Ticari hayatın giderek karmaşıklaşması, şirketler arası ilişkilerin çeşitlenmesi ve ekonomik faaliyetlerin hız kazanması, hukuki uyuşmazlıkların da daha spesifik bir hal almasına neden olmuştur. Hukuk sistemimizde, ticari nitelik taşıyan bu uyuşmazlıkların hızlı, etkin ve uzmanlık çerçevesinde çözülebilmesi amacıyla özel mahkemeler ihdas edilmiştir. Bu bağlamda karşımıza çıkan en önemli yargı mercii, asliye ticaret mahkemeleridir.
Peki, hukuki işlemleri ve ticari faaliyetleri doğrudan etkileyen asliye ticaret mahkemesi nedir ve asliye ticaret mahkemesi görevleri neleri kapsar? Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hangi şartların oluşması gerekir?
Bu kapsamlı rehberde, Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ışığında asliye ticaret mahkemelerinin yapısını, görev alanını, baktığı dava türlerini ve yargılama süreçlerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Ayrıca, karmaşık ticari ihtilaflarda hak kaybı yaşamamak adına uzman bir ticaret mahkemesi avukatı -ticaret avukatı ile çalışmanın hayati önemine değineceğiz.
Asliye Ticaret Mahkemesi Nedir?
Asliye ticaret mahkemesi, Türk yargı sisteminde ilk derece hukuk mahkemeleri arasında yer alan, kural olarak ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olan özel görevli bir mahkemedir. Asliye ticaret mahkemeleri, genel görevli olan asliye hukuk mahkemelerinin ticari uyuşmazlıklar alanında özelleşmiş halidir.
Ticari hayatın dinamikleri, kendine has kuralları, ticari defterlerin delil niteliği ve faiz oranları gibi hususlar, genel hukuk kurallarından farklılık gösterir. Bu farklılık, uyuşmazlıkların çözümünde özel bir uzmanlık gerektirir. İşte asliye ticaret mahkemeleri tam da bu uzmanlık ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuştur.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin Yapısı ve İşleyişi
Asliye ticaret mahkemeleri kural olarak tek hakimli olarak görev yapar. Ancak, kanun koyucu uyuşmazlığın büyüklüğü ve niteliğini göz önünde bulundurarak bazı davaların heyet halinde görülmesini şart koşmuştur. Örneğin; konusu belirli bir parasal sınırın üzerinde olan davalar, iflas davaları ve konkordato mühleti verilmesine ilişkin talepler heyet halinde karara bağlanır.
- Ticaret Mahkemesi Bulunmayan Yerler: Türkiye’nin her il veya ilçesinde müstakil bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayabilir. Asliye ticaret mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde, o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemeleri, ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakar.
Asliye Ticaret Mahkemesi Görevleri Nelerdir?
Asliye ticaret mahkemesi görevleri, temel olarak Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4. maddesi ve diğer özel kanunlarda belirtilen ticari davaların çözüme kavuşturulmasıdır. Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için o davanın kanunen ticari dava niteliği taşıması gerekir.
Ticari davalar, hukuki niteliklerine göre iki ana kategoriye ayrılır: Mutlak Ticari Davalar ve Nispi Ticari Davalar.
Mutlak Ticari Davalar
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına veya uyuşmazlığın bir ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, kanun gereği doğrudan doğruya ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Bu davalar her halükarda asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer.
Başlıca Mutlak Ticari Dava Konuları:
- Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) düzenlenen tüm hususlardan (şirketler, kıymetli evrak, deniz ticareti, sigorta vb.) doğan davalar.
- Türk Medeni Kanunu’nda yer alan rehin karşılığında ödünç verme işlerinden doğan davalar.
- Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan malvarlığının veya işletmenin devralınması, rekabet yasağı, yayın sözleşmesi, kredi mektubu ve kredi emri, komisyon sözleşmesi ve ticari temsilciler ile diğer ticari vekillere ilişkin davalar.
- Fikri mülkiyet hukukuna (patent, marka, telif vb.) dair mevzuattan doğan davalar.
- Banka ve finans kurumlarını ilgilendiren mevzuattan doğan davalar.
Nispi Ticari Davalar
Nispi ticari davalar, aslında özünde ticari bir nitelik taşımayan ancak her iki tarafın da “tacir” olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması şartlarının birlikte gerçekleşmesiyle ticari dava niteliği kazanan uyuşmazlıklardır.
Nispi Ticari Dava Şartları:
- Her İki Tarafın Tacir Olması: Davacı ve davalının Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sıfatını taşıması zorunludur.
- Ticari İşletmeyi İlgilendirmesi: Uyuşmazlık konusunun, her iki tarafın ticari işletmesinin faaliyet alanıyla ilgili olması gerekir.
(Önemli Not: Havale, vedia (saklama) ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalarda taraflardan yalnızca birinin ticari işletmesini ilgilendirmesi, davanın ticari dava sayılması için yeterlidir.)
Asliye Ticaret Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
Arama motorlarında ve hukuki platformlarda en çok aratılan sorulardan biri olan asliye ticaret mahkemesi hangi davalara bakar? sorusunun yanıtı oldukça geniştir. İş dünyasının kalbinin attığı bu mahkemelerin baktığı dava türlerini daha anlaşılır olması adına aşağıdaki tabloda ve alt başlıklarda kategorize ettik.
Ticari Davaların Sınıflandırılması
| Dava Kategorisi | Dava Konuları ve Örnekler |
| Şirketler Hukuku Davaları | Şirket kuruluşu, genel kurul kararlarının iptali, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, şirket feshini ve tasfiyesi istemi, ortaklıktan çıkarma/çıkma davaları. |
| Kıymetli Evrak Davaları | Çek, poliçe ve bonodan (senet) doğan alacak davaları, menfi tespit davaları, zayi (kayıp) nedeniyle kıymetli evrak iptali davaları. |
| Sigorta Hukuku Davaları | Kasko ve trafik sigortası rücu davaları, can ve mal sigortalarından doğan tazminat talepleri, ticari işletme sigorta ihtilafları. |
| İflas ve Konkordato | Doğrudan iflas talepleri, iflasın ertelenmesi (kaldırıldı), konkordato mühleti verilmesi ve konkordatonun tasdiki davaları, iflasın kaldırılması. |
| Ticari Sözleşmeler | Acente sözleşmeleri, komisyonculuk, taşıma hukuku (lojistik) davaları, ticari satım sözleşmesinden doğan ayıplı mal davaları. |
| Rekabet ve Fikri Haklar | Haksız rekabetin tespiti ve men’i, marka ve patent ihlallerinden doğan maddi/manevi tazminat davaları. |
Şirketler Hukukundan Doğan Davalar
Anonim, limited, komandit veya kollektif şirketlerin ticari hayatları boyunca karşılaştıkları iç ve dış hukuki sorunlar asliye ticaret mahkemelerinde çözülür. Özellikle anonim şirketlerde genel kurul kararlarının kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olması durumunda açılan Genel Kurul Kararının İptali Davası en sık rastlanan uyuşmazlıklardandır. Aynı şekilde, şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyelerine karşı açılan sorumluluk davaları da bu mahkemenin görevindedir.
Kıymetli Evrak Hukuku Kapsamındaki Davalar
Ticari ödemelerin temel araçları olan çek, bono ve poliçeden kaynaklanan tüm davalar mutlak ticari davadır. Çek bedelinin ödenmemesi, sahte imzalı senetler için açılan menfi tespit davaları asliye ticaret mahkemesinin görevine girer. Ayrıca, rüzgarda uçan, yanan veya çalınan bir çekin başkaları tarafından tahsil edilmesini önlemek amacıyla açılan Zayi Nedeniyle Çek İptali ve Ödeme Yasağı davaları ticari hayat için kritik öneme sahiptir.
İflas ve Konkordato Davaları
Ekonomik darboğaza giren şirketlerin yasal koruma kalkanı olan Konkordato sürecinin yönetimi, komiser atanması ve projenin tasdiki işlemleri doğrudan asliye ticaret mahkemesinin yetkisindedir. Borçlarını ödeyemeyen sermaye şirketleri için İflas Davası açılması, iflas kararının verilmesi ve tasfiye sürecinin başlatılması da ticaret mahkemesi heyeti tarafından karara bağlanır. Bu süreçler hem şirket sahipleri hem de alacaklılar için milyarlarca liralık hacme sahip olabileceğinden son derece hassastır.
Sigorta Hukuku Uyuşmazlıkları
Özellikle ticari araçların karıştığı trafik kazalarından doğan değer kaybı, hasar ve kazanç kaybı tazminatları ile sigorta şirketlerinin ödedikleri bedeli kusurlu tarafa rücu etmesi davaları asliye ticaret mahkemelerinin iş yükünün büyük bir kısmını oluşturur.
Asliye Ticaret Mahkemesinde Dava Şartı Arabuluculuk
Hukuk sistemimizde uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden, daha hızlı ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi amacıyla Arabuluculuk kurumu geliştirilmiştir. Özellikle ticari davalarda arabuluculuk, dava şartı haline getirilmiştir.
Hangi Davalarda Arabuluculuk Zorunludur?
Türk Ticaret Kanunu Madde 5/A gereğince; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur.
Eğer bir ticaret avukatı veya davacı asil, zorunlu arabuluculuk sürecini işletmeden doğrudan asliye ticaret mahkemesinde dava açarsa, mahkeme davanın esasına girmeden davayı “dava şartı yokluğundan usulden reddeder.” Bu durum, ciddi zaman ve masraf kaybına, hatta zamanaşımı sürelerinin dolmasına (hak kaybına) neden olabilir.
- Menfi tespit davaları, iptal davaları veya itirazın iptali davaları gibi doğrudan alacak talebi içeren çoğu ticari uyuşmazlık bu kapsamdadır.
- Tüketici işlemi sayılan haller ile doğrudan iflas talepli davalar ise dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır.
Asliye Ticaret Mahkemesi Dava Ne Kadar Sürer?
Asliye ticaret mahkemesi dava ne kadar sürer? sorusu, ticari alacaklarını tahsil etmek isteyen veya haksız bir iddiayla karşılaşan şirket yöneticilerinin en çok merak ettiği konuların başında gelir. Ticari davalar, doğası gereği kapsamlı inceleme gerektiren karmaşık davalardır.
Davanın Süresini Etkileyen Faktörler
Bir ticari davanın sonuçlanma süresi şu faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir:
- Davanın Konusu ve Karmaşıklığı: Basit bir senet alacağı davası ile uluslararası bir lojistik firmasından kaynaklanan rücu davasının süresi aynı olmaz.
- Delillerin Toplanması: Banka kayıtları, gümrük belgeleri, şirket defterleri ve ticaret sicil kayıtlarının ilgili kurumlardan celbi zaman alır.
- Bilirkişi İncelemeleri: Asliye ticaret mahkemelerindeki davaların %90’ında dosya uzman bilirkişilere gönderilir. Bilirkişi raporlarının hazırlanması, raporlara itiraz edilmesi ve ek rapor alınması süreci en çok uzatan kısımdır.
- Tebligat Süreçleri: Davalı şirketlerin adres değiştirmesi, yurt dışı tebligat zorunlulukları süreyi uzatır.
Ortalama Dava Süreleri
Adalet Bakanlığı’nın Hedef Süre uygulamasına göre asliye ticaret mahkemelerindeki davaların genellikle 300 ila 450 gün arasında (yaklaşık 1 – 1,5 yıl) bitirilmesi hedeflenmektedir. Ancak uygulamada, itirazlar, bilirkişi incelemeleri ve yoğun iş yükü nedeniyle ilk derece mahkemesindeki (yerel mahkeme) sürecin 1,5 ila 3 yıl arasında sürdüğü görülmektedir. Bu sürenin ardından tarafların Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ve Yargıtay (Temyiz) yoluna başvurmaları halinde süreç daha da uzayacaktır.
Ticaret Mahkemesi Avukatı ile Çalışmanın Önemi
Ticaret hukuku, tacirin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü ilkesi gereği, hata kabul etmeyen, son derece katı kurallara sahip bir hukuk dalıdır. Bu noktada, uzman bir ticaret mahkemesi avukatı veya ticaret avukatı ile süreci yürütmek bir lüks değil, zorunluluktur.
Neden Bir Ticaret Avukatı Seçmelisiniz?
1. Usul Hukuku ve Hak Kayıplarının Önlenmesi
Ticari davalarda süreler çok kesindir. Cevap dilekçesinin zamanında verilmemesi, dava şartı arabuluculuk sürecinin atlanması veya ticari defterlerin usulüne uygun ibraz edilmemesi davayı esasa hiç girilmeden kaybetmenize neden olabilir. İyi bir ticaret avukatı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) usullerine tam hakimdir.
2. Ticari Defterlerin ve Belgelerin İncelenmesi
Ticari davalarda en önemli ispat aracı e-faturalar, cari hesap ekstreleri ve onaylı ticari defterlerdir (yevmiye defteri, envanter defteri, defteri kebir). Bu kayıtların lehe veya aleyhe delil niteliği taşıması tamamen HMK ve TTK hükümlerine göre belirlenir. Uzman bir avukat, mali kayıtları hukuki bir süzgeçten geçirerek mahkemeye sunar ve aleyhte düzenlenen bilirkişi raporlarına etkili teknik itirazlarda bulunur.
3. Proaktif Hukuki Danışmanlık
Ticaret avukatları sadece dava açıldığında değil, dava öncesinde de şirketleri korur. Sözleşmelerin hazırlanması, ihtarnamelerin çekilmesi ve uyuşmazlığın arabuluculuk aşamasında en kârlı şekilde çözümlenmesi için strateji belirlerler.
Asliye Ticaret Mahkemesi Nerede Açılır? (Yetkili Mahkeme)
Görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu belirlendikten sonra, davanın Türkiye’deki hangi il veya ilçede açılacağı sorunu gündeme gelir.
- Genel Yetkili Mahkeme: HMK Madde 6 uyarınca, genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
- Sözleşmenin İfa Yeri: Uyuşmazlık bir ticari sözleşmeden kaynaklanıyorsa, sözleşmenin ifa edileceği yerdeki ticaret mahkemesinde de dava açılabilir.
- Haksız Fiilden Doğan Yetki: Haksız rekabet gibi durumlarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir.
- Şubelerin İşlemleri: Bir şirketin şubesinin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılabilir.
(Not: Tacirler, yapacakları yazılı yetki sözleşmeleri veya sözleşmelere koyacakları “yetki şartı” ile aralarındaki ihtilafların örneğin sadece İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemeleri”nde görüleceğini kararlaştırabilirler.)
Asliye Ticaret Mahkemesi Sıkça Sorulan Sorular
1. Asliye ticaret mahkemesi harç ve masrafları ne kadardır?
Ticari davalarda harçlar, davanın konusuna göre (maktu veya nispi) değişir. Alacak davalarında talep edilen miktarın binde 68,31’i oranında nispi harç alınır ve bunun dörtte biri peşin ödenir. Ayrıca gider avansı (tebligat, bilirkişi ücreti vb.) yatırılması zorunludur.
2. Şahıslar arasındaki alacak verecek davalarına ticaret mahkemesi mi bakar?
Hayır. Taraflardan hiçbiri tacir değilse veya sadece biri tacir olup olay her ikisinin ticari işletmesini ilgilendirmiyorsa (mutlak ticari dava halleri hariç), bu tür adi alacak davalarına Asliye Hukuk Mahkemeleri bakar.
3. Tüketici kredilerinden doğan davalar asliye ticaret mahkemesinde mi görülür?
Hayır. Bankadan bireysel ihtiyaç, taşıt veya konut kredisi çeken bir kişinin banka ile yaşayacağı ihtilaflar Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girer. Ancak ticari kredi sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde çözülür.
4. Şirket iflas davasını nerede açmalıdır?
İflas davaları, borçlunun (şirketin) işlem merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılmak zorundadır. İflas davaları heyet halinde görülür.
5. Ticaret mahkemesi kararlarına itiraz süresi ne kadardır?
Asliye ticaret mahkemesinin verdiği gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren iki (2) hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde “İstinaf” yoluna başvurulabilir.
Sonuç
Türkiye’nin ekonomik damarlarını oluşturan şirketlerin ve ticari faaliyetlerin yasal güvencesi olan asliye ticaret mahkemeleri, hukuki bilgi birikiminin en üst düzeyde kullanıldığı yargı mercileridir. Asliye ticaret mahkemesi görevleri başlığı altında incelediğimiz şirket kuruluşlarından iflaslara, kıymetli evrak iptallerinden milyonlarca liralık tazminat davalarına kadar uzanan bu geniş yelpaze, amatör yaklaşımları affetmeyen bir alandır.
Asliye ticaret mahkemesi hangi davalara bakar ve süreç nasıl işler gibi soruların yanıtlarını bilmek önemli olsa da, ticari hayatın risklerini minimize etmenin en kesin yolu önleyici hukuk hizmeti almaktır. Karşılaştığınız ticari ihtilafların hızlı, güvenli ve lehinize sonuçlanması için, usul ve esasa tam anlamıyla hakim bir ticaret mahkemesi avukatı ile çalışmanız; işletmenizin maddi bütünlüğünü ve ticari itibarınızı korumanın en akılcı yoludur.
