eziyet suçunun temelini oluşturur. Kanun koyucu, bireyin sadece fiziki bütünlüğünü değil, psikolojik sağlığını ve toplum içindeki saygınlığını da bu madde ile koruma altına almıştır.


Eziyet Suçunun Unsurları Nelerdir? Hangi Fiiller Eziyet Sayılır?

Bir eylemin TCK 96 kapsamında değerlendirilebilmesi için belirli unsurların bir araya gelmesi gerekir. Eziyet suçunun unsurları maddi ve manevi olarak ikiye ayrılır.

1. Maddi Unsur: İnsan Onuruyla Bağdaşmayan Davranışlar

Suçun maddi unsuru, mağdurun bedensel veya ruhsal olarak acı çekmesine, aşağılanmasına yol açan fiillerin bütünüdür. Bu fiiller tek başına kasten yaralama, hakaret, tehdit veya cinsel taciz suçlarını oluşturabilir. Ancak eziyet suçunda bu eylemler, mağduru hiçe sayan, onun insan olma değerini ayaklar altına alan bir boyuta ulaşır.

2. Süreklilik ve Sistematik Olma Kriteri (En Önemli Unsur)

Eziyet suçunu diğer suç tiplerinden ayıran en keskin çizgi süreklilik ve sistematik olmadır.

  • Sistematik Olma: Failin mağdura yönelik saldırılarını belirli bir plan, genel bir tutum veya organize bir seyir içinde gerçekleştirmesidir.
  • Süreklilik: Eylemlerin anlık, saman alevi gibi parlayıp sönen cinsten olmaması; belirli bir zaman dilimine yayılarak mağdurun ruh dünyasında kalıcı bir eziklik, korku ve değersizlik hissi yaratmasıdır.

Eziyet Sayılan Fiillere Örnekler:

  • Kişiyi sürekli olarak karanlık, soğuk veya havasız bir odada kilitli tutmak.
  • Kış ortasında soğuk suyla banyo yapmaya zorlamak.
  • Eşini veya çocuğunu sürekli olarak aşağılamak, aç susuz bırakmak, üzerine sigara söndürmek.
  • Maddi gücü elinde bulunduran kişinin, bağımlı konumdaki kişiye düzenli aralıklarla fiziksel şiddet ve psikolojik baskı uygulaması.

2026 Güncel TCK 96 Cezası Nedir? Eziyet Suçunun Cezası Ne Kadar?

Eziyet suçunun cezası, eylemin kim tarafından kime karşı işlendiğine göre temel şekil ve nitelikli haller olarak kanunda açıkça belirlenmiştir.

Suçun TürüUygulanacak TCK MaddesiÖngörülen Hapis Cezası (2026)
Temel Eziyet SuçuTCK Madde 96/12 Yıldan 5 Yıla Kadar Hapis
Nitelikli Eziyet SuçuTCK Madde 96/23 Yıldan 8 Yıla Kadar Hapis

Adli Para Cezasına Çevrilme

Adli para cezası, kasten işlenen suçlarda hapis cezasının 1 yıl veya altında olması durumunda uygulanan bir yaptırımdır. TCK 96 kapsamında eziyet suçunun temel cezasının alt sınırı 2 yıl hapis olduğundan, mahkeme alt sınırdan ceza verse dahi bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi kanunen mümkün değildir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Erteleme

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumu, 2 yıl veya daha az süreli hapis cezalarında uygulanabilir. Eğer fail temel şekilden yargılanır ve mahkeme takdiri indirim nedenleri (iyi hal indirimi vs.) uygulayarak cezayı 2 yılın altına düşürürse (örneğin 1 yıl 8 ay), şartları varsa HAGB kararı verilebilir. Aynı şekilde, cezanın ertelenmesi kurumu da 2 yıl ve altı cezalar için geçerlidir. Ancak nitelikli hallerin varlığında (3 yıldan 8 yıla kadar hapis) HAGB veya erteleme kararı verilmesi oldukça zordur.


Nitelikli Eziyet Suçu Nedir? Eziyet Suçunun Cezayı Artıran Halleri Nelerdir? (TCK 96/2)

Suçun, korunmaya daha çok muhtaç kişilere karşı veya aralarında özel bir güven bağı bulunan kişilere karşı işlenmesi durumu kanun koyucu tarafından daha ağır cezalandırılmıştır. TCK 96/2 maddesine göre, eziyet suçunun cezayı artıran nitelikli halleri şunlardır:

  1. Çocuğa Karşı İşlenmesi: Yaşı gereği fiziksel ve ruhsal olarak tam gelişmemiş, kendini koruyamayacak durumdaki çocuklara karşı uygulanan sistematik şiddet.
  2. Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı İşlenmesi: Yaşlılık, ağır hastalık, zihinsel veya fiziksel engellilik gibi nedenlerle fail karşısında aciz durumda olan kişilere yönelik eziyetler.
  3. Gebe Kadına Karşı İşlenmesi: Kadının hamile olduğunun fail tarafından bilinmesi şartıyla, anne ve karnındaki bebeğin yaşam/sağlık hakkını tehlikeye atan sistematik eylemler.
  4. Üstsoy veya Altsoya, Babalık veya Analığa Karşı İşlenmesi: Anne, baba, dede, büyükanne gibi üstsoy veya çocuk, torun altsoy ilişkisinde işlenen suçlar.
  5. Eşe veya Boşandığı Eşe Karşı İşlenmesi: Aile içi şiddetin en yaygın görünümlerinden biridir. Sadece mevcut resmi nikahlı eşe değil, 2021 yılında yapılan kanun değişikliğiyle beraber boşandığı eşe karşı uygulanan eziyet de nitelikli hal kapsamına alınmıştır.

Bu nitelikli hallerden bir veya birkaçının gerçekleşmesi durumunda faile verilecek hapis cezası 3 yıldan başlar ve 8 yıla kadar çıkabilir.


Eziyet Suçu ile Kasten Yaralama Arasındaki Farklar

Ceza davalarında istanbul ceza avukatı desteğine en çok ihtiyaç duyulan konuların başında suç vasfının belirlenmesi gelir. Eziyet mi yoksa kasten yaralama mı sorusu davanın seyrini tamamen değiştirir.

ÖzellikKasten Yaralama Suçu (TCK 86)Eziyet Suçu (TCK 96)
Fiilin YapısıGenellikle ani gelişir, bir anlık öfke veya tartışma sonucu ortaya çıkar.Belli bir sürece yayılır, planlıdır veya genel bir tutumun sonucudur.
Zaman BoyutuKesintilidir, olay bittiğinde fiil de biter.Süreklilik ve sistematiklik arz eder. Temadi (devamlılık) eden bir suçtur.
EtkisiMağdurun fiziksel acı duyması veya sağlığının bozulması odaklıdır.Fiziksel acının ötesinde, kişinin psikolojisini ezmeyi, onurunu kırmayı ve değersizleştirmeyi hedefler.
Ceza OranıBasit halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir (Şikayete tabi halleri vardır).Temel halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. (Şikayete tabi değildir).

Örnek Durum: Bir kişinin eşine bir tartışma sırasında tokat atması kasten yaralama suçu kapsamında değerlendirilirken; o kişiyi günlerce odaya kilitlemesi, aç bırakması, her gün hakaret edip dövmesi kül halinde eziyet suçunu oluşturur.


Eziyet Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma

  • Şikayet Süresi: Eziyet suçu hem temel hali hem de nitelikli halleri, kanunda şikayete tabi suçlar arasında sayılmamıştır. Bu nedenle mağdur şikayetçi olmasa dahi, savcılık durumu öğrendiğinde resen soruşturma başlatmak zorundadır. Mağdur yargılama aşamasında “şikayetimi geri çekiyorum” dese bile kamu davası düşmez, yargılama devam eder.
  • Dava Zamanaşımı: TCK Madde 66/1-e bendi uyarınca eziyet suçunun temel dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun nitelikli hallerinde cezanın üst sınırı dikkate alındığında da zamanaşımı süresi işler. Bu süre içinde dava açılmaz veya dava sonuçlanmazsa düşme kararı verilir.
  • Uzlaşma: Eziyet suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 253 uyarınca uzlaşmaya tabi suçlar kapsamında değildir. Tarafların kendi aralarında uzlaşması ceza davasını ortadan kaldırmaz.

Eziyet Suçunda İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik (2026 Güncel)

2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan güncel İnfaz Kanunu düzenlemelerine göre, eziyet suçundan ceza alan bir hükümlünün cezaevinde geçireceği süre hesaplanırken genel infaz kuralları işletilir. Eziyet suçu, terör veya örgütlü suçlar kapsamında olmadığından genel kural olarak infaz oranı 1/2’dir.

Örnek İnfaz Hesaplaması:

Fail, eşine karşı sistematik şiddet uyguladığı için TCK 96/2-b kapsamında yargılanmış ve neticeten mahkeme 4 yıl hapis cezası vermiştir.

  • İnfaz Oranı: 4 yıl x 1/2 = 2 yıl (Hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken asgari süre).
  • Denetimli Serbestlik (2026): Güncel infaz rejimine göre, suç tarihine ve suçun niteliğine bağlı olarak denetimli serbestlik süresi genellikle 1 yıl olarak uygulanmaktadır.
  • Net Yatar Süre: 2 yıllık infaz süresinden 1 yıllık denetimli serbestlik düşüldüğünde, hükümlü 1 yıl kapalı/açık cezaevinde kalacaktır. Özel af yasaları veya dönemsel infaz iyileştirmeleri bu süreyi değiştirebilir, bu nedenle kesin hesaplama için mutlaka bir ceza avukatından destek alınmalıdır.

Eziyet Suçuna İlişkin Önemli Yargıtay Kararları ve İncelemeleri

Yargıtay kararları, soyut kanun maddelerinin somut olaylara nasıl uygulanacağını gösteren en önemli rehberlerdir. Aşağıda eziyet suçunun unsurları, zincirleme suç hükümleri ve diğer suçlarla ilişkisi hakkında Yargıtay’ın güncel içtihatlarını uzman yorumlarıyla birlikte inceliyoruz.

1. Eziyet Suçunda Orantılılık ve TCK 44 (Fikri İçtima) Uygulaması

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2011/3608 Esas, 2012/20031 Karar:

“ÖZET: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçunu düzenleyen TCK’nın 95. maddesine benzer bir düzenlemenin eziyet suçunda yer almayıp TCK’nın 96. maddesinin 2. fıkrasında nitelikli hallerin düzenlenmiş bulunması karşısında, sonuçta meydana gelen yaraların niteliği dikkate alınarak TCK’nın 44. maddesi uyarınca eylemlerin bir bütün halinde TCK’nın 96/2-a maddesinde yaptırıma bağlanan eziyet suçunu oluşturacağı ve yaraların ağırlığı nedeniyle TCK’nın 3. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi ile 61. maddesinde yazılı ölçütler nazara alınarak asgari haddin üzerinde ceza tayini gerektiği gözetilmelidir… sanıkların muhtelif zamanlarda katılanın 13 aylık çocuğu olan mağdurun vücudunda sigara söndürmek, ısırmak ve olay günü de arabada saatlerce tek başına aç susuz bırakıp bakımını da yapmadan, dövüp kolunu kırmak suretiyle süreklilik gösteren eylemlerinin, eziyet suçunu oluşturduğu… yaralama suçundan da ceza tayini, yasaya aykırı.”

Hukuki İnceleme:

Bu sarsıcı karar, eziyet suçunun yapısına dair hayati bir kural koymaktadır. 13 aylık bir bebeğe yönelik sigara söndürme, aç susuz bırakma ve kemik kırığına (kol kırma) neden olan eylemler dizisi tartışmasız şekilde eziyettir. Ancak Yargıtay burada teknik bir detaya dikkat çekiyor: İşkence suçunda mağdurun ağır yaralanması durumunda cezayı artıran “neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal” maddesi (TCK 95) varken, eziyet suçunda böyle bir özel madde yoktur. Bu durumda, çocuğun kolunun kırılması gibi ağır bir yaralanma varsa mahkeme faile hem eziyetten hem de kemik kırıklı yaralamadan iki ayrı ceza veremez. TCK 44. madde (Fikri İçtima) gereğince, en ağır cezayı gerektiren suç olan “nitelikli eziyet” (TCK 96/2-a) üzerinden tek bir ceza verilmeli; fakat mağdurun çektiği acının büyüklüğü ve kemik kırığı dikkate alınarak verilecek ceza alt sınırdan (3 yıl) değil, üst sınıra yaklaşılarak belirlenmelidir.

2. Ev İçi Şiddette Sistematik Kavramının Geniş Yorumu

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/9606 Esas, 2024/394 Karar:

“… Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir… Dava konusu olayda, katılanın vücudunda darp izi olmadığı şeklinde ifade ettiği, anneleri ile birlikte yaşayan çocukların da katılanın babaları olan sanık tarafından darp edildiğine ve tehditlerde bulunduğuna şahit olduklarını ifade ettikleri dikkate alındığında, sanığın eşine karşı gerek aynı evde yaşarken gerekse fiili olarak ayrı yaşadıkları dönem içerisinde sistematik şekilde tehdit ve yaralama şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin eziyet suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında…”

Hukuki İnceleme:

Eziyet suçunda fiziksel bir iz veya kalıcı bir yara izi (darp raporu) bulunması şart mıdır? Bu karar “Hayır” demektedir. Eşine karşı evlilik birliği içinde ve hatta ayrı yaşarken bile sürekli olarak tehdit ve psikolojik/fiziksel şiddet uygulayan fail, mağdurun vücudunda bariz bir morluk bırakmasa bile, çocukların tanıklığıyla bu genel tutum (sistematik eziyet) kanıtlanabiliyorsa eziyet suçundan cezalandırılır. Yargıtay, eziyetin sadece et ve kemiğe değil, insan onuruna ve ruhuna yönelik bir saldırı olduğunu vurgulamaktadır.

3. Kısa Zaman Aralığındaki Fiillerin Kül Halinde Eziyet Sayılması

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021/9897 Esas, 2021/13592 Karar:

“… suça sürüklenen çocuğun mağdur …’i ranzaya bağlayıp nevresimin ucunu yakarak sağ elinin yanmasına neden olduğu olaydan sonra, çok kısa bir zaman aralığında sopa ve hortum vurmak suretiyle tekrar darp edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin süreklilik arzeder bir şekilde işlendiği… bu haliyle eylemlerinin kül halinde eziyet suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği, ayrıca kasten yaralama suçundan mahkumiyetine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin… bozma lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.”

Hukuki İnceleme:

Fail, mağduru önce bağlayıp yakıyor, kısa bir süre sonra ise hortum ve sopayla dövüyor. Yerel mahkeme bu olayları ayırıp hem yaralama hem de eziyetten iki ayrı ceza veriyor. Ancak Yargıtay, fiillerin birbirini tamamlar nitelikte, süreklilik arz eden bir şiddet zincirinin parçaları olduğunu belirtiyor. Olaylar arasında kısa zaman aralığı olsa bile, bu bir bütündür (kül halindedir) ve sadece eziyet suçunu oluşturur. Parçalara bölerek ayrı ayrı ceza vermek hukuka aykırıdır.

4. Eziyet Suçunda Zincirleme Suç (TCK 43) Hükümlerinin Uygulanmaması

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5510 Esas, 2022/19557 Karar:

“Eziyet suçunun süreklilik arz eden bir suç olup teselsülü bünyesinde barındırdığı ve sanıkların eziyet teşkil eden fiileri birden fazla kez işlemiş olmalarının suçun temadi unsurunu oluşturduğu, suçun işleniş biçimi ile kastın yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun zincirleme olarak işlediğinden bahisle koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılması bozma nedenidir.”

Hukuki İnceleme:

Ceza hukukunda bir kişi aynı suçu aynı mağdura karşı değişik zamanlarda birden fazla kez işlerse cezası TCK 43 (zincirleme suç) gereği dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Ancak Yargıtay bu kararında; eziyet suçunun doğası gereği zaten birden fazla eylemin birleşmesiyle (sistematik ve sürekli) oluştuğunu belirtir. Yani eziyetin içinde zaten bir “teselsül” (zincir) vardır. Suçun kendi doğasındaki bu çokluğu bahane ederek faile TCK 43 üzerinden ekstra bir artırım yapmak mükerrer (çift) cezalandırma olur ve hukuka aykırıdır. Yapılması gereken şey, fiillerin ağırlığına göre temel cezayı alt sınırdan değil, üst sınırdan tayin etmektir.

5. Sistematiklik Unsurunun Yokluğu Halinde Eylemin Kasten Yaralama Sayılması

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2287 Esas, 2025/5618 Karar:

“… sanık …’in sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde katılan … ‘e yönelik eylemlerde bulunduğunun sabit olmadığı gibi sanığın doktor raporuyla uyumlu ikrarına göre katılan çocuk …’in eline ve kalça bölgesine ele geçmeyen oklava ile vurmaktan ibaret eyleminin sistematiklik ve süreklilik unsurlarını içermediği anlaşıldığından sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka uygun olup…”

Hukuki İnceleme:

Her şiddet eylemi eziyet boyutuna ulaşmaz. 2025 tarihli bu güncel kararda, failin mağdur çocuğun eline ve kalçasına bir kez oklava ile vurması incelenmiştir. Olayın öncesinde veya sonrasında devam eden, rutine binmiş bir şiddet sarmalı (sistematiklik) kanıtlanamadığı için Yargıtay, bu tekil ve ani eylemin eziyet değil, sadece çocuğa karşı kasten yaralama suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Suçun vasfının tayininde bu ince ayrım bir ceza avukatı tarafından titizlikle savunulmalıdır.


Eziyet Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)

1. Eşe sürekli psikolojik baskı yapmak ve hakaret etmek eziyet suçu sayılır mı?

Evet, sayılır. Eziyet suçu sadece fiziksel şiddeti (dövmek, yaralamak) kapsamaz. Bir eşin diğerine karşı sistematik bir şekilde, onu aşağılayan, değersiz hissettiren, onurunu kıran psikolojik baskılar uygulaması, ekonomik şiddet göstermesi ve sürekli hakaret etmesi ruhsal yönden acı çekmesine neden olduğu için TCK 96/2-b (eşe karşı nitelikli eziyet) kapsamında değerlendirilir.

2. İş yerinde patronun uyguladığı mobbing eziyet suçu mudur?

Mobbing (psikolojik taciz), genellikle iş kanunu çerçevesinde tazminat konusu olmakla birlikte, eğer patronun veya yöneticinin eylemleri çalışanın onurunu ağır derecede zedeleyecek, psikolojisini bozacak düzeyde sistematik bir baskıya, hakarete ve aşağılamaya dönüşmüşse; bu durum TCK 96 kapsamında eziyet suçu olarak şikayete konu edilebilir.

3. Eziyet suçundan yargılanan kişi tutuklanır mı?

Tutuklama tedbiri CMK madde 100 ve devamında düzenlenen şartlara bağlıdır. Eziyet suçunun özellikle nitelikli halleri (örneğin çocuğa veya eşe karşı) ağır hapis cezası öngördüğünden, delilleri karartma veya kaçma şüphesinin varlığı halinde, olayların vehyetine göre mahkemece tutuklu yargılama kararı verilebilir. Ancak bu mutlak bir zorunluluk değildir, somut olayın özelliklerine göre adli kontrol şartı da uygulanabilir.

4. Eziyet suçunda şikayetten vazgeçme davanın düşmesine sebep olur mu?

Hayır, olmaz. Eziyet suçu kanunda açıkça şikayete tabi suçlar arasında sayılmamıştır. Kamu düzenini ve insan onurunu yakından ilgilendirdiği için resen (kendiliğinden) soruşturulur. Mağdur duruşmada “ben şikayetçi değilim, kocamla/babamla barıştım” dese bile mahkeme yargılamaya devam eder ve suç sabit görülürse cezayı keser.

5. Yalnızca bir kez şiddet uygulanması durumunda eziyet suçu oluşur mu?

Oluşmaz. Yukarıda yer verdiğimiz Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2025 tarihli kararında da açıkça belirtildiği üzere, eziyet suçunun en temel şartı eylemlerin “sürekli” ve “sistematik” olmasıdır. Bir anlık öfkeyle gerçekleşen tek bir darbe eylemi, mağdurda acı yaratsa da eziyet suçunu değil, duruma göre kasten yaralama suçunu oluşturur.

6. Eziyet ve işkence suçları arasındaki temel fark nedir?

Her iki suç da insan onuruna aykırı, sistematik acı vermeyi içerir. Ancak temel fark failin sıfatıdır. İşkence suçu (TCK 94), ancak bir kamu görevlisi (örneğin polis, gardiyan, jandarma) tarafından, görevini ifa ederken işlenebilen özgü bir suçtur. Eziyet suçu (TCK 96) ise herkes tarafından (eş, patron, komşu, akraba) işlenebilen genel bir suç tipidir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp Ön Bilgi